“Hayatını değiştirebilecek kadar güçlü insanların karşısına çıktığında onlara buna değeceğini göstermen gerekir.”
Merhaba kitap kurtları! Nasıl gidiyor okumalar?
Ben bugün, çoğunuzun Vampir Akademisi ve Kanbağı serilerinden tanıdığı çoksatar yazar Richelle Mead’in Çin kültüründen doğan fantastik bir romanıyla karşınızdayım: Sessizler.
Fei’nin kendi küçük dünyalarına hapsolmuş olan ataları, heyelanlar yüzünden geçiş yolları kapanınca, verimsiz topraklarında hiçbir bitkinin yetişmediği bir köyde yüzyıllardır tutsak kalmışlardı. Böylece, köylüler ile dağ eteğindeki kasaba arasında bir anlaşma yapıldı. İnsanların büyük bölümü her gün köydeki madenlerde çalışacak, değerli madenler çıkaracak ve gönderdikleri karşılığında uzaktaki gizemli bir krallıktan yiyecek getiren bir taşıma hattının insafına kalacaklardı. Üstelik Fei kendini bildi bileli, yaşadığı köyde kimse duyamıyordu. Köylüler yavaş yavaş görme yetilerini de kaybetmeye başlayınca, kasabadan gelen yiyecek miktarı azaldı. Fei ve çocukluk aşkı, yakışıklı madenci Li Wei, karanlıktan ve açlıktan kurtulmanın bir yolunu bulmak için kimsenin terk edemediği köylerinden çıkmayı başardıklarında ise hayatları sonsuza dek değişecekti…
Sessizler kitabını amazon.tr de tesadüfen gördüğümde, çok uygun fiyatlı oluşuna ve kapağına bayılarak aldım. Ayrıca efsaneler ve Uzak Doğu kültürüne olan ilgimi de bilen bilir. Kitap başlarda beni içine çekemese de daha sonra giderek sevdim. Güçlü bir kadın karakter olan Fei’nin bir çok insanın cesaret edemeyeceği şeyleri başarması takdire şâyandı. Fantastik bir roman olsa da son sayfalara kadar fantastik ögelere yer verilmiyor, bunun yanında haksız düzenle savaş ve dram bolca yer alıyor. Keşke biraz daha uzun olsaydı da Fei ile Li Wei arasındaki ilişkiyi daha çok okuyabilseydik. Yine de