#okudumbitti #kitapyorum
#şuşanik 80 Sayfa
.
"Bütün bu yaşam, bir kır çiçeği gibidir, gelip geçicidir ve baki değildir. Kim ne ektiyse, onu biçti. Yoksullara kim dağıttıysa, karşılığını gördü. Kendini Tanrı'ya adayan ve Tanrı'yı yücelten, O'na ulaşır."
.
.
Herkese Merhaba
.
Bugün sizlere okurken ciddi anlamda yüreğimin yandığı hagiografi bir kitap yorumu ile geldim. #şuşanik dünyanın ilk romanı. Eserin özgün adı: Tsamebay Tsmidisa Şuşanikisi Dedoplisay. (Azize Kraliçe Şuşanik'in Şehadeti); yazıldığı tarih: 5. yüzyıl (476-483 arası).
.
Azize Şuşanik'in ölümünü anlatan ve azizenin rahibi İakob Tsurtaveli tarafından kaleme alınan kısacık bir eser. Kitabın 44 sayfası Türkçe Metin, sonrası ise Özgün Metin( Gürcüce) olarak devam ediyor.
.
Kitapta, Gürcistan’ın Aşağı Kart’li bölgesini yöneten Prens Varsken’in İran Şahı I. Füruz’a bağlılığı, din değiştirmesi ile başlayan süreci ve eşi Şuşanik’in çektiği sıkıntıları (ama ne sıkıntılar) anlatılıyor. Şaha bağlılığını ilan ettikten sonra Zerdüştlük’ü benimseyen Prens Varsken Şüşanik’in de Zerdüşt olması yönünde baskısıyla başlar olaylar. Şuşanik ise bu baskılara dayanamayıp çocuklarını da bırakarak küçük bir evde çile çekmeye yönelir. Oradan oraya atılan Şuşanik'i Vasken'in kardeşi Cocik bile kurtaramadı. Açıkçası yazar, bizatihi olayların içindedir.
.
Şuşanik, zindanda altıncı yılını tamamlarken, direnmekten dolayı vücudunda hastalık belirtileri ortaya çıkar ve zamanla mum gibi erir. Herşeye rağmen ibadetini yerine getiren Şuşanik, 50 gün boyunca büyük oruç zamanı ne uyur ne de birşey yer. Zindana atıldığı andan itibaren başı yastaga değmemiş, yastık yerine tuğla koymuş. Daha neller neller...
Bu kadar spoi yeter, gerisi kitapta...
.
Kitabı severek, büyük bir keyifle okudum diyemiyorum, lakin içtenlikle herkese tavsiye