The Ship of Brides

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.559
Gösterim
Adı:
The Ship of Brides
Baskı tarihi:
28 Ekim 2014
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780143126478
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Ship of Brides
Dil:
İngilizce
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz
The Ship of Brides
From the New York Times bestselling author of Me Before You and One Plus One, a post-WWII story of the war brides who crossed the seas by the thousands to face their unknown futures

1946. World War II has ended and all over the world, young women are beginning to fulfill the promises made to the men they wed in wartime.

In Sydney, Australia, four women join 650 other war brides on an extraordinary voyage to England—aboard HMS Victoria, which still carries not just arms and aircraft but a thousand naval officers. Rules are strictly enforced, from the aircraft carrier’s captain down to the lowliest young deckhand. But the men and the brides will find their lives intertwined despite the Navy’s ironclad sanctions. And for Frances Mackenzie, the complicated young woman whose past comes back to haunt her far from home, the journey will change her life in ways she never could have predicted—forever.
496 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz ile birlikte dördüncü Jojo Moyes kitabımı da bitirdim. Yazarla en çok bilinen kitabı olan Senden Önce Ben ile tanışmış ve ardından iki kitabını daha okuyarak Moyes'i sürekli okuduğum yazarlar arasına dahil etmiştim. Açıkçası Jojo Moyes'in bu kitabı için net olarak çok kötü ya da çok iyi diyemiyorum. Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz bana göre ortalama bir kitaptı. Kitabın konusu kısaca şöyle: İkinci Dünya Savaşı sırasında görev için Avustralya'da bulunan İngiliz askerler bölgedeki kadınlarla evlenmişler,  görevleri sona erdikten sonra ülkelerine dönmüşlerdir. Bir süre sonra alınan karar İngiliz askerlerle, mühendislerle evlenen Avustralyalı kadınların HMS Victorious isimli uçak gemisi ile İngiltere'ye kocalarının yanına götürülecekleri yönündedir. Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz altı haftalık gemi yolculuğu boyunca orada yaşananları ele alıyor. Özellikle de kadın yolculardan dördünü: gemideki en küçük gelinlerden biri olan on altı yaşındaki Jane, çiftlikte büyüyen, becerikli Maggie, zengin,  kibirli Avice ve içine kapanık hemşire Francis.

Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz biraz durağan başlayan ve uzun bir süre de böyle devam eden bir kitap, bu nedenle bazı kısımlar sıkabiliyor. Kitap için söyleyebileceğim tek olumsuz nokta bu. Bunun dışındaki noktalarsa ortalama düzeyde seyrediyor diyebilirim. Kitabın en etkileyici yanı ise kitapta adı geçen HMS Victorious isimli geminin tarihte gerçekten de var olması ve gerçekte de İngiliz Kraliyet Donanması tarafından Avustralyalı kadınların eşlerinin yanına yani İngiltere'ye bu uçak gemisiyle getirilmeleri. Bu kadınlardan biri de Jojo Moyes'in büyükannesi Betty Mckee. Yazarımız Moyes kitabı için bu olaylardan ilham alıyor. Yukarda da belirttiğim gibi Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz belirli bir yere kadar oldukça durağan ilerlese de özellikle son 150-200 sayfa bu kısımlara nazaran çok daha akıcı ve keyif verici. Ayrıca gemide yer alan ve kitabın da ana karakterleri olan dört kadınla aranızda ister istemez bir bağ oluşuyor. Benim favorilerim Maggie ve Francis. :) Özellikle Francis'in başına gelenler birçok şeyi sorgulamanıza neden olabilir. Sonuç olarak bir diğer Jojo Moyes kitabı daha bitti ve ben Senden Önce Ben'de olduğu kadar memnun olmasam da yine de bu kitabı okuduğum için memnunum. Okumayı düşünenler beklentilerini çok yüksek tutmadıkları sürece hayal kırıklığına uğramayacak ve keyif alacaklardır.
496 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz olarak adlandırmış Jojo Moyes bu kitabını ve en genci onbeş yaşında ( ?! ) yaklaşık 655 Avustralyalı savaş gelininin,İngiliz kocalarıyla buluşmaya yaptıkları yolculuğun anlatıldığı ve altı hafta süren bu yolculukta dört gelinin hayatları konu ediliyor.
Klasik bir Jojo Moyes romanı,tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
496 syf.
·10 günde
Daha önce birbirlerini hiç görmemiş dört kadın ve hepsininde tek amacı savaş zamanında kalplerini Avustralya'da konuşlanmış İngiliz askerlerine kaptırmış olmaları. Ve eşlerinin yanına gitmek için bir uçak gemisinde yolculuk etmek zorunda kalıyorlar. Onları bu yolculukta neler bekliyor... çok güzel bir romandı. Yazarın ellerine sağlık..:)))) Keyifli Okumalar :)))
496 syf.
·6/10
kitap başlarda oldukça sıkıcı ilerliyordu ama iyi ki de bırakmamışım çünkü vermek istediği güzel mesajlar vardı baştaki dört karakter olmak üzere hepsinin yaşadıklarından öğrenmemiz gereken güzel mesajlar vardı. başta Francis olmak üzere hepsinin hikayesini beğendim.

Konusu ikinci dünya savaşı sonrasında gençlerin kocalarını bulmak üzere çıktığı yolculuk anlatılıyor. bu yolculukta hissettikleri, hayalleri beklentileri anlatılırken, geçmişlerinden de sıkça bahsediliyor ve bu da karakterleri tanımamızı sağlıyordu.

Dil akıcı, üslup başarılı idi. kitap biraz geç açılsa da açıldıktan sonrasında gitti ve sonunu merak ettirdi. Çok güzeldi mutlaka okunmalı diyemesem bile Jojo Mayes sevenle için hoş bir kitap olduğunu düşünüyorum. Herkese iyi okumalar :)
496 syf.
·8 günde·Puan vermedi
300 sayfayı 6 güne yayip 150 sayfayı tek günde okuyan canlıya emine denir :))
JoJo abla doğrusu başlarda hayal kırıklığına uğradım. Yarım bırakmayıp tamamlamak için bırakmadım kitabı. Lakin son sayfaları güzeldi. Konusu asker eşlerinin deniz yolculuğunda başından geçenler... Açıkçası film olarak güzel bir konu olabilir.
Çok merak ediyorum bu kitabı hemen alacağım
Gözlerimi kapatıyorum şimdi. Dünyanın öteki ucunda seninle yan yana uyanacağım.
Avustralya, 1946. Yüzlerce genç kadın uzun bir yolculuğa çıkmak üzere. Onları İngiltere’de yepyeni bir hayat bekliyor. Nişanlılarına ya da kocalarına kavuşmayı iple çeken bu kadınların tek ortak noktaları, savaş zamanında kalplerini Avustralya’da konuşlanmış İngiliz askerlerine kaptırmış olmaları.On altı yaşındaki çiçeği burnunda gelin Jean, mütevazı bir çiftçinin kıvrak zekâlı kızı Maggie, varlıklı ailesiyle gösteriş yapan Avice ve sessiz, melankolik hemşire Francis… Altı haftalık okyanus serüveninin, hayatlarını sonsuza dek değiştireceğinden ne bu dört kadının ne de gemideki diğer gelinlerin haberi var. Yine de hepsinin gözleri önünde bir gerçek duruyor: Bazen önemli olan varılacak nokta değil yolculuğun kendisidir…
496 syf.
·Puan vermedi
İkinci dünya savaşı sonrasında Avustralya'daki asker eşlerinin kitaptaki tabirle savaş gelinlerinin İngiltere'ye naklini anlatan kitap yaşanmış bir olayı anlatıyor. Çiftçi kızı Magaret,sosyete kızı Avice,16 yaşındaki minik gelin Jean ve ketum hemşire Frances aynı kamaraya düşüyor. Olaylar daha çok bu dördünün çevresinde geçiyor. Jean'ın başına gelen talihsiz olaya ve olayın sonuçlarına ne kadar öfkelenseniz de sonuç ne yazık ki değişmiyor. Sonrasında neler yaşadığını hala çok merak ediyorum. Ona dair birkaç satır daha olabilirdi. En gıcık olduğum tavırları sergileyen Avice'e ohhhh canıma değsin demek isterdim ama suçsuz bir cana kıyamıyorum. içlerinde en hümanist ve iyiliksever olan Margaret. Frances'in sırrı ortaya çıktığındaki tutumuna ve onu sahiplenmesine bayıldım. Ve Frances... ağlamak üzereyken bitti nihayet kitap.
Öyle aman aman duygusal bir kitap değil. Heyecan da pek yok hatta çok durağan idi. Ancak anlatım ve olayların yaşanmış olması mükemmeldi. Bazı yerlerde geçmişle günümüz arasındaki geçişler çok net olmasa da anlatıma ayrı bir tat vermiş. Ben severek okudum. Umarım sizler de okur ve beğenirsiniz. Kitapla kalın.
496 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Yine çok ama çok güzeldi. Özellikle de sonlara doğru kitabın içerisine dalarcasına girdim. Jojo Moyes'un çevrilmiş olan neredeyse tüm kitaplarını okudum. Aralarında ciddi anlamda başlarda en sıkıcı ve boğucu havaya sahip olan kitabı kesinlikle buydu. İlk yarıya kadar karakterlerden ziyade sürekli o zamanın havası ve gelinlerin bindirildiği geminin özellikleriyle kitap o kadar sıkıcı geçiyor ki ne zaman Jojo Moyes'un bildik tadı tekrar ortaya çıkacak diye beklerken yılmak üzereydim. Daha sonrasında kitabın baz aldığı dört gelinin gemide aynı kamarada kalmasıyla nihayet severek okumaya başladım. Karakterlerin geçmişine dönülmesini ve gelin olma maceralarına değinmesini sevdim.
Tabii en çok merak ettiğim Francis karakteri hep sona saklandı. Francis tam anlamıyla mükemmel bir karakterdi. Yazarın ona değiniş şekli ayrı güzel ayrı dokunaklıydı.Yaşadıkları ortaya çıktığında acı bir hüzün esir alıyor insanı. Kitabın son iki yüz sayfası öyle harika gidiyor ki ilk yarıda sıkılmanızı neredeyse unutturacak kadar. Son satırlarını da büyük keyifle bayılarak bitirdim. Yazarın bu kitabı güzel bir sabır istiyor ama emin olun sonrasında hayran kalınası bir hikayeyle önünüze seriliyor. Keyifli okumalar..
496 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitaba başladığınız zaman neler olabileceği hakkında pek de ipucu vermiyor kitap size. Ama ilerledikçe yazarın üslubu ve örgüsü sizi içine çekmeyi başarıyor. Gayet akıcı bir solukta okunabilecek kitap. Tavsiye ederim.
496 syf.
·2 günde·2/10
Merhabalar. Söze nasıl başlasam bilmiyorum. Bu okuyacağınız kitap yorumunu kaç defa sildim baştan yazdım onu da bilmiyorum. Bir süre sonra saymayı bıraktım. Kitabı okudum, okudum ama ben ne okudum ya, dedim kitap bitince. Ne bir duygu hissedebildim ne de başka bir şey. Konusunda sıkıntı yok konusunu kavradım, olaylarıda anladım ama bir şeyler eksikti. Kitabın kalınlığı ile ilgili değil konu, bundan daha kalın kitaplar okudum ve 'niye bittin sen ben sana doyamadım' diye yakındım. Galiba yazarın kalemini sevemedim. Belki de yanlış kitabından okumaya başladım. Çünkü yazar hakkında çok fazla övgüler duydum, okudum. Bende bir merakla kitabını görünce aldım ve okumaya başladım. Kitabın konusu; 1946 yılında Avustralya'lı gelinlerin uzun sürecek olan gemi yolculuğu anlatıyor. Yolculuk yapma nedenleri savaş zamanında aşık olup evlendikleri eşlerine kavuşmaktır. Kitapta ise Jean, Francis, Maggie ve Avice adındaki gelinleri yakından tanıyoruz. Onların geçmişini, umutlarını ve yolculuk sırada başlarına gelen olayları okuyoruz.
Kitap hakkında fazla detaya girmek istemiyorum. Dediğim gibi kitabı sevemedim. Bir süre sonra artık bitsin noktasına geldim. Normal de savaş ve geçmişle ilgili olan kitapları çok severim. Neyse efendim siz eğer Jojo Moyes kalemini seviyorsanız okuyabilirsiniz herkesin zevki farklı okuyor sonuçta.
Sevgiyle kalın. Bir başka kitapta görüşmek üzere.
496 syf.
·10 günde·9/10
Bu kitaba gözüme kalın göründüğü için uzun zamandır başlamıyodum ama açıkcası pişman oldum.Neden daha önce okumadım kii!Tek kelimeyle bayıldım,gerçekten kendi açımdan gönül rahatlığıyla öneririm.Alın,okuyun,okutturun!!
496 syf.
·120 günde·Beğendi·7/10
İnsanların göründükleri kadar aydınlık bir dünyaya ait değilde kapalı kapta yaşıyormuşcasına hissettiren bir kitap. Sonunu merakla bekliyorum...
'Uzun zaman önce zihnimin alt çekmecelerinden birbirine kilitlemiştim onu. Yalnızca fiziksel varlığını değil, bana ifade ettiği her şeyi de. Beni katlanmak zorunda bıraktığı her şey, onunla birlikte kilit altındaydı. Çünkü çok uzun süreler geçene kadar ne yaptığını anlamamıştım. Sayısız açıdan, onun başıma gelen hem en iyi hem de en kötü şey olduğunu fark etmemiştim.'

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Ship of Brides
Baskı tarihi:
28 Ekim 2014
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780143126478
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Ship of Brides
Dil:
İngilizce
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Books
Baskılar:
Üstümüzde Gökyüzü Altımızda Deniz
The Ship of Brides
From the New York Times bestselling author of Me Before You and One Plus One, a post-WWII story of the war brides who crossed the seas by the thousands to face their unknown futures

1946. World War II has ended and all over the world, young women are beginning to fulfill the promises made to the men they wed in wartime.

In Sydney, Australia, four women join 650 other war brides on an extraordinary voyage to England—aboard HMS Victoria, which still carries not just arms and aircraft but a thousand naval officers. Rules are strictly enforced, from the aircraft carrier’s captain down to the lowliest young deckhand. But the men and the brides will find their lives intertwined despite the Navy’s ironclad sanctions. And for Frances Mackenzie, the complicated young woman whose past comes back to haunt her far from home, the journey will change her life in ways she never could have predicted—forever.

Kitabı okuyanlar 212 okur

  • Nur-AL

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%1.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0