Kanbağı Bloodlines (Kanbağı) Serisi 1

8,3/10  (16 Oy) · 
71 okunma  · 
9 beğeni  · 
841 gösterim
Sydney'in en son isteyeceği şey, vampirlerle arkadaşlık etmekle suçlanmak. Ve şimdi bir vampirle aynı odada!

"Sydney'e yeniden dövme yap," dedi Stanton kararlı bir sesle. "Zoe konusunda kararımız belli değil, ona şimdiden dövme yapmayalım."

Gözlerim kardeşimin lekesiz ve solgun yanaklarına kaydı. Evet.

Orada bir zambak olmadıkça özgürdü. Dövme teninize bir kez işlendi mi, dönüşü yoktu. Artık Simyacılara aitsiniz demekti

Benzersiz ve baş döndürücü... Okurlar uzun süre bu serinin etkisinden kurtulamayacak."
-Voya-

"Büyüleyici..."
-Booklist-

"Kesinlikle müthiş..."
-SLJ-

"Alacakaranlık'ın tahtının şüphesiz varisi."
-The Daily Beast-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2011
  • Sayfa Sayısı:
    450
  • ISBN:
    9786054560226
  • Orijinal Adı:
    Bloodlines
  • Çeviri:
    Yeliz Üslü
  • Yayınevi:
    Artemis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şule ALTAN 
15 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kanbağı serisi Vampir Akademisi'nden daha güzel olacağa benziyor.Hareketli bir kitaptı.Adrian VA'da benim favori karakterimdi , özlemişim.
Kapağı çok kotü kesinlikle ve benim aldığım baskı kalitesizdi! 22 TL'ye böyle kalitesizlik.
Önceki seriyi okumadan buna geçmeyen çünkü devamı niteliğinde.Yalnızca olaylar farklı yöne kayıyor ve anlatıcı değişiyor.
Sydney , başlarda biraz saf geldi.Çocuk gibiydi.Sonradan düzeldi.
İkinci kitabı hemen alacağım.

Müge Buket Akar 
06 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Diğer seriyi okurken "Adrian, Rose seni haketmiyor! bak şu da fena değil, bak öteki de hoşmuş..." gibi fikirlerim vardı. Tabii bu seriye başlayana kadar. Sydney ve Adrian'ın bir birine cuk oturan bütün özelliklerine hayran kalacaksınız.
Kanbağı serisi, Vampir Akademisi'nden her zaman bir tık önde olacak benim için :))

Meryem Özalp 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

hmm .. bir kaç gün önce vampir akademisi serisini bitrmiştim .. o sıra yan seriden haberim yoktu tabii.. dayanamadan bu seriye de başlıyayım dedim. iyi ki de başlamışım.. vampir akdemisnn ilk 3 kitabı çok zorlamıştı ama bu serinn ilk kitabı bile çok güzeldi.. İlk seriden aldı beni diğer kitaplar için sabırsızlanıyrm :)
aah gelelim kitaba.. Adriaann caggnnııım :) bu kitabın esas oğlu imiş ve yazar çok iyi düşünmüş gerçektn yazılması gerekn bir karakter.. Sydney esas kız Rose gibi olmasa da o da güçlü bi karakter ve çok zeki. onun sayesnde aydınlandı her şey.. Adrian ile yakınlaşmasını istemese de sanrm ona doğru çeklyr yasak bir aşk daha kim sevmez ki :) bu seri de Lissa'nın kardeşi Jill'i korumakla yükümlüler onun başına birşey gelmesin diye.. Kendi kardeşi Zoe'yi korumak içn.. vampirleri sewmedği halde kendini bu görevde buluyor Sydney.. baştaki zorluklar sonlara doğru kalmıyor çünkü onlara alışıyr ama bu da kötü birşey çünkü o bir Simyacı.. neyse kitap baya iyiydi.. dier yorumlarda da okudum sanırm bu seri daha iyimiş ama ilkgözagrım olunca Dimitri diyorum başşka bişi demorum :) okuyun, okutun ;)

Sinem 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yazar özellikle de Son Fedakarlık kitabında Sydney karakterini hepimize sevdirmiş ve zekasına hayran olmamızı sağlamıştı ve Adrian'ın kızı hatırlamasıyla da bize aşk sinyallerini çakmıştı ama birdenbire bu kadar çok gelişme göstermelerini beklemiyordum. İlk kitap olduğu için giriş niteliğinde olduğundan eksikleikleri göz ardı ediyorum lakin kitabın sonu tüm o sayfalardan çok daha iyi çok daha ustacaydı. Kısacası bu kadın son yazmayı biliyor!

ümran karaca 
17 Oca 17:18 · Kitabı okudu · 9/10 puan

http://expectokitabum.blogspot.com.tr/...helle-mead.html#more
İşte benim tutkunu olduğum seri. Nedense ilk seriye nazaran bu seriyi daha çok beğendim. Bence nedeni Adrian. İlk kitapta ruh kullanıcılarından biri olan ve Rose'a olan aşkından pek de karşılık alamayan Adrian bu seride yine imkansız bir aşka tutularak bir simyacıya aşık oluyor. Simyacılar her ne kadar vampirlere yardım etse de onlardan hem korkuyor hem de pek hazzetmiyorlar. Bizim ana karakterimiz Simyacı Sydney de öyle düşünüyordu ama sonra ilk seride Rose ve Adrian'la karşılaştı. Kendisinin başrol olduğu Kanbağı serisinde ise Adrian'la birçok maceraya atıldı. Ona aşık oldu. Kendi güçlerini keşfetti ve güçlü bir cadı oldu. Başta bunların hepsinden korkuyor ve tiksiniyordu. Ancak olaylar onu öyle bir noktaya getirdi ki aslında bunların onun bir parçası olduğunu anladı. Simyacı iken alanında çok başarılıydı, kurallara uyuyor ve ondan istenilenleri yapıyordu. Ancak bulunduğu sistemin o kadar güvenli olmadığını fark ettiğinde onun için çok geçti. Yakalandı ve inanılmaz işkencelerden geçti. Tıpkı G. Orwell'ın 1984'ündeki gibi birçok beyin yıkama işlemlerine katlanmak zorunda kaldı. Ancak ne o Adrian'dan ne de Adrian ondan vazgeçti. Gerçekten duraksız okuyabileceğiniz inanılmaz bir seriydi. Kitaptaki öğretmenler, cadılar başlı başına bir olaydı. özellikle Adrian ile gittiği büyük bir cadı vardı. O sahnelerde gerçekten çok eğlendim. Sydney'in zekası ve Adrian'ın hayallerine olan düşkünlüğü resmen birbirini tamamlayan bir çiftti bu ikili.

Kitaptan 1 Alıntı

Meryem Özalp 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Tanrım Sage. Gözlerin. Gözlerini nasıl olmuş da fark etmemişim?"
"O rahatsız edici his yine içime yayılıyordu."Ne olmuş gözlerime?"
"Rengi."dedi. Işık vurduğunda... İnanılmaz. Erimiş altın gibi. Resmini yapabilirdim.." elini uzatınca geri çekildim..
"Güzeller. Çok güzel."

Kanbağı, Richelle Mead (Sayfa 441)Kanbağı, Richelle Mead (Sayfa 441)