·
Okunma
·
Beğeni
·
1026
Gösterim
Adı:
Spqr Antik Roma Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993897
Kitabın türü:
Çeviri:
İrem Sağlamer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus
Baskılar:
Spqr Antik Roma Tarihi
Spqr: A History of Ancient Rome
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

“Romulus ve Remus kuruluş efsanesinden İmparator Caracalla’nın özgür Roma yurttaşlarına… Surlar’ın binyıllık tarihi.”

Antik Roma, modern dünyanın sağladığı olanaklarla düşünüldüğünde bile görkemli bir kentti: İspanya’dan Suriye’ye uzanan bir imparatorluğun güç merkezi; bir milyondan fazla insanın yaşadığı, genişleyen bir imparatorluğun metropolü; “lüks ve pisliğin, özgürlük ve sömürünün, kente ait olmanın yarattığı gurur ile kanlı iç savaşın birbirinden ayrılmadığı” dayatmacı bir kent…

Öte yandan İtalya’nın ortasında sıradan bir köy olmanın ötesine geçmeyen bir bölge, üç kıtaya uzanan uçsuz bucaksız bir alana hükmeden; iktidar, yurttaşlık, savaş, imparatorluk, lüks ve güzellik gibi temel kavramlarımıza biçim veren bu denli baskın bir güce nasıl ve neden dönüşebilmişti? Bu değersiz köyün alamet-i farikası neydi ve nasıl olmuştu da bu alamet açığa çıkmıştı? Romalılar kendileri ve başarıları konusunda ne düşünüyordu? Ve bizim için neden hâlâ bu kadar önemliler?

Binyıllık tarihi kapsayan ve esaretten cesarete Roma kültürünün temellerini anlaşılır kılan; ayrıca demokrasiyi, göç olgusunu, dinî mücadeleleri, toplumsal hareketliliği ve sömürüyü, genişleyen imparatorluk bağlamında sorgulayan SPQR; Cicero, Jül Sezar, Kleopatra, Augustus ve Nero gibi Roma’yı Roma yapan karakterlerden kadınlara, kölelere, azat edilmişlere, suikastçılara ve hiçbir zaman kazanan tarafta olmayan geleneksel tarihin göz ardı ettiği Roma’ya kadar Surlar’ın tarihinin izini sürüyor.

“Bu kitabı, kadim zamanları bugüne taşıyan samimi detaylara hayat verdiği için göklere çıkarmalı.” - Economist -

“Mary Beard, şimdiden klasik eserler arasındaki yerini alan kitabı SPQR’da Roma tarihini, tutkuyla ama anlaşılmaz bir dil kullanmadan anlatıyor ve kısmen sefil bir Demir Çağı köyünün Akdeniz’in tartışılmaz hegemonu olma yolunda nasıl ilerlediğini gösteriyor.” - Wall Street Journal -

“Roma tarihi üzerine mükemmel mülahazalar yaptığı SPQR kitabında Mary Beard, kentin başarısının sırlarını daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde açık ve acımasız bir netlikle çözüyor.” - New York Times Book Review -

“Binyıllık tarihi bugüne getiren son derece bilgilendirici ve mutlaka okunması gereken bir eser.” - Dallas Morning News -

“Akıcı, heyecan verici, ruhu okşayan ama bir o kadar şüpheci.” - Sunday Times -

“Son derece merak uyandıran ve olağanüstü eğlenceli bilimsel bir okuma.”

- Observer -

“Çığır açıcı... canlı... devrimci... antik tarihe yepyeni ve bütüncül bir yaklaşım.”

- Spectator -

“SPQR, mükemmel bir içgüdüyle anlatılan acımasız bir başarı öyküsü.”

- Wall Street Journal -

“Dünyanın en önemli Antikite tarihçilerinden Mary Beard’ın Roma İmparatorluğu’nu panaromik bir şekilde ele alan bu ‘tumturaklı’ tarih çalışması, Roma’nın ‘yüzyıllar sonra bile insanların aklında’ kalmasının nedenini ortaya koyuyor.” - Atlantic -

“Tüyler ürperten bir yolculuk.” - Christian Science Monitor -

“Ciltlerce yazmayı teşvik eden böylesi bir konuda enerjinizi ayakta tutup, Roma’nın neden bu denli göz alıcı bir şekilde genişlediği sorusuna tutarlı yanıt veren bir çalışma hazırlamak, sizin iddianızın açık bir göstergesi zaten. Beard, tam bir kavrayış ve memnuniyetle zaferini ilan etmekle kalmıyor, mükemmel mizah anlayışı ve yakaladığı detaylarla Roma’nın canına can katıyor.” - Sunday Times -

“Usta işi bir eser… SPQR; büyük bir arınmaya giden yolu açan ve kadim zamanları bugüne taşıyan samimi detaylara hayat veren, sempatik ama asla bayağılaşmayan örnek bir eser.”- Economist -

“Beard, Roma’nın hikâyesini tutkuyla ama oldukça sade bir dil ve kusursuz bir kesinlikle aktarıyor…” -Wall Street Journal -

“Beard’ın kitabını bitirdiğimizde; arkaik, cumhuriyetçi ve İmparatorluk Roması’nı görmenin yanı sıra zamanla denetim altına aldığı Doğu ve Batı eyaletlerini de görürüz… Arkeoloji, nümizmatik ve filolojik zorluklar kadar taş ve papirüs üzerine yazılan bir dizi belge karşısında da metanetini koruyan Beard, ustaca bir rahatlıkla yoluna devam ediyor.” - New York Review of Books –

“Beard; kamu yararına çalışan çok az kişinin kalkışmaya cesaret edeceği, akademisyenlerin ise burun kıvırdığı bir işin altından tereyağından kıl çeker gibi kalkmış: Muğlak olması kaçınılmaz metinlerin ve olayların üzerine şaşırtıcı bir heyecanla gidiyor ve bu süreçte geçerli bilgeliği bozuyor. Roma üzerine yazdığı bu tumturaklı yeni tarihi SPQR da… istisnai bir durum değil. Beard, Antik Romalıların; iktidar, yurttaşlık, imparatorluk ve kimlik sorunlarıyla mücadele eden sonraki yüzyılların insanları için de cevher
barındırdığını gösteriyor.”- Atlantic -

“Usta işi yeni bir tarih… Beard; sır dolu, başka bir deyişle insanı bıktıran malzemeden ayağı yere basan bir rehber ortaya koyuyor. Kentin erken dönem tarihinin gerçeği ile efsaneyi ayıran Beard, Romalıların kendilerinin efsanevi başlangıçlarını nasıl kısa vadeli siyasi amaçlarla şekillendirdiklerini göstererek akademik tartışmaları renklendirmenin yanı sıra derinleştiriyor da… SPQR; onunla konuşan ama asla seviyeyi düşürmeyen, uzağı yakın ederek hem kapsamı genişleten hem de samimi detayları ortaya koyan ibretlik bir popüler tarih çalışması.

-Economist -

“Beard; SPQR’ın elli yıllık bir öğrenmenin ve çalışmanın ürünü olduğunu iddia etse de bu deneyimini kolayca aktarıyor. Bizi genelev ve barların dünyasından Roma halkının izlerini bulacağımız arka sokaklara götürürken öylesine eğleniyor ki.”

- New Republic -
624 syf.
·4 günde·7/10
Kitap genel olarak siyasi arenadan ve suikastlerden bahsediyor. Sanat ve mimari ile paravanlanmiş ve tüm Akdeniz kıyılarında hukum süren bir imparatorluk öte yandan insan hayatının değeri olmayan yoksulun hukuksal haklara sahip olmadığı bir tarih canlandırıyor kitap. Tecavüzler, çöpe atılan cocuklar, vahşi hayvanlara parcalatilan gladyatörler açlık yoksulluk, polis ve güvenlik birimlerinin olmayışı rivayet üzerinden birilerinin kolayca suçlanip öldürülmesi gibi sosyolojik veriler sunuyor kitap. Öncelikle ciddi bir hukuksuzluk sistemi varken Roma hukukuna nasıl gecildiginden bahsetmiyor. İkincisi Cicero' nün naklettiği bilgiler çerçevesinden dışari çikilmadigi için fazla bilgilenemedim. Bu yüzden bu kitap yerine kronolojik sıralamaya uygun akademik Roma tarihi kitaplarını okumanız daha iyi olacaktır.
624 syf.
·20 günde·8/10
Okuması hem çok zor hem de çok keyifli olan kitaplardan biriydi benim için. Daha önce Roma tarihine dair bir şey bilmeyen biri için oldukça zor bir kitap.
Mary Beard Cambridge Üniversitesi’nde profesör olan en tanınmış Antikite tarihçilerinden biridir. (Antik Çağ Tarihçisi de diyebiliriz.) Kitabını yazarken o kadar çok kaynaktan yararlanmış ki ileri okuma olarak biz okurlara da bu listeyi sunuyor.
Roma tarihi toplamda 500 600 sayfa kitaptan anlaşılacak bir şey değildir. Tarih,sosyoloji ve siyaset gibi sosyal bilimlerin belkide en çok gelişim gösterdiği dönem bu dönemdir.
Kitapta bence hatalı olan şey yanlış bölümlere ayrılmış olmasıydı. Örneğin bir konudan bahsetiyor daha sonra bu konuyu iki bölüm sonrası için işleyeceğiz diyor ama siz o bölüme geçene kadar olan kısacık bilgiyi karıştırabiliyorsunuz.
Ama genel anlamda bu tarz kitapları seven bir birey için doyurucu bir kitaptı diyebilirim.
Genel bilinen yanlışlara da ışık tutuyor. Örneğin William Shakespeare ‘in Jül Sezar oyununu eleştirip aslında öyle miydi diyor.

Kitaba ek olarak daha çok bu konuyla ilgili belgesel ya da dizilerle bir taban oluşturmak isteyenlere naçizane tavsiyem;
•Rome (HBO)
•Barbarians Rising (History)
Daha ileriki yıllar içinse özellikle Rönesans İtalya’sı nası bu hale geldi derseniz de;
• I Medici dizisi harika yapımlardır.
624 syf.
·40 günde·9/10
Kitap gerçekten doyurucu ancak bir o kadar da yorucu. Hem sayısız isim hem de yer yer ağır dili sebebiyle bitirmem biraz zaman aldı. Kitap beni şaşırttı çünkü kitaptan beklentim imparatorlarla ilgili bilgiler, askeri stratejiler ve devletin yayılma mantığını anlatmaktı. Ancak kitap bunlardan bambaşka şeyler içeriyor. Örneğin, toplum ve aile yapısı, fakir ve zenginin hayatları, imparatorların senatörlere davranışları ve tahtta kalmak için uyguladıkları politikalar, askerlerin iktidar üzerindeki etkisi ve imparator atamaları ve kültürler arası geçirgenlik. Bu zamana kadar Roma Imparatorluğu ile ilgili internette denk gelemediğim bilgiler edindim. Kitapta büyük emek var, tavsiye ederim :)
624 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Avrupa’dan Asya’nın çöllerine kadar uzanan bir imparatorluk ve 1000 yıllık birikimi. İnançları, hukuk kuralları ve eserleri bizleri selamlamaya devam ediyor..
624 syf.
·95 günde·Beğendi·8/10
Roma'yı gezdiğinizde logar kapaklarına bakın. Orada SPQR harfleri yazar. Bu harfler Roma Belediyesinin sembolüdür. 2500 yıldır değişmeyen bir semboldür bu. (Senatus Populusque Romanus; Roma Senatosu ve Halkı), Eski Roma'da cumhuriyet döneminin mutlak yasama yürütme organının simgesi.
İşte kitaptaki SPQR harfleri bu. Antik Roma Tarihi olmasına rağmen merkezine Cicero' nun eserleri alınmış bir eserdir, onun izinden gidilerek anlatılmıştır.
Çevirisini çok başarılı bulmamakla birlikte kitapta anlatılanlar daha ziyade o dönemin yaşantısını hedef aldığından bana ilginç geldi. Tarih okurken gündelik hayata dair bilgiler okumak keyifli oluyor, bu da bu kitapta fazlası ile var.
Son sözü yazara bırakıyorum:
"Romalıları kahramanlaştırırsak onlara, onları şeytanlaştırmış
kadar kötülük yapmış oluruz. Öte yandan onları ciddiye almazsak -ve onlarla yaptığımız uzun sohbetimizi bitirirsek- kendimize kötülük yapmış oluruz. Bu kitabın sadece bir Antik Roma Tarihi değil, onun Senatosu ve Halkıyla, yani SPQR ile sohbetin bir bölümü olmasını umuyorum.
·
624 syf.
·15 günde·8/10
Roma Senatosu ve Halkı yani SPQR. Kitapta Cicero’ya özel bir yer ayrıldığını belirterek başlamak istiyorum. Nihayetinde ona dair günümüze ulaşan birçok mektup ve ilginç bir hayat hikayesi var. Kitap Roma’nın kuruluş efsanelerine değinerek başlıyor Romulus ve Remus ile Aeneas’ın öyküsüyle. Kronolojik olarak krallık dönemi, MÖ 509’da başlayan Cumhuriyet dönemi ve imparatorluk dönemleriyle devam ediyor. Tabii ki ilk iki dönem çok daha yüzeysel işlenmiş. Kaynakların azlığıyla da ilgili olsa gerek. Augustus dönemi biraz daha ön planda olmakla beraber kitap MS 212 Caracalla dönemine değin geliyor. Kitap sadece askeri ve siyasi tarihten ibaret değil. Roma toplumundan, senatodan, eyaletlerdeki yaşamdan, Hristiyanlardan ve birçok konudan el verdiğince bahsediyor. Genel bir bilgi sahibi olabilmek için güzel bir kitap. Birçok enteresan bilgi var. Tabii ki ayrıntılı okuma için Titus Livius ya da Edward Gibbon okumak daha mantıklı.
624 syf.
·Beğendi·8/10
Butun ayrıntılarıyla okumak istediğin istediğim güzel bir eser. SPQR kitabı Roma ile ilgili ilk efsanelerden başlayıp krallık ,kralın kovuluşu , arkasından 500 yıllık konsüllük ,pompeius , Sezar ,Agustus ile devam eden imparatorluk dönemi kapsıyor. Yazarın anlatım tarzı oldukça yeterli eleştirel tavırları oldukça iyi. Geçmişe açılan bir pencere sunmuş ,bize sadece bakmak kalıyor.
Cicero döneminin Roması, bir milyon civarındaki sakiniyle hala büyük ölçüde tuğla ya da yerel taşlardan yapılmış, dolambaçlı caddeleri ve karanlık ara sokaklarıyla kalabalık bir yerdi.Maccari'nin resmin­ dekine benzer pek çok yapının bulunduğu Atina'dan ya da Mısır'daki İskenderiye' den gelen bir ziyaretçi burayı çok sıradan, hatta bakımsız bulurdu.

Öylesine bir hastalık yuvasıydı ki daha sonraları yaşayan bir Romalı doktor sıtmayı incelemek için ders kitapları okumaya gerek olmadığını yazmıştı zira Roma kentinde sıtma her yerdeydi.Kenar mahallelerdeki emlak piyasası; yoksullara kalacak berbat yerler, vicdansız ev sahiplerineyse bol kazanç sağlıyordu.Cicero da düşük kaliteli mülklere çok para yatırmıştı ve bir keresinde utandığından değil kibirinden dolayı bununla dalga geçmiş,

harap haldeki kiralık binalarından birinden farelerin bile toparlanıp gittiğini söylemişti.
MÖ 1.yüzyılın Roma dünyasını ve kentin bugüne kadar olan tarihinin çoğunluğunu büyük ölçüde Cicero'nun yazdıklarıyla okuyor, gözleriyle görüyor ve önyargılarıyla kodluyoruz.MÖ 63 yılı, kariyerinin dönüm nokta­sıydı; çünkü Cicero için işler hiçbir zaman bu kadar iyi gitmemişti.Kariyeri yirmi yıl sonra başarısızlık içinde sona erdi.Hala saygınlı­ğına güvenen, zaman zaman en ön saflarda olmasa da etkili bir isim olan Cicero, Jül Sezar'ın MÖ 44'te bir suikasta kurban gitmesinin ardından patlak veren iç savaşta öldürüldü, herkesin görmesi -ve ezip parçalaması-için kafası ve sağ eli Roma'nın merkezine çivilendi.Cicero'nun korkunç ölümü, MÖ 1.yüzyılda tam anlamıyla bir"demokrasi" olmasa da halkın siyasi iktidarı şeklinde başlayıp bir diktatörün tahta çıkıp Roma İmparatorluğu'nu tek adam yönetiminensokmasıyla sonuçlanan daha büyük bir devrimin habercisi oldu.Cicero MÖ 63'te "devleti kurtarmış" olsa da, işin aslı onun bildiği şekliyle devlet çok uzun süre ayakta kalmayacaktı.
MÖ 146'ylaJül Sezar'ın MÖ 44'te bir suikast sonucu öldürülmesinin arasındaki dönem, özellikle de son otuz yılı, Roma edebiyatının, sa­ natının ve kültürünün doruk noktasını işaret ediyordu.Şair Catullus, hala dünyanın en unutulmaz aşk şiirlerinden biri sayılan, bir Roma senatörünün, adını kesinlikle akıllıca "Lesbia" takma ismiyle gizlediği karısına yönelik şiiri yazıyordu.Cicero, o günden beri hitabetin bazı ölçütlerini belirleyen konuşmalarını hazırlıyor ve konuşma sanatı, iyi yönetim ve hatta teoloji ilkelerini kuramlaştırıyordu.Jül Sezar Galya' daki harekatlarının açıkça sadece kendine yararı dokunan bir kaydını oluşturuyordu, bu bir generalin -hatta herhangi birisinin­ antik dünyadan günümüze ulaşan, kendi askeri operasyonlarına dair nadir anlatılarından biriydi.Dahası Romakenti plansız, aşırı kalabalık bir yerden bugün zihinlerimizdeki etkileyici başkente dönüşmenin eşiğindeydi.İlk kalıcı taş tiyatro MÖ SS'te açıldı, sahnesi doksan beş metre genişliğindeydi; gezinti yerleri, heykel bahçeleri ve mer­ mer sütunlarla desteklenen revaklardan oluşan muazzam, yeni bir komplekse bitişikti (Resim 44).Bugün modern Campo de' Fiori'nin altında gömülü tiyatro, bir zamanlar daha sonraki Kolezyum' dan önemli ölçüde daha büyük bir alanı kaplıyordu.
Her şey Augustus'un istediği gibi gitmiyordu.Yönetimi üzerindekigenelde övücü kadim cilaya rağmen daha sıkıntılı bir anlatınınnasıl olacağını görmek mümkündür.MÖ 9'da, ölümünden beş yılönce, Cermanya' da üç lejyonun büyük bölümünü yok eden yerelisyancılar ve özgürlük savaşçıları yüzünden korkunç bir askeri facia yaşanmıştı.Bu durum, Cermanya'da barışın sağlanmasının ResGestae'de gurur verici bir övünç kaynağı olmasını engellemedi amabu yenilginin şiddetinin, Augustus'un dünyayı fethetme projelerinidurdurmasına yol açtığı sanılmaktadır.Ülkede yönetimine karşı ilkbakışta görünenden daha fazla açık muhalefet vardı: Sonu yakıl­mak olan saldırgan edebiyat ve muhtemelen her şeyden fazla şanseseri kurtulduğu tertipler biliniyordu.Suetonius pek çok muhalifive komplocuyu listelemektedir ama başarısız darbelerde her zamanolduğu gibi siyasetle kişisel kinlerin arasında onları neyin hareketegeçirdiğini bilebilmek zordur.Onlara söz hakkı vermek hedeflenenkurbanların hiçbir zaman çıkarına değildir.Bir olayda seçkinlerin değişen siyasi rolü ve Augustus'un seçimlerüzerindeki denetimi hoşnutsuzluğun arkasındaki başlıca öğe gibigörünüyor.Marcus Egnatius Rufus'un günümüze ulaşan hikayesi,tahmin edileceği gibi ayrıntılara boğulmuş durumdadır ama temelleriyeterince açıktır.Egnatius, en başta halka bağımsız iyilikler yaparakAugustus'a meydan okumuştu.Özellikle, MÖ 22' de aedilis makamına geldiğinde, basit bir yangın söndürme ekibi kurmak için kendiparasını kullandı.Augustus bunu uygun görmedi ve kendi kölelerinin altı yüzünü yangın söndürme işine ayırarak Egnatius'u gölgedebırakmaya karar verdi.Birkaç yıl sonra, Augustus ülke dışındaykenEgnatius imparatorun onayı olmaksızın ve yasaya aykırı olarak erkenyaşta bir konsül seçimine katılmaya kalkıştı.Bu imparatora karşıörgütlü bir komplo olamazdı: Bertaraf edilmesi için Augustus'unRoma'da olması gerekirdi ve Egnatius bu yüzden adaylığının cezasızkalabileceğini düşünmüş olabilirdi.Gelgelelim adaylığı reddedilincehalk isyanları başladı.Senato kararıyla, muhtemelen ülke dışındakiimparatorun onayıyla idam edildi.
Sadece zenginlerin çocukları küçüklüklerini dil bilgisi, hitabet, felsefe ve konuşma yapmayı -ya da kızlara önerilen okumadan yaz­maya, iplik eğirmeden müziğe daha hafıf bir ders programı-öğrenerek geçirebiliyordu. Çocuk işçi kuraldı. Çoğu Romalının anlayabileceği bir sorun, hatta bir sınıflandırma bile değildi. "Çocukluğun" icadı ve "çocuklar"ın hangi işleri yapabileceğiyle ilgili düzenleme ancak bin beş yüzyıl sonra geldi ve bu hala özellikle Batılı bir kaygıdır.
Hiyerarşinin en tepesinden başlarsak burada, ağır bronz zırh teç­ hizatıyla savaşan en zengin, birinci sınıf erkeklerden oluşan seksen bölük vardı; gittikçe hafifleyen zırhlarını giyerek yalnızca sapan ve taşla savaşan beşinci sınıfakadar dört sınıf daha vardı.Bunlara ek olarak, bunların üzerinde fazladan on sekiz seçkin süvari bö­ lüğü, artı mühendislerden ve müzisyenlerden oluşan özel gruplar ve kıdem sırasının en altında askerlik hizmetinden tümüyle muaf tutulan en yoksullardan oluşan tek bir bölük vardı.Servius Tullius'un Roma halkının ana seçim meclisinin temeli olarak aynı yapıları kullanmış olduğu varsayılıyor: Cicero'nun dö­ neminde aralarında konsüllerin de bulunduğu üst düzey yetkilileri seçmek, yasaları ve savaş kararlarını oylamak için toplanan Centuria Meclisi (adı yüzer kişilik bölüklerden geliyor).Her bölüğün sadece bir toplu oyu vardı ve sonuç (ya da amaç) zengin bölüklerine ezici, yerleşik bir siyasi üstünlük vermekti.Birleşirlerse, seksen en zengin birinci sınıfbölüğü, artı on sekiz seçkin piyade bölüğü diğer bütün sınıfların toplamına karşı oy üstünlüğü sağlıyordu.Bir başka deyişle, tek bir zengin seçmenin yoksul yurttaşlarından çok daha fazla oy gücü vardı.Çünkü, isimlerine karşın -her biri yüz (centum) adam­ dan oluşması gerekiyor gibi görünüyordu-bölüklerin boyutları çok farklıydı.En zengin yurttaşların sayısı yoksullardan çok daha azdı ama daha az nüfusu barındıran yirmi ya da otuz alt sınıf bölüğe ya da en yoksul kitleden oluşan tek bir bölüğe karşılık seksen bölüğe dağılmışlardı.Güç hem toplumsal hem de bireysel olarak zenginlere devredilmişti.
On İkiLevha Kanunları çoğunlukla, aile yaşamı na, belalı komşulara, özel mülke ve ölüme ağırlık vererek ailevi sorunları ele almaktadır.Sakat ya da hastalıklı bebeklerin terk edilmesi ya da öldürülmesiyle (antikite döneminde yaygın bir uygulamaydı, modern bilim insanları tarafından örtmeceli bir şekilde"doğaya bırakma" diye biliniyordu), miras ve cenaze uygulamalarıyla ilgili kuralları belirliyordu.Belirli maddeler kadınların yas tutarken yanaklarını tırmalayıp yırtmalarını, cenaze ateşlerinin evlerin çok yakınında yakılmasını ve ölülerin -al­ tın diş dışında-altınla gömülmesini yasaklıyordu.Kasıtlı ve kasıtsız mala zarar verme, bir başka gözle görülür endişeydi.Bu, insanların komşularının ağaçlarının kendi mülklerine sarkan dallarıyla (çözüm: Dallar belirli bir ölçüde kesilmek zorundaydı) ya da komşusunun kaçıp bir yerlere hasar veren hayvanıyla (çözüm: Hasar giderilmek ya da hayvandan feragat edilmeliydi) ne yapacağının kaygısını yaşadığı bir dünyaydı.Gece evlerini soyan hırsızlardan -ki bunun cezası gündüz yapılan hırsızlıktan daha ağırdı-, ekinlerine zarar veren vandallardan ya da kazara masumları vuran serseri silahlardan kaygılanıyorlardı.Bütün bunlar biraz fazla tanıdık geliyorsa bilinmelidir ki bu, aynı zamanda insanların büyüyle ilgili de kaygılar yaşadığı bir dünyaydı.Bir düşman ekinlerinize büyü yaparsa ya da sizi büyülerse ne yap­ malıydınız? Ne yazık ki bunun çaresi günümüze ulaşmadı.On İkiLevha Kanunları'na dayanarak Roma'nın, MÖ 5.yüzyılın ortasında bir tarım kenti olduğu, köleyle özgürün ve yurttaş sınıflarının arasındaki temel ayrılıkların farkında olacak kadar karmaşık, anlaş­ mazlıkları tutarlı bir şekilde ele almak, toplumsal ve ailevi ilişkileri düzenlemek ve ölülerin gömülmesi gibi insan etkinlikleriyle ilgili bazı temel kurallarkoymak için bazı resmi düzenlemeler oluşturacak kadar geliştiği sonucuna varabiliriz.Ne var ki bundan daha fazlasının olduğu yönünde bir kanıt yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Spqr Antik Roma Tarihi
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993897
Kitabın türü:
Çeviri:
İrem Sağlamer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus
Baskılar:
Spqr Antik Roma Tarihi
Spqr: A History of Ancient Rome
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

“Romulus ve Remus kuruluş efsanesinden İmparator Caracalla’nın özgür Roma yurttaşlarına… Surlar’ın binyıllık tarihi.”

Antik Roma, modern dünyanın sağladığı olanaklarla düşünüldüğünde bile görkemli bir kentti: İspanya’dan Suriye’ye uzanan bir imparatorluğun güç merkezi; bir milyondan fazla insanın yaşadığı, genişleyen bir imparatorluğun metropolü; “lüks ve pisliğin, özgürlük ve sömürünün, kente ait olmanın yarattığı gurur ile kanlı iç savaşın birbirinden ayrılmadığı” dayatmacı bir kent…

Öte yandan İtalya’nın ortasında sıradan bir köy olmanın ötesine geçmeyen bir bölge, üç kıtaya uzanan uçsuz bucaksız bir alana hükmeden; iktidar, yurttaşlık, savaş, imparatorluk, lüks ve güzellik gibi temel kavramlarımıza biçim veren bu denli baskın bir güce nasıl ve neden dönüşebilmişti? Bu değersiz köyün alamet-i farikası neydi ve nasıl olmuştu da bu alamet açığa çıkmıştı? Romalılar kendileri ve başarıları konusunda ne düşünüyordu? Ve bizim için neden hâlâ bu kadar önemliler?

Binyıllık tarihi kapsayan ve esaretten cesarete Roma kültürünün temellerini anlaşılır kılan; ayrıca demokrasiyi, göç olgusunu, dinî mücadeleleri, toplumsal hareketliliği ve sömürüyü, genişleyen imparatorluk bağlamında sorgulayan SPQR; Cicero, Jül Sezar, Kleopatra, Augustus ve Nero gibi Roma’yı Roma yapan karakterlerden kadınlara, kölelere, azat edilmişlere, suikastçılara ve hiçbir zaman kazanan tarafta olmayan geleneksel tarihin göz ardı ettiği Roma’ya kadar Surlar’ın tarihinin izini sürüyor.

“Bu kitabı, kadim zamanları bugüne taşıyan samimi detaylara hayat verdiği için göklere çıkarmalı.” - Economist -

“Mary Beard, şimdiden klasik eserler arasındaki yerini alan kitabı SPQR’da Roma tarihini, tutkuyla ama anlaşılmaz bir dil kullanmadan anlatıyor ve kısmen sefil bir Demir Çağı köyünün Akdeniz’in tartışılmaz hegemonu olma yolunda nasıl ilerlediğini gösteriyor.” - Wall Street Journal -

“Roma tarihi üzerine mükemmel mülahazalar yaptığı SPQR kitabında Mary Beard, kentin başarısının sırlarını daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde açık ve acımasız bir netlikle çözüyor.” - New York Times Book Review -

“Binyıllık tarihi bugüne getiren son derece bilgilendirici ve mutlaka okunması gereken bir eser.” - Dallas Morning News -

“Akıcı, heyecan verici, ruhu okşayan ama bir o kadar şüpheci.” - Sunday Times -

“Son derece merak uyandıran ve olağanüstü eğlenceli bilimsel bir okuma.”

- Observer -

“Çığır açıcı... canlı... devrimci... antik tarihe yepyeni ve bütüncül bir yaklaşım.”

- Spectator -

“SPQR, mükemmel bir içgüdüyle anlatılan acımasız bir başarı öyküsü.”

- Wall Street Journal -

“Dünyanın en önemli Antikite tarihçilerinden Mary Beard’ın Roma İmparatorluğu’nu panaromik bir şekilde ele alan bu ‘tumturaklı’ tarih çalışması, Roma’nın ‘yüzyıllar sonra bile insanların aklında’ kalmasının nedenini ortaya koyuyor.” - Atlantic -

“Tüyler ürperten bir yolculuk.” - Christian Science Monitor -

“Ciltlerce yazmayı teşvik eden böylesi bir konuda enerjinizi ayakta tutup, Roma’nın neden bu denli göz alıcı bir şekilde genişlediği sorusuna tutarlı yanıt veren bir çalışma hazırlamak, sizin iddianızın açık bir göstergesi zaten. Beard, tam bir kavrayış ve memnuniyetle zaferini ilan etmekle kalmıyor, mükemmel mizah anlayışı ve yakaladığı detaylarla Roma’nın canına can katıyor.” - Sunday Times -

“Usta işi bir eser… SPQR; büyük bir arınmaya giden yolu açan ve kadim zamanları bugüne taşıyan samimi detaylara hayat veren, sempatik ama asla bayağılaşmayan örnek bir eser.”- Economist -

“Beard, Roma’nın hikâyesini tutkuyla ama oldukça sade bir dil ve kusursuz bir kesinlikle aktarıyor…” -Wall Street Journal -

“Beard’ın kitabını bitirdiğimizde; arkaik, cumhuriyetçi ve İmparatorluk Roması’nı görmenin yanı sıra zamanla denetim altına aldığı Doğu ve Batı eyaletlerini de görürüz… Arkeoloji, nümizmatik ve filolojik zorluklar kadar taş ve papirüs üzerine yazılan bir dizi belge karşısında da metanetini koruyan Beard, ustaca bir rahatlıkla yoluna devam ediyor.” - New York Review of Books –

“Beard; kamu yararına çalışan çok az kişinin kalkışmaya cesaret edeceği, akademisyenlerin ise burun kıvırdığı bir işin altından tereyağından kıl çeker gibi kalkmış: Muğlak olması kaçınılmaz metinlerin ve olayların üzerine şaşırtıcı bir heyecanla gidiyor ve bu süreçte geçerli bilgeliği bozuyor. Roma üzerine yazdığı bu tumturaklı yeni tarihi SPQR da… istisnai bir durum değil. Beard, Antik Romalıların; iktidar, yurttaşlık, imparatorluk ve kimlik sorunlarıyla mücadele eden sonraki yüzyılların insanları için de cevher
barındırdığını gösteriyor.”- Atlantic -

“Usta işi yeni bir tarih… Beard; sır dolu, başka bir deyişle insanı bıktıran malzemeden ayağı yere basan bir rehber ortaya koyuyor. Kentin erken dönem tarihinin gerçeği ile efsaneyi ayıran Beard, Romalıların kendilerinin efsanevi başlangıçlarını nasıl kısa vadeli siyasi amaçlarla şekillendirdiklerini göstererek akademik tartışmaları renklendirmenin yanı sıra derinleştiriyor da… SPQR; onunla konuşan ama asla seviyeyi düşürmeyen, uzağı yakın ederek hem kapsamı genişleten hem de samimi detayları ortaya koyan ibretlik bir popüler tarih çalışması.

-Economist -

“Beard; SPQR’ın elli yıllık bir öğrenmenin ve çalışmanın ürünü olduğunu iddia etse de bu deneyimini kolayca aktarıyor. Bizi genelev ve barların dünyasından Roma halkının izlerini bulacağımız arka sokaklara götürürken öylesine eğleniyor ki.”

- New Republic -

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Alp Eren Genç
  • Sezar Agustus Romulus
  • Fulminate
  • Erdi cengiz
  • dilara
  • Emir Kara
  • Sefa Kuyucak
  • Mehmet Akif
  • V
  • N. Can Kantarcı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (7)
9
%31.8 (7)
8
%31.8 (7)
7
%4.5 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0