Terörsüz Özgürlük

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.283
Gösterim
Adı:
Terörsüz Özgürlük
Baskı tarihi:
Ocak 1994
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754781229
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Terörsüz Özgürlük
Terörsüz Özgürlük
''Bu kitapta okuyacaklarınız yaşadığımız olağanüstü dönemin gerçek tablosunu yansıtmaktadır.
Uğur Mumcu'nun yazıları bugün günceldir. Bunlar, yarınki kuşaklar hesabına kuşkusuz ibret alınması gereken bir tarih dersi yerine geçecektir.
(Arka kapaktan)
184 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli gazeteci yazarlardan Uğur Mumcu'nun ilk kez bir kitabını okudum. Terörsüz Özgürlük vardı elimde biraz romandan uzaklaşıp farklı bir şeyler okumak istedim. Okurken neden isminin ülkemizdeki mahallelere, caddelere, sokaklara, parklara, hastanelere vb. verildiğini daha iyi anladım. Zaten bu kadar cesur olduğundan fazla yaşatılmadı kendisi çünkü doğrular birilerinin zoruna gitmişti. Keşke günümüzde yaşasaydı da fikirlerini yazmaya devam etseydi fakat sonu farklı olmazdı diye düşünüyorum. Terörsüz Özgürlük, kendisinin 1980 - 82 yılları arasında yazdığı köşe yazılarının bir derlemesi. Uğur Mumcu ülke sorunlarına değinirken hükümeti, siyasileri, akademisyenleri, gazetecileri ve hukukçuları sert bir şekilde eleştiriyor. Yazım dili sade ve anlaşılır yapıda. Mumcu aydın bir insan olarak halka yakın olduğunu belli ediyor. Yılmaz Özdil'in etkilendiği bir isim gibi geldi bana, ifadeler az çok benziyor çünkü. Edebi bir roman olmadığı için kitabı farklı değerlendirmek gerekiyor. Derleme olduğundan bazı konular üst üste geldiği için yeter dedirtebilir. Uğur Mumcu o anda gündemde ne varsa onun hakkında yazmış ve kitap haline getiririm düşüncesinde olmamış belli ki. Genel olarak Tercüman gazetesinin sahipleri ve yazarlarının çevirdiği dolaplardan bahsediyor. O dönemin gazeteciliği hangi seviyedeyse olayları banka hesap numarası, pasaport numarası, anne ve baba adın, kimliğine kadar yazmış kendisi. Günümüzde yazsa davadan başını kaldıramazdı herhalde. Özgürlüğü bulduk terörsüzü kaldı.
183 syf.
·6 günde
28 sene önce bir pazar günüydü. Uğur Mumcu, arabasına konan bir bomba ile hain bir şekilde katledildi. Bugün de yine bir pazar günü. Mumcu’nun da ölüm yıldönümü. Seneler önce teröre kurban verdiğimiz aydınımızı bugün bir kez daha anıyoruz.

Kitabın adı: Terörsüz Özgürlük. İlk baskısı Kasım 1982’de yapılan kitabı, Uğur Mumcu, kızı Özge’ye ithaf etmiş. Seneler sonra kitabın adının tersine adice yapılmış bir terör saldırısı ile hayatını kaybetmesi, aydın(lar)ımızı koruyamamak, olayın faillerini dahi bulamamış olmak da devletin bir ayıbı olarak tarihteki yerini almıştır.

Kitap, Mumcu’nun köşe yazılarından oluşuyor. 12 Eylül döneminin hemen ardından yazdığı yazılarla başlayan kitap, 1982 Anayasası’nın hemen öncesinde yazdığı yazılarla sona eriyor. Yazdığı yazıları dikkatle okursanız, söylediklerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu görebilirsiniz. Bakın terör ile ilgili ne diyor daha kitabın hemen başında: “Terörün olduğu yerde, Anayasadan, hukuk devletinden, serbest seçimlerden, bağımsız yargıdan söz etmenin olanağı yoktur. Terörün bu kanlı ipoteği kaldırılmadıkça, özgürlükçü demokrasiye dönülmüş sayılmaz…” Yazının hemen devamında da dönemin Maliye Bakanlığı eski müsteşar yardımcılarından birisinin yeterli diploması olmadığı halde, hak etmediği görevlere getirilmesine ilişkin iddialardan söz ediyor. Yolsuzluk yapanları, devletten avantadan kredi alanları, ihalecileri dosya dosya yazdığı için de, “hem komünist, hem Marksist, hem vatan haini, hem millet düşmanı” ilan ediliyor. Mumcu komünist, Marksist, vatan haini, millet düşmanı ilan edile dursun; sağ partililer, gazeteciler, iş adamları da Sovyet firmaları ile Moskova ve Sofya otellerinde ortaklık kursun. O dönemi merakla okuyanlar, Mumcu’nun yazılarında da sıklıkla bir şirket adına rastlarlar: PAN. Yabancı yayınların Türkiye genel dağıtıcısı bu şirkettir. Sahibi de Milliyetçi Öğretmen Dernekleri Federasyonu’nun oğludur. Marksist-Leninist yayınları da ülkeye bu şirket sokar. Federasyona üye öğretmenler, “kim sokuyor bu komünist fikirleri bu ülkeye?” diye soradursunlar, kahrolsun komünizm naraları altında PAN milyonları götürsün. Ticarete gelince her yol mubah tabii.

1980 başlarında IMF dayatması ile Özal 24 Ocak kararlarını açıklamıştı. Kararların neler olduğu konusuna değinmek istemiyorum. İhtilal ile birlikte de bu kararların daha rahat uygulanabileceği bir ortam yaratılmıştı. O dönemde bir de bir “Banker” furyası patlamıştı. 1982’de Merkez Bankası’nın yeni düzenlemesiyle de Banker Kastelli ile anılan bir skandal patlak vermişti. Dönemin Maliye Bakanı Kaya Erdem’e göre, vatandaş “üç beş kuruş” için “kumar” oynamıştır. Bu konudaki en güzel eleştiri filmlerinden biri, hayır sayın okur Banker Bilo demeyeceğim, Genco Erkal başrolünde olduğu, Zeki Ökten’in yönettiği, ödüllü Faize Hücum filmidir. Kapitalizmi bile doğru düzgün uyarlamadığımız için, Mumcu buna “alaturka kapitalizm” diyor. Yani el yordamı ile ne kadar olursa.

Uğur Mumcu’nun yazılarından YÖK garabetinin ilk başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı da nasibini alıyor. Çocuk doktoru olan Doğramacı, o dönemde bir eser ortaya koyuyor: Annemin Kitabı. Gelirini de kendini adını taşıyan vakfa bağışlıyor. Kitap nasıl bir tesadüfse, Bilgi Yayınevi’nin bastığı Amerikalı Doktor Benjamin Spock’ın “Çocuk Bakımı ve Eğitimi” kitabı ile birebir örtüşüyor. Koskoca YÖK Başkanı Doğramacı bile intihale tenezzül ediyorsa, akademisyenleri neler yapmaz diye düşünmüyor değil insan. Malum günümüzde de bu tür intihal konuları çok fazla gündeme geliyor. Ben bu durumda imamın gaz çıkarması halinde cemaatin neler yapabileceğini anlatan o sözü düşünüyorum. Zaman zaman, akademik olsun veya olmasın, bir insanın yazdığı yazılara “çökmeyi” kendinde hak görenler insanlar görüyorum. Bana göre, bir kişinin yazdığı bir yazıyı izinsiz olarak alıp kendisi yazmış gibi kullanmak ile o kişinin cebinden parasını çalmak arasında bir fark yok. Üstelik bunu yapanların büyük kısmı da, sözde dinine inanan, onun gerektirdiği gibi giyinen kişiler. Velev ki, bunlarla mücadeleye girerseniz de kendilerini haklı çıkarmak için ellerinden geleni yaparlar. Yani bu durumda da şunu düşünüyorum. İyi kötü üniversite eğitimi alan bu insanlara, okullarda bunun yapılmaması gerektiği konusunda hiç mi bir şeyler söylenmiyor? Belli ki söylense de, pek fazla umursayan yok. İntihal konusu bana göre önemli bir konu. O yüzden bu konu İhsan Doğramacı’dan buraya kadar geldi.

Mumcu gibi benim de değineceğim son konu Anayasa. Kenan Evren’in “Bize bol geldi; içinde oynamaya başladık.” şeklinde yorumladığı 1961 Anayasasının “bolluğu” giderilmek için 12 Mart ile “sıkılmış”, 12 Eylül ile de bu anayasa yürürlükten kaldırılmıştı. Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı’nın başını çektiği bir grup hukukçu Danışma Meclisi üyesi seçilmiş ve yeni bir anayasa hazırlanmaya başlanmıştı. Mumcu da 1982 yılını genel olarak hazırlanması planlanan anayasa üzerine yazılar yazarak geçirmiş. Başlangıçta demokratik bir anayasa oluşturulacağına dair ümitler taşımış olsa da, ortaya çıkan anayasanın demokrasi ortamından çok uzak bir şekilde hazırlandığını anlamış ve tenkitlerde bulunmaya başlamış. Daha o zamanlardan, anayasanın “başkanlık” sistemine mi, “parlamenter” sisteme göre mi yapılacağı konusunda tartışmalar çıkmış. Sonunda ortaya çıkan da parlamenter sisteme uygun ama antidemokratik bir anayasa olmuş. Mumcu’nun kitaba alınan yazıları da referandumun hemen öncesinde son buluyor.

Bugün, Mumcu’yu anmak adına, böyle bir inceleme yazdım. Mumcu’nun yazdıkları dün olduğu gibi bugün de geçerliliğini koruyor. Anlaşılan, bir şeyler değişmediği sürece yarın da geçerliliğini korumaya devam edecek.
163 syf.
Oldukça sert bir mizah ile keskin bakışlı bir gözlem, bir belgesel eleştirisi. Bu kitap bugün bile değer ve anlam taşıdığını düşünüyorum, günümüz gazeteceliğini göz önüne getirdiğimizde bir ders niteliği taşımakta içerik ve yapılan iş anlamında... Güçlü bir hukuk mantığı olan bir gazeteceydi Uğur Mumcu! Saygıyla anıyorum kendi adıma.
163 syf.
30– 40 yıl önceki Türkiye' de yaşananlar ile günümüzdeki Türkiye' de yaşananlar arasında rahatsız edici benzerlikler var. Hiç bir adım ileri gitmez mi bir devlet, bir siyaset dünyası.

Anayasa tartışmaları, rüşvetler, yolsuzluklar, belli bir zümrenin çıkarını koruyacak ekonomi politikaları...

Uğur Mumcu' nun yazılarını okuduktan sonra günümüzdeki şaklabanlara gazeteci demeğe dilim varmıyor.
163 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
12 Eylül 1980 darbesi sonrasına Uğur Mumcu gözlüğüyle bakmak iyi geldi. Sağ-sol ayrımının mantıksızlığını da güzel açıklamış Mumcu. Ekonomiye dair de güzel tespitler yapmış. Son olarak da anayasa tartışmalarını değerlendirmiş..
Şimdi göreceksiniz, sayın okurlar, bizler, bunları saptayıp yayınladığımız için "komünist, marksist, vatan ve millet düşmanı" ilan ediliriz, bu kredileri alan ve verenler de "milliyetçi, mukaddesatçı" ve de "maneviyatçı" olurlar.

Ne derseniz deyin, kuran iyi kurmuş bu düzeni!..
Türkiye'de masonluğun temeli, 1720 yılında Padişah Üçüncü Ahmet tarafından atılmıştır. Devlet adamlarından ilk mason Sadrazam Yirmisekiz Mehmet Celebi ve oğ­lu Sait Celebi'dir. Meşrutiyet dönemlerinde masonluk ol­dukça yaygınlık göstermiştir. (...)
Türkiye'deki mason locaları, 1935 yılında Atatürk'ün buyruğu ile kapatılmış. 5 Şubat 1948 yılında çok partili yaşama geçilirken yeniden açılmıştır.
"Biz unutkɑn bir ulusuz.
Unutuyoruz olup bitenleri.
Unutuyoruz ve oğullɑrı kızlɑrı ölen ɑnɑ bɑbɑlɑrı,
kɑnlı gözyɑşlɑrıylɑ bɑş bɑşɑ bırɑkıp gidiyoruz.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Terörsüz Özgürlük
Baskı tarihi:
Ocak 1994
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754781229
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Terörsüz Özgürlük
Terörsüz Özgürlük
''Bu kitapta okuyacaklarınız yaşadığımız olağanüstü dönemin gerçek tablosunu yansıtmaktadır.
Uğur Mumcu'nun yazıları bugün günceldir. Bunlar, yarınki kuşaklar hesabına kuşkusuz ibret alınması gereken bir tarih dersi yerine geçecektir.
(Arka kapaktan)

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Ranıa Usraka
  • Fatma Gül Çokal
  • Nazlı
  • Ersan
  • Sefa Akgül
  • Sergenn
  • Çiçek Hakverdi Ergün
  • Yavuz UĞUR
  • Nazmi Serhat EROĞLU
  • Erdal Krcr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (2)
9
%0
8
%5.6 (1)
7
%5.6 (1)
6
%0
5
%5.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0