Sükût kitabı da hitama erdi. Tasavvuf kitapları tâkvâya erebilmenin yolunu aralıyor. Sükût kitabı da bu konuda gayet başarılı bir kitap. Nefsinizi tezkiye, kalbinizi manevî olarak tasfiye etmek isyiyorsanız okumalısınız..
Sükût - Bilal Civelek
Hayatın karmaşasında bir an durup düşünmeyi, susmayı ve dinlemeyi hatırlatan bir kitap “Sükût”. Bilal Civelek’in kalemi, okuru sadece tasavvufun derinliklerine değil, aynı zamanda insanın içsel yolculuğuna da taşıyor. Yunus Emre’nin hikâyesini anlatmakla kalmayan bu eser, onun yaşadığı dönemin ruhuna dokunarak çağlar ötesine bir köprü kuruyor.
Kitap, yalnızca kelimelerle süslenmiş bir hikâye değil; aksine, insanın kalbine işleyen, ona varoluşu, anlamı ve sevgiyi hatırlatan bir rehber gibi. Elif, Lâm ve Mîm’in sırrına ermek isteyenler için bir çağrı niteliğinde. Bu yolculukta sadece Yunus Emre’nin adımlarını takip etmiyor, aynı zamanda kendi iç dünyamıza da bakıyoruz. Yazarın yalın ama derin anlatımı, okuru sayfalarda değil, kendi içindeki sükûtta bir keşfe çıkarıyor.
Sükût, modern dünyanın gürültüsünden sıyrılıp kendi benliğine dönenlerin anlayabileceği bir eser. Onu anlamak, sadece kelimeleri okumak değil, satırların ardındaki sessizliği duymakla mümkün. Bilal Civelek’in bu yapıtı, hem bir tasavvuf hikâyesi hem de okurun ruhuna işleyen bir huzur kaynağı. Şimdi bir an durup dinlemek isteyenler için tam bir rehber.
"Suyun rengin kabının rengidir
İnsan da aynıdır,
Neyle uğraşırsa onun rengini alır.."
Almam gereken dersi alabildim mi bilmem ama,yüreğimi coşturdu yazar yunus un diliyle..sağolsun,varolsun,nurolsun..
SÜKÛT
Sükût kitabının yorumuyla sizlerleyim. Yunus Emre'nin hayatına eşlik ettiğim bir kitaptı. Kitap biraz durağan ilerleyen bir yapıya sahipti. Belki de kullanılan dil bana ağır gelmiş olabilir. Dizi ya da filmlerden tarihi bir şahsiyetin hayatını öğrenmektense kitaptan öğrenmek daha iyidir diyenlerden birisi de benim.
Sükût kitabından bahsedecek olursam; Yunus Emre'nin ilk defa büyük bir kervan ile Konya'ya gittiğine şahit oldum. Daha önce de kervanlarla seyahat etmiş, ancak yakın köy ve kasabalara gittiği gördüm. Tapduk Emre'ye olan sadakati ve onunla olan diyalogları Yunus'un kalbi değişimini gösteriyordu. Yunus Emre'nin yaşadığı dönemin sosyal ve siyasal olayları hakkında kısa kısa bilgilere de yer verilmişti.Kitapla kalın dostlar
#kitaptanalıntilar
"Vakit kılıç gibidir. Sen onu kesmezsen o senin keser."
"Âşık olan miskin olur, Hâk yoluna teslim olur. Her ne dersen boyun tutar, çare yok gönlü yıkmağa."
"Yılan da kıvrılarak gider ama yuvasına dümdüz girer! Bizim kapımız da öyle, eğri giren düz çıkar!"
"Hayatta aşka düşmek de mümkün, aşksız almakta. Ama aşkla yükselmek ayrıcalıklı bir duygudur..."
#SÜKÛT
@bilalcivelek_yazar
@yediverenyayinlari
@kitap_pinari_35
#okudumbitti #kitapyorumu #kesfet #reklam #bookstagram #erdeminkitapligi #sükût #bilalcivelek #yediverenyayınları #sayfa280
SÜKUT / @bilalcivelek_yazar
@yediverenyayinlari
Öncelikle selam arkadaşlar . Bugün sizlere Bilal civelek kaleminden çıkan sükut eserinin yorumuyla geldim. Tasavvufi bir eser olmasıyla birlikte hem de bilgilendirici bir eser olduğunu düşündüğüm bu kitap yunus Emre’nin hayatını merak edenler için birebir diyebilirim. Yunus Emre’nin o döneminde yaşanan sosyal olayları Siyasal olayları çok güzel bir şekilde işlemiş. Aynı zamanda Yunus Emre’nin o dönemde yaşadıklarını Konya’ya olan yolculuğu kimlerle tanıştığı gibi gibi bir sürü olaya şahitlik ediyoruz. Açıkçası ben bu kitabı yunus Emre’yi tanımaya çalışan bir okulun gözüyle yorumluyorum. Dediğim gibi hem bilgilendirici hem de öğretici hem de dinlendirici bir eser olduğunu düşünüyorum.
Peki yazarın kalemi nasıl derseniz ; yazarın kalemini daha önceden bildiğim için ben çok şeyle karşılaşmadım sürprizle karşılaşmadım diyebilirim. Konusu anlamda tasavvufi olması birtık hikayeyi de duranlaştırıyor desek yanlış olmaz. Biraz dingin giden bir hikaye olsa da konu ilerler doğru biraz açılıp bağlanmada güzel bir şekilde sonuçlanıyor. Sadece ilk biraz bazı kısımlarda hikayede bir durgunluk bir yavaşlama hani ne zaman nasıl ilerleyecek demeye başlıyorsunuz. Onun dışında beni rahatsız eden bir kısım olmadı bu kısımda da çok rahatsız ettiğini düşünmüyorum. Konuya göre bu şekilde ilerleme gerekiyor bana kalırsa. Bir tık da bazı yerlerde yazım hatası olduğunu fark ettim o da gözümü çok fazla yormadı. Bilgilendirme amaçlı söylemek istedim.
Siz de hiç Bilal civelek kalemi okumadıysanız aynı zamanda yunus Emre’nin hayatını merak ediyor acaba acaba bu eser bunu bunu nasıl işlemiş diyorsanız bakmalısınız diyorum .
Beğeni ve yorumlarınızı unutmayın sizleri seviyorum hoşçakalın
#pr #markagöründüğüiçinreklam
#bilalcivelek #sükut #
SÜKÛT/ BİLAL CİVELEK
“Hayatta aşka düşmek de mümkün, aşksız kalmakta. Ama aşkla yükselmek ayrıcalıklı bir duygudur...”
“Bir Yunus Emre romanı olan Sükût ile ruhunuzun derinliğine dair yolculuğa hazır mısınız?”
Kitap, Yunus Emre’nin çocukluk yıllarından , dedesi başta olmak üzere ailesiyle yaşadıklarını anlatarak başlamaktadır. Daha sonra Yunus ‘un çocukluktan dervişliğe uzanan zamanı ele almaktadır.
Mevlana'nın, Şems'in, Hacı Bektaş-ı Veli'nin yaşantısına da yer verilmiştir. Özellikle Tasavvuf türüne gönül verenler bu romanı seveceğini düşünüyorum. Benim için akıcı ve huzurlu bir okuma oldu.
️“Nerden başlamak lazım sükûnete?” diye sordu Yunus.
Sessizliğin sesi cevap verdi:
“İki Yunus ‘tan birini yok et! Kendini kendinde yok et,
Yunus’u yeniden doğur!
Keremli zamanda, keremli kavme katıl!”
️”Suyun rengi, kabının rengiydi. İnsan da aynıydı, neyle uğraşırsa onun rengini alırdı.
Tapduk Emre ile başlayan, Mevlânâ ve Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli ile devam eden yolculuğu, Şems ile aydınlığa ulaşacaktı Yunus’un...”
“Yunus’un yolu kendisini bulmak değildi.
O’nu bulmaktı. Yunus biliyordu O’nu bulursa kendisini de bulacaktı. “
Yeni kitaplarda buluşmak üzere.
Merhabalar
Bugün sizlere @bilalcivelek_yazar kaleminden çıkan #sükut eseri ile geldim. Biz okuyuculara @yediverenyayinlari ile ulaşan eserde Yunus Emre'nin çocukluğundan başlayarak Hak yolunda Elif , Lâm, Mim'ini bulma yolcuğunu anlatıyor. Bu yolculukta Mevlana'dan Elif Ba'yı, Hünkar Hacı Bektaş'tan adabı, Tabduk Emre'den olgunluğunu alıyor.
Farklı şehirlerde birçok insanla karşılaşıyor, öldü zannedilen Şems de karşılaştığı manevi zatlardan biri.
Hayata bakış açısı ve bal dedesini çok sevdim, yazarın kalemi oldukça sade ve anlaşılır, elimde farklı bir eseri daha var hemen okumaya başlamalıyım, kitapla kalın dostlarım
#alıntı
~
Her zamanın insanı, kötü zamanda yaşadığını söyler. Halbuki insanoğlu için iyi bir zaman diye bir şey yoktur. İnsan bu dünyaya imtihan için geldiyse, zıtlıkların tadına bakmadan gitmez. Zulmü de tadacak, masumiyeti de. Hem haksızlığı yaşayacak hem adaleti. Hem acıyı tadacak hem tatlıyı.
~
Akıl tek başına bir işe yaramaz. Akıl cüzi durumdan külli duruma ancak ilahi tecelliyat ile erişir. Aklı yararlı hale getirmek için çaba sarf etmeliyiz. İyi şeylerle meşgul etmeliyiz. Hak akıldan düşmemeli, unutmamalı.
~
Aşk dediğin sevgisiz kuru ağaçtır, ancak odun işine yarar. Yanar yanmasına ama ateşi kısadır söner gider. Herkes aşık olur sever ama sevgi ile sevmeyi karıştırmamak lazım. Sevmenin içinde sevgi varsa sevmek mana kazanır ve dahi aşk da kuru ağaçtan yeşil bir ağaca döner aşk ateşi vuslat suyunu bulmadan sönmez.
~
Halktan mı uzak olan Hak'tan uzak olur. Halk hakkın membağıdır, membağın içinde olmak lazım.
~
Kübra Kabakcı #birkelimelikitapokuyoruz etkinliğine bu eserle dahil olmak mutluluk
Tasavvufla ilgili olduğunu bilmeden okumaya başladım sonrasında hayli şaşırdım. Daha önce bu tarz kitaplar okumuştum. Birkaç hata var gibi araştırmak lazım. Yazım hataları da var. Ancak dili aşırı sade ve akıcı. İçerisindeki küçük hikayeciklere ve öğütlere alıntılara bayıldım.
Sanki ilk defa yorum yazıyorum gibi, ya da kelimelerle hiç oynamamış gibi niyetlendim de bir türlü yazamadım. Yunus Emre, içimde özel olan Allah aşkı bi can. Çocukluğunu, ailesini, içini anlatmış önce. Dedesinin aşkından bahsetmiş ve o Aşktan biricik torununun da nasiplenmesi için verdiği mücadeleyi yazmış satır satır. Öncelikle Mevlana hazretlerinin dergahında gecen bir yıl. Ama aşksız. Sonra Hacı Bektaşi Veli' ye uzanan yol. Ve aşkın nasibi Tapduk Emre'nin gönlünde.Çok etkiledi beni, çok şey kattı yüreğime. Sorgulamama sebep oldu kulluğumu, insanlığı. Ve aşkı tattırdı güzelin dilinden. Okuma fırsatı bulduğum için mutluyum. Tavsiye ederim.
İnsan-ı kâmil'in defterinde bazı bilgileri sana aktarayım: Denizlerde yaşayan varlıklar, yeryüzünde yaşayanların on katıdır.
Gökyüzündeki varlıklar; yeryüzünde ve denizlerde yaşayan varlıkların on katıdır.
Göğün birinci katında yaşayan varlıklar; yeryüzünde ve göğün birinci katında yaşayanların on katıdır.
Göğün yedinci katına kadar bu böyle devam eder.
Cenab-ı Hakk bütün bu saydıklarımı bir lokma yapsaydı, insan-ı kâmil'in boğazında ufacık bir lokma olurdu.
Nitekim Hz. Beyazıt bu makama vasil olduğu zaman şöyle demiştir: Milyon kere arş ve içindekiler arifin kalbine konulsaydı, arif bunu hissetmezdi bile...
Gönül yerleri ve gökleri, arşa ve kürse sığmayan Cenab-ı Hakk'ı içine sığdırmıştır.
Bu makamda, sevgi, sevgilinin aynasıdır!" dedi..
Elif-Lam-Mim'in manasını bilirim bilmesine ancak, o menzile varmak için gayret gerek.
Elazığ'da dünyaya gelen yazar İlk, orta ve lise öğremini burada yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Stuttgart Üniversitesi Eğitim Bilimleri bölümünde yüksek Lisans yaptı.Yurdun birçok yerinde Almanca öğretmeni olarak çalıştı. Güneydoğu ile ilgili romanları çeşitli yayınevleri tarafından yayınlandı.Birçok gazetede köşe yazarlığı yaptı .
Dokunmayın Portakalime, Derdo, Beyaz Kıyamet, Duanın Gücü ve Mutluluğun Sifresi adlı romanlarından sonra, Borisin Sırrı adlı kitabı da raflarda yerini aldı .
Almanya nın Stuttgart şehrinde Türkçe ve Türk Kültürü öğretmeni olarak beş yıl görev yaptıktan sonra yurda döndü. Evli ve iki çocuk babasi olan Civelek, halen öğretmenlik görevine devam etmektedir.