Şehrin Ötesinde

Arthur Conan Doyle
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
125
Basım Tarihi:
2014
Yayınevi:
Kyrhos Yayınları
Orijinal Adı:
Beyond the City
ISBN:
9786051213217
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2023 194. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 21:08
Merhaba arkadaşlar, cümleten iyi akşamlar, iyi bir hafta sonu dilerim. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi polisiye yazarlarından birini bu kitap sonrası -kendimce- mükemmel bir final ile geride bırakacağımız haberiyle üzgün bir başlangıç yapıyoruz. Şöyle ki bütün hikayelerinin toplandığı bir seri karşımıza çıkıyor şimdi ve bu eserden önce hazır baskısı elimde bir kitapla başlamayı düşündüm. Şehrin Ötesinde kitabı bu şekilde başlamış oldu. Beyond the City adıyla 1892 yılında yayımlanan kısa bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle onun kitapları bizlerin karşısına aynı hikayelerin birleştiği ve farklı isimlerle satıldığı şekliyle çıkar ama farklı bir yapı görünce bunu es geçmedim. Bunun yanında böyle bir baskı elime geçerse diğer büyük eseri tamamladığımda tekrar bir okuma yapabilirim. Bunun dışında artık Sir Arthur Conan Doyle okumayı Sherlock Holmes Antolojisi ile sonlandıracağız. Açık söylemek gerekirse yazarın adı olmasa kendisinin yazdığı bir yazı olduğuna dahi inanmazdım, okurken de inanmadım zaten. Diğer yandan kitabı hazırlayanlar genellikle bu eserler için ben de emek verdim dercesine bir önsöz hazırlamayı ihmal etmezler ama kitap olduğu gibi başlıyor hiçbir giriş yapılan kısım yok. Gerçi son dönemde birkaç haber okumuştum aklımda kaldığı kadarıyla bu yazarların yanında çevirmenlerin de emeklerinin karşılığını alamadığı ve para bile denilmeyecek bir ücret karşılığında bu işlerle uğraştırıldıkları yönünde. O yüzden böyle bir durum da olduysa hazırlayan kişinin içinden bir önsöz bile yazmak gelmemiş olabilir diyerek es geçiyorum ama vermek istediğim mesajı da içten içe verdiğimi düşünüyorum. Diğer yandan yazarın adı yazmasa neredeyse inanmayacağım bir hikaye ile karşılaştım ama bundan memnun olduğumu da asla inkar etmeyeceğim. Neden? İngiliz yazarların adeta
Şehrin ÖtesindeArthur Conan Doyle · Kyrhos Yayınları · 201429 okunma
Bu sefer olmadı be Arthur Reis :(
6/10
·125 syf.··
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2020 16:29
Kitabı aslında ikiye ayırmak gerekiyor 11.Bölüme kadar ilk kısım 11den sonra ikinci kısım olarak. ilk kısımda konunun ilgimi çeken kısmı işleniyor. Kadın hakları ve tabulaştırılmış kurallara uymak zorunda olmaması. Kitabın ana temeli bu kitabın arkasını okursanız. Lakin gelin görün ki ilk başlarda bu yazılı olmayan kuralların ev hanımlığının önüne geçse de çok sevdiğim yazar bir süre sonra yine Toplumun yaptığı gibi bu kuralların mantıklı bir açıklaması varmış gibi bir yükleme yapıyor. Yani aslında ben kitabı bu kurallara karşı olmasını beklerken Conan doyle'de içten içe bu kuralları biraz desteklemiş oldu ve kitap biraz kendiyle çelişiyor. Hani o iki kızın yaptıkları zaten yanlış bunu kadın olsun olamasın yapmamalı ama kitap bunu bu şekil yansıtmıyor. Ve güçlü duruşlu ablamız olan Westmacott suç atılınca kitap vermek istediği mesajla ters düşüyor. İkinci kısım daha iyiydi. Sherlock'ların yazarı olunca ister istemez işin içine biraz aksiyon ve maceralı olay koymuş ve bı tık daha iyiydi. ama tabi ne sherlcok ne challanger hikayelerinin yanından geçmez. ufak bir olay ve ailenin nasıl bir arada durması gerektiğini yansıtmıştı. yani ilk kısım 6 ikinci kısım 7 lık hikayeler sunuyor. lakin kitab ana düşüncesi olan ilk kısımla ters düşünce 6 verdim. zamanınız varsa çıtır çerez hemen biter zaten. lakin fiyatı pahalı olabilir basımı az olduğu için. bu kitap için çift hanelere çıkmaya değmez, çok sonra elinizde kitap biterse okursunuz :) bundan önce okumanız gereken daha iyi tonla eserler var :)
Edebiyat
Şehrin ÖtesindeArthur Conan Doyle · Kyrhos Yayınları · 201429 okunma
Şehrin Ötesinde
4/10
·125 syf.··
2025 2. kitabı
Açıkçası Sherlock ile tanıdığım adamın böyle bir esere imza atacağını düşünmezdim. Dönemsel ve kendi ilgi alanının olmadığı bir kitap olduğu fazlasıyla belli. Kitabın başlarında her ne kadar feminizm üzerine gidip gelen bir kitap olacağını düşünsem de, çok geçmeden yanılgıda olduğumu anladım. Anlık gelişen aşklar, anlık gelişen tartışmalar, bir anda kitabın gittiği yoldan bambaşka bir yere sapması ve beraberinde gelen hızlı başlayıp hızlı biten olaylar. Bilmiyorum, belki de kendimi dönemimizin bakış açısından çıkamamışımdır ama pek benlik olamadı maalesef bu kitap.
Duygu ve Düşünce
Şehrin ÖtesindeArthur Conan Doyle · Kyrhos Yayınları · 201429 okunma
3/10
·125 syf.··
2014 431. kitabı
Viktorya döneminde geçen ve muhafazakar bir mahalleye yeni taşınan liberal bir ailenin anlatıldığı bu kitap arka fonda kadın haklarına ve o dönemdeki insanların kadınlarla ilgili düşüncelerine odaklanırken aynı zamanda yaşanan romantik bir aşkı anlatmakta. Şehrin Ötesinde, Arthur Conan Doyle'dan hiç beklenmeyecek klasiğe yakın bir türde, tarzının dışında yazılmış, kalıcılığı olmayan bir kitap. Kasabanın yeni ailesi dönemin muhafazakar ailelerinden farklı bir yaşam sürmekte ve kadın karakter o zamanlar belli kalıplara sığdırılmış kadın rolünün dışına çıkarak tabuları yıkmaktadır. Yazıldığı dönem için etkileyici olabilecek ama şu an için fazlasıyla basit ve yüzeysel kaçan bir hikayenin anlatıldığı Şehrin Ötesinde çerez niyetine okunabilecek, ancak fazla bir beklenti içinde bulunulmaması gereken kitaplardan.
Şehrin ÖtesindeArthur Conan Doyle · Kyrhos Yayınları · 201429 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Arthur Conan DoyleYazar · 256 kitap
Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 - 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır. Arthur Conan Doyle 22 Mayıs 1859'da, Edinburgh, İskoçya'da doğmuştur. Babası bir İngiliz olan Charles Altamont Doyle, annesi ise İrlandalı Mary Foley'di. Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir. Kaynaklardan biri, Arthur ve ablası Annette'in bileşik soyadlarını büyük amcaları olan usta gazeteci Michael Conan'dan aldığını yazmaktadır. Aynı kaynak 1885 yılında, evinin dışarısındaki pirinç levhada ve doktora tezindeki imzada adının "A. Conan Doyle" olarak geçtiğini belirtmektedir. Fakat 1901 Nüfus Kaydı gibi diğer kaynaklar Conan Doyle'un soyadının "Doyle" olduğunu, ve ancak yıllar sonra "Conan Doyle" olarak kullandığını yazmaktadır. Conan Doyle'un babası da kardeşleri (içlerinden bir tanesi illüstratör Richard Doyle'du) ve babası gibi bir ressamdı. Conan Doyle, dokuz yaşındayken St Mary's Hall Katolik Cizvit Stonyhurst hazırlık okuluna gönderildi. Daha sonra Stonyhurst Koleji'nde öğrenimine devam etti, fakat Hıristiyanlığı reddederek 1875 yılında bir agnostik olacaktı. 1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı. 1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu. 1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu. 1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı. "Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti. Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi. Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki baş karakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı. İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu ölüm cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu. Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkum edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, halbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti. Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır. İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten içeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı. 1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda ölümünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı ölümden sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu. Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti. Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti. Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin ölümünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini baş parmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı. Amerikalı bir bilim tarihçisi olan Richard Milner, Conan Doyle'un 1912'de ortalığı kasıp kavuran Piltdown Adamı aldatmacasını başlatan kişi olabileceğini iddia etti. Bu sahte hominid fosili bilim dünyasını 40 yıl boyunca kandırmıştı. Milner, Conan Doyle'un en sevdiği medyumlardan birinin adının lekelenmesinden ötürü intikam arayışında olduğunu ve yazarın bu aldatmacadaki rolünün "Kayıp Dünya" eserinde fark edilebileceğini söylemekteydi. Samuel Rosenberg, 1974 tarihli kitabı "Naked is the Best Disguise (Çıplaklık En İyi Kamuflajdır)"da Conan Doyle'un yazıları sayesinde akıl sağlığının bastırılmış ve gizli yönlerine nasıl açık ipuçları bıraktığını yazmaktadır. 7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü, ve New Forest, Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK) BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK) ARTHUR CONAN DOYLE ŞÖVALYE VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI Londra'nın güneyinde Hindhead'de Conan Doyle'un inşa ettiği ev Undershaw'da hayat en az bir on yıl kadar daha devam etti; arkasından 1924'ten 2004'e kadar otel ve restoran olarak işletildi. Daha sonra bir müteahhit tarafından satın alındı; çevreciler ve Conan Doyle hayranları buranın korunması için savaşmaktadır. Ev şu an boş. Doğu Sussex'te, Crowborough'daki Crowborough Cross'ta Sir Arthur Conan Doyle'un onuruna bir heykel dikildi. Sir Arthur burada 23 sene yaşamıştı. Edinburgh, İskoçya'da, Conan Doyle'un doğduğu eve yakın Picardy Sarayı'nda Sherlock Holmes'un da bir heykeli bulunmaktadır.