Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
84
Basım Tarihi:
2021
Yayınevi:
Totem Yayınları
ISBN:
9789944330954
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·84 syf.·
2025 117. kitabı
Son Gün , sadece bir kadının değil, bütün suskun kadınların sesini duyuruyor. Her satırında terk edilmişliğin, direnişin ve aşka sahip çıkan bir kadının yankısı var. Furuğ, acıya bile estetik kazandırabilen bir kadın; şiirlerinde olduğu gibi öykülerinde de cesaretin, yalnızlığın ve aşkın izlerini taşıyor. Bu kitap, “yaşamak” denen şeyin aslında ne kadar ağır olduğunu hissettiriyor. Furuğ’un öykülerinde, bir kadının ayakta kalma çabasını, yürek burkan ama aynı zamanda umut veren bir tınıyla duyuyoruz. Sanki o da o cam kenarında oturmuş, kar tanelerini izlerken içinden şöyle fısıldıyor: “Ve sevmek, ölüm gibi ağırdır.” Bu kitap, Furuğ’un kaleminden dökülen son sözler kadar sarsıcı; ama bir o kadar da özgürleştiriciydi…
Son GünFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 2021116 okunma
7/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
Kitabı bitirdim. Kitap 1. basımını Eylül 2021 de yapmış. 5 Kasım - 31 Aralık 1957 tarihleri arasında " Firdevsi " dergisinde yayınlanan 9 öyküsünden oluşuyor kitap. Yazar, ressam ve şair olduğundan çok güzel betimlemeler yapmış. Konu olarak da aşk, mutluluk, hüzün, ölüm gibi bireysel konuları işlemiş. Dönemine göre "cesur" denebilecek öyküler yazmış. Modern insanın buhranlarını, aşklarını, mutsuzluğunu merkeze almış. Erken öleceği içine mi doğmuş bilinmez *ölüm* kavramina çok değinmiş. 33 yaş gibi erken denebilecek bir yaşta geçirdiği kaza sonucu ölen yazarın, ilk öyküleri olduğundan *ergence* diye de nitelenebilir kimilerince. Bir şairin, ressamın öyküleri olması, işlediği konuların evrenselliği, akıcı, şiirsel bir dil kullanması, doğa betimlemeleri gibi özelliklerinden dolayı zevkle okunabilir. Şiirlerini okuyan herkesin okuyabileceği tatta öyküler... Kitaptan alıntılar... ️Bu gözleri sonsuza kadar belleğine çizmek istiyordu. Belirsiz bir soruyla dolup taşan gözleri, sürekli onu bekleyiş ve kaygıyla bakan gözleri... ️Dışarıda rüzgâr esiyor, çam ağacına ve camlara vuruyordu. Hava çok soğuktu. Erkek "Tanrının da gözyaşları donmuş!" dedi. ️Seni ağlatan ne? O sanki sonu olmayan bakışlarıyla erkeğin gözlerine baktı ve basitçe yanıtladı. *"Mutluluk! İlk kez yaşamakta olduğumu hissettiğim için!"* ️ *Yeryüzünde güneş apaydın ışıyor, ancak bizim ruhumuz karanlıkta yaşıyor... Biz ruhumuzun gölgeliğiyiz.* ️ *Evet biliyorum, bazı şeyler birden geliverir... İnsan düşünemez bile!* ️Aşk ihtiyaçtan başka bir şey değildir. Sadece üzerine parıltılı elbiseler geçirmişler. İki gövdenin, iki ruhun yalnızlıklarını giderme ihtiyacı... ️ *Gidenleri gitmiş say. Geçmiş bir mezar gibidir. Bir çalı kuruyunca gözyaşlarıyla onu tekrar yaşama kavuşturmak mümkün değil.* ️Kimse
Son GünFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 2021116 okunma
Keşke ağlayabilsem...
Puan vermedi·84 syf.··
2026 49. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 09:46
Keşke ağlayabilsem ama sanki kalbimi sıkıştıran bu üzüncün soğuğunda donmuşum. Furuğ Ferruhzad ... İnsan adını okurken bile hüznün büyüsüne kapılıyor. Bir kadın olarak, daha doğrusu duruş sahibi bir kadın olarak herkesin okuması, bilmesi ve hakikaten tanışması gereken bir isim bence Furuğ. Ben kendisiyle çok geç tanıştım, yaklaşık 10 yıl oldu ve bu bile yetersiz geliyor. Sadece şair kimliğine sahip değildi o; öyküler yazmış, tiyatro oyunculuğu yapmış ve sinema sektörünün hemen hemen her alanında, kamera önünde ve arkasında bulunmuştur. İşte bu yetenekli kadının öykü kitabı Son Gün... Kitabın ismi bile son derece hüzne açık olduğu için öykülerinin o acısını hissedebilirsiniz. Hepsi birbirinden farklı bir hüzün noktasına değen bu öykülerin içinden beni en çok etkileyeni İbrahim Golestan'ın 1 yılda yazdığı "Ağaçlar" öyküsü oldu. Öykü, Furuğ'un defalarca "O, öyküyü benim için yazdı." diye övündüğü öyküydü ve "Çamın kökleri mutlaka yara almıştır, bu çam artık o çam değil, gider bu çam." cümlesiyle bitiyor. Haziran 1967 yılında okuyucuyla buluşan bu öykünün yazılma sebebi olan Furuğ, Şubat 1967'de vefat etmiştir. Bu öykü verdiğim detaylardan da derin aslında, o da okurken sizlere kalsın. Ben uzunca bir süre bu cümleyle yaşayacağım sanırım. Bu kadar ince bir kitabın kağıt kesiği gibi canımı acıması da Furuğ'un şanındandır.
Son GünFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 2021116 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2025 16. kitabı
"Yollarımız burada ayrılıyor ve ben onu seviyorum..." Füruğ Ferruhzad'ı öyle çok seviyorum ki anlatamam. Bazen aşka, kayıplara, ölüme bakışlarımız birmiş gibi geliyor. Duyguların kutsallığını takdir edebilen bir gözdü, ruhu şad olsun. İyi ki yazmış da bugün bu dokuz öykü ve şiirleri sayesinde, dünyanın rastgele bir yerinde onunla aynı kalbi taşıyan birileri yalnız hissetmiyor.
Son GünFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 2021116 okunma
Son gün
7/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 00:00
Füruğ Ferruhzad, (d. 5 Ocak 1935 - ö. 13 Şubat 1967), İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam. İran'ın 20. yy'da yetiştirdiği en önemli kadın şairlerindendir. hiç kuşku yok ki büyük bir cesaret, irade, çalışkanlık, coşku ve yılmaz bir araştırıcı ruhla sadece şiirle içli dışlı olmamış, o aynı zamanda öyküler yazmış, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema dünyasında da teknik eleman, oyuncu, yönetmen ve senarist olarak emek vermiş ve ciddi eserler yaratmıştır Furuğ’un öykülerinde terk edilmiş bir kadının sesi var. Aşk var. Cesur bir kadının aşkı sahiplenişi var.Belki şiirleri kadar başarılı öyküler değildir bunlar. Daha çok geçinebilmek için yazılmış öyküler ve ayakta durmak için direnen bir kadının duruşunu, dokunuşunu görürüz. Yer yer şiirsel bir akışla da karşılaşmak mümkün. Furuğ’un bu kitapta yer alan öyküleri, bir kadının cesur sözcükleri olarak anlaşılmalıdır.“Sabahtan beri burada, cam kenarında oturuyorum. Dışarıda kar yağıyor ve ben kışın buz gibi soğuğunu kalbimde hissediyorum. Kargalar beyaz ve parıldayan kar taneleri arasında sessiz çığlıkları ile uçuşuyorlar. Şimdi artık gündüz gün batımına doğru eğilmekte ve yalnız mezarlar karanlığın gelişini beklerken gökyüzüne bakıyorlar. Bilmiyorum nedense sebepsiz bir şekilde Tevrat’tan bir cümleyi anımsadım: “Ve sevgi ölüm gibi ağırdır!”
Hikaye-Öykü
Son GünFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 2021116 okunma

Yazar Hakkında

Furuğ FerruhzadYazar · 25 kitap
Füruğ Ferruhzad, (Farsça: فروغ فرخزاد, Forough Farrokhzad) (d. 5 Ocak 1935 - ö. 13 Şubat 1967), İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam. İran'ın 20. yy'da yetiştirdiği en önemli kadın şairlerindendir. Babası Albay Muhammed Ferruhzad ve annesi Turan Veziri Tebar'ın yedi çocuğundan üçüncüsüydü. Mahalle mektebinde 9. sınıfa kadar devam ettikten sonra kız sanat okuluna gitti. Burada resim, dikiş-nakış ve el sanatları öğrendi. Hicivci şair Füruğ, 16 ya da 17 yaşlarına geldiğinde Perviz Şapur ile evlendi. Eğitimine kocasının yanında Ahvaz'da devam etti. Bir yıl sonra tek çocuğu olan Kāmyār'ı dünyaya getirdi. Evliliğinden iki yıl sonra 1954 yılında Füruğ, eşinden ayrıldı. Mahkeme Kāmyār'ın velayetini babasına verdi. Füruğ, Tahran'a geri dönüp şiir yazmaya devam etti ve Esir adını verdiği ilk kitabını yayınladı. 1958 yılında İbrahim Gülistan'la tanışır ve dokuz ayını Avrupa'da geçirir. Şair bu dönemde yaşamının esin kaynağı olan şiirlerine devam eder ve hızla iki kitabını daha piyasaya sürer. Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır. İranlı cüzzam hastalarını ve onların sorunları ile ilgili olarak Tebriz'de film yapar. 1962 yılında filmi Kara Ev adını verdiği filmiyle dünyanın çeşitli yerlerinde ödüller kazanır. Film çekimi sırasında cüzzamlılar evinde tanıştığı Hüseyin Mansur isimli çocuğu evlat edinir. 1963 yılında Füruğ, Yeniden Doğuş adlı eserini yayınlar. Artık şiirde olgunlaşma dönemidir ve sanatsal düzeyi yüksektir. Bu kitabıyla şair, İran şiirinde derin ve etkileyici değişikliklere yol açmıştır. 13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30'da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla 32 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Modern İran şiirine önemli katkılar sağlayan şairin ölümünden sonra çalışmaları Soğuk Mevsim adı altında bir kitapta toplandı. Michael Hillman, Yalnız Kadın adıyla onun hayatını ve şiirlerini 1987 yılında yayınladı. Şairin şiirleri ve yaşamı hakkında daha pek çok makale ve kitap yayınlandı, hayatı filme çekildi. Füruğ Ferruhzad şiirlerinde derin bir yalnızlık duygusu dikkat çeker. Bunun yanında, şiirlerinde kadınların sorunlarını da ele almakta, İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirmektedir. Bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açmıştır. İran'da kadınların yaşamlarının daha iyi hak ve koşullara kavuşmasını savunmaktaydı. Dönemindeki Şah'ın despotluğuna da karşı çıkmıştır. Şiirleri kimi zaman İran toplumunca erotikbulunmuştur. İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi'nin 1999 yapımı Rüzgar Bizi Sürükleyecek filminin adı, şairin bir dizesinden alıntıdır. Ödülleri - 1962 yılında yaptığı belgeselle İtalya Belgesel Filmler Festivali'nde birincilik. - 1963 yılında “Kara Ev” filmiyle, Almanya'daki Oberhausen Film Festivali'nde en iyi film ödülü.