Konuşarak anlatamadığınızı susarak anlatın…
Kahraman Tazeoğlu, türk romantizm edebiyatının dönemimizde başarılı isimlerinden biri. Bir çok kitabını çok severek okudum. Romantizm derseniz tercihim Kahraman Tazeoğlu derdim. En sevdiğim kitabı Bukre ve Bukre Kalp olmuştu. 10 yıl arayla iki defa okuduğum susacak var kitabı ilk okumamda bana aşırı aşk dolu, birbirine her anlamda bağlı iki insanın birbirine verdiği yılları kaleme alan bir kitap gibi geldi. Ancak şuan anladım ki; insanların gerçekten zamanla karakterleri düşünceleri tecrübelerle sabit şekilde değişmeye başlıyor. Eskiden birbirlerine bağırsalarda, konuşamasalar da, en önemlisi iki kişi birbirini anlamasa da sevgi varsa ilişki yürür diye düşünürdüm. Ama şuan düşünüyorum; karşılıklı birbirini anlayabilmek temelinde tek kelimeyle ifade edebileceğim empati, eleştirmek yerine destek olup birlikte aşmaya çalışmak, karşı tarafın duygularına ve hislerine saygı duyup hatalarınızı söylediğinde bunu düzeltmeye çalışması ya da tekrar etmemesi zaten sevginin bileşenleridir. Biri ya da bir kaçı eksik olduğunda sağlam bir ilişki ya da arkadaşlığın kurulması pek mümkün değil. Kitapta adına sevgi sanılan; sadakatsizlik, saygısızlık, anlayışsızlık ne kadar kötü duygu varsa okuyarak maruz kaldım. Sıradan bir aile hayatı, olmayan bir baba figürü ve şu dönemde toksik hallerine bile tahammül edip gerçekten yanında olan bir arkadaşa sahip Kayra kitabın en toksik kahramanlarından biri. Sevdiği adam ünlü bir yazar, aynı zamanda kitaplarındaki yoğun duyguların sebebinin sadakatsizlik ve kadın algısına düşkünlüğünden olduğunu düşünüyorum. Kadınlara zaafı olan bir adam, karakterinden ödün veren bir kadını topladığınızda geriye toksik bir ilişki, boşa kaybedilmiş bir zaman, sağlam kazanılmış tecrübeler belki de şansınız yoksa arkada