Toplu Oyunlar

Adalet Ağaoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
19 sa. 55 dk.
Sayfa Sayısı:
703
Basım Tarihi:
Nisan 2019
İlk Yayın Tarihi:
1996
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051853727
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Aydının Soyutlanmışlığı
9/10
·703 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 10:13
Adalet Ağaoğlu’nu rahatsız eden; her fırsatta romanlarına, öykülerine, tiyatrolarına yansıyan bir durum var: Fildişi kulesinde aydın. İşçisinden, çiftçisinden kopuk ama sosyalist (!) bir aydın... Toplumun sorunlarına ve çürümüşlüğüne yüzeysel yorumlar getirerek düzen siyasetinin içinde boğulan, bireyci aydınlar... Yazarın oyunlarında genellikle karakterler iki zıt tarafı temsil ediyor. Tüm karakterlerin toplumda ayrı bir yeri var ve bu da “sınıf” gerçeğini hiç olmadığı kadar yalınlıkla önümüze çıkarıyor. Adalet Ağaoğlu okuyucuyu rahatsız etmek istiyor. Karakterlerin bunalmışlıklarını, kapana kısılmışlıklarını her daim diri tutuyor. Ardından sahneye bu dünyadan değilmişçesine giren; işçilerin etini, kemiğini, kanını, terini giysilerinde taşıyan bir burjuva giriyor. İki sınıfın çatışması yoğunlukla hissediliyor. Bu burjuva karakterimiz yeri geliyor duyarsız ve tepeden tırnağa kapitalist özellikleri bünyesinde taşıyan, oldukça uç bir karakter olarak karşımıza çıkıyor yeri geliyor bir aydın olarak. Yazarın kendisiyle çatışma içinde olduğunu hissediyoruz. İçinden çıkamadığı “aydın” kalıbını yıkmak istiyor, kendisini suçluyor. Bunun en ağır eleştirisini karakterlerinde okuyor, görüyoruz. “Mesela, okumuş yazmış, geliri geçimi yerinde bir grubu alalım ele; hadi bunlara ‘burjuva sınıfı’ diyelim. İşte onlar, yine zamanımızın düşünürlerinden birinin dediği gibi, onlar ‘kendi içlerinde özgürdürler’, amaaa benim duyarlı yavrucuğum, kendi varlıkları üstüne bir fikirleri olduğu için değil, bu varlıklarını dışardan belirleyen şartlara tamamen kör ve sağır kaldıkları için...” (s. 503) Yazar aynı zamanda kadın haklarının sınıfsal bağlamından koparılıp bireye indirgenmesini “Çatıdaki Çatlak” isimli oyunuyla ortaya koyuyor. Yarı-aydın bir karakter olan Hale, Kadınları Kalkındırma
Edebiyat
Toplu OyunlarAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 201911 okunma
Puan vermedi·703 syf.·
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Kozalar oyununun epik ve absürd tiyatro özelliklerini hesaba katarak sahneye konma biçimini, içeriğini, neyi amaçladığını, karakter ve mekân kurgusu üzerinden kısa bir analiz. Adalet Ağaoğlu tarafından kaleme alınan tiyatro metni “Kozalar” absürt ve epik tiyatronun özelliklerini yapısında bulunduran tek perdeden oluşan bir oyundur. Dolayısıyla göstermeci unsurlardan faydalanan oyun, metin boyunca sahnede sergilenenlerin bir oyun olduğunu farklı farklı şekillerde hissettirir. Kişilerin belirli isimlere sahip olmaması Marksist ideolojiden ilham alan epik tiyatronun amacına hizmet etmektedir. Böylece kişilerin bir tip olduğu ve belirli bir kesimi sembolize ettikleri anlaşılabilir. Tipler ise absürt tiyatrodan beslenmiş olup doğallığından, gerçek yaşantısından ve ilişkilerinden arındırılıp yapay bir ortam içerisine sokulmuş “kitle insanı” özelliklerini taşır. Sahnelenme şekli bakımından oldukça grotesk tiplerden oluşan oyun, ismi ve kim olduğu belli olmayan orta tabakaya ait 3 kadının aşırı ve gerçeklikten uzak olan konuşmaları çevresinde şekillenmektedir. Olayların geçtiği mekân eserin ismiyle bağdaştırılabilecek şekilde manidardır. Mekân tasviri ise evin içinde kapalı olacak şekilde dış dünyayla bağlantısı kesilmiş kapıların çift kilitle kilitlendiği, zevksiz ve gösterişli eşyaların oluşturduğu kalabalığa eşlik eden kanarya şakırdaması ile kafesi anımsatan, havasız ve agorafobik yanılsamalar ile harmanlanan bir ev portresi olarak izleyiciyle buluşuyor. Kapalı bir kutu olarak tasvir edilen bu izole evin dışarısıyla yegâne bağlantısı seslerdir. Dışardan gelen uçak, makineli tüfek ve marş sesleri ev dışında kaotik bir ortamın bulunduğuna işaret etmektedir. Sesler ve seslerin şiddetine göre oyun boyunca ritim ve heyecan değişiyor olsa da oyun ortalarından sonuna doğru bu
Toplu OyunlarAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 201911 okunma
6/10
·703 syf.··
2023 16. kitabı
Öncelikle tarz olarak Memet Baydur gibi tiyatronun imkanlarını genişleten, yeni alanlar üreten, zorlayan, çabalayan bir duruşu vardı.Memet Baydur bu işi harika bir dil işçiliğiyle ve anlatım ustalığıyla yaparken Adalet Ağaoğlu'nda bu meziyetleri göremedim.Yazdığı tiyatro oyunlarındaki metinlerin altı güzel doldurulmuş ama metinler kuru ve bazen de boğaza takılır cinstendi.Romancı kimliği oyunlarına sızım sızım sızmış.Tiyatronun olanakları var iken bazı kısımlarda romana dayanması ve üslupla devam etmesi tiyatroyu çok araya karıştırmasa mıydı derdirtiyor(Özellikle "Çatıdaki Çatlak" ve "Kendini Yazan Şarkı" adlı oyunları). Kitabın sonuna eklenmiş radyo oyunları beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.Kalitenin bir enkaza uğradığı bu oyunlar yeşilçam filmi tadında aşklardan, konuşmalardan, metinlerden oluşuyordu. Tüm bunlara rağmen Adalet Ağaoğlu'nun başta değindiğim yolda üretimler yapıp tiyatrodaki sınırları ve imkanları zorlayıp genişletmesi ile tiyatromuza yenilikler getirmesi yadsınamaz.Özellikle "Koza", "Sınırda" ve "Duvar Öyküsü" adlı oyunları bunlara güzel bir örnek sayılabilir olduğunu düşünüyorum. Memet Baydur Tiyatro Oyunları Adalet Ağaoğlu
Tiyatro
Toplu OyunlarAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 201911 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Adalet AğaoğluYazar · 50 kitap
Adalet Ağaoğlu (d. Nallıhan, Ankara 1929) romanlarıyla ünlü Türk yazar. 20. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli romancılarından biridir. Türkiye'nin değişik dönemlerini ve bu dönemlerin insan hayatlarına etkisini inceleyen eserler vermiştir. Romanları dışında hikaye, oyun, deneme, anı türünde eserler verir. 13 Ekim 1929'da Nallıhan'da dünyaya geldi. Babası, kumaş tüccarı Hafız Mustafa Sümer'dir. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır. Kardeşleri Dr. Cazip Sümer (1925-1975), oyun yazarı, oyuncu Güner Sümer (1936-1977) ve işadamı Ayhan Sümer (1930)'dir. İlköğrenimini Nallıhan'da tamamladıktan sonra 1938'de ailesi ile birlikte Ankara'ya yerleşti[2] . Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Edebiyata ilgisi lise yaşamında şiirlerle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi. İlk defa 1946'da Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yayımlayarak yazarlığa başladı. 1948-50 arasında Kaynak Dergisi'nde şiirleri yayımlandı. 1951-1970 yılları arasında TRT’de çeşitli görevlerde bulundu. Ankara Radyosu'nda göreve başladığı yıl ilk radyo oyunu olan "Aşk Şarkısı'nı" yazdı. Raddyo'da görev yaparken tiyatro oyuncusu ve yönetmen dört arkadaşı (Kartal Tibet, Üner İlsever, Çetin Köroğlu, Nur Sabuncu) ile birlikte Ankara'nın ilk özel tiyatrosu olan "Meydan Sahnesi"'ni kurdu[1]. Meydan Sahne Dergisi'ni çıkardı. 1953 yılında tiyatro konusunda görgü ve bilgisin arttırmak üzere Paris'e gitti[1]. 1953'te Sevim Uzungören'le birlikte yazdığı "Bir Piyes Yazalım" tiyatro oyunu aynı yıl Ankara'da sahnelendi. 1954 yılında mühendis Halim Ağaoğlu ile evlenen sanatçı, ilk romanını yazana kadar oyun yazarlığını sürdürdü. Üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen oyun yazarlarından oldu. TRT'nin özerkliğine el konulması gerekçesiyle TRT Radyo Dairesi Başkanlığı'ndan 1970 'te istifa eden sanatçı o tarihten bu yana yazarlıktan başka bir işle uğraşmadı. Edebiyat yaşamının bazı dönemlerinde "Remüs Tealada" ve "Parker Quinck" gibi takma adlar kullanmıştır. İlk romanı Ölmeye Yatmak, 1973'te yayımlandı. Bu ilk romanından itibaren tüm eserleri yoğun tartışmalara konu oldu. Ölmeye Yatmak, daha sonra yazdığı Bir Düğün Gecesi(1979) ve Hayır (1989) adlı romanlarla bir üçleme oluşturdu ve birçok ödül kazandı. Bir Düğün Gecesi ve Hayır romanları yayınlanır yayınlanmaz, ikinci romanı olan Fikrimin İnce Gülü, dördüncü basımında toplatıldı[3]. "Fikrimin İnce Gülü" romanı hakkında, "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif (küçük düşürmek)" suçlamasıyla hakkında 1981 yılında dava açılan Ağaoğlu, iki yıl süren davanın ardından aklandı. "Düğün Gecesi" ise soruşturma aşamasında kaldı[4]. Dönemin üç önemli roman ödülüne layık görülmüş olan Bir Düğün Gecesi adlı roman için ayrıca Aldous Huxley'den aşırma olduğu suçlaması ortaya atıldı ve uzun tartışmalara sebep oldu. Öykü kitapları, denemeler, anı-roman türünde eserler de yayımlayan Ağaoğlu 1991 yılında Çok Uzak Fazla Yakın'la oyun yazarlığına döndü. 1983 yılından beri İstanbul'da yaşayan Ağaoğlu, halen yazmayı sürdürüyor. Adalet Ağaoğlu'ile ilgili yazıları bir araya getiren arşiv eşi Halim Ağaoğlu tarafından hazırlanmış ve 2003'te Adalet Ağaoğlu'nun yazarlığının 55. yılı anısına Herkes Kendi Kitabının İçini Tanır adı ile basıldı. 1996'da ciddi bir trafik kazası geçiren ve iki yıl hastande yatan Adalet Ağaoğlu[6] için Can Yücel'insöylediği "Sen Türkiye'nin en güzel kazasısın" sözü [kaynak belirtilmeli], Feridun Andaç'ın Adalet Ağaoğlu ile yaptığı nehir söyleşi tarzında bir kitabın adı oldu. Kitap, 2006'da basıldı. Ağaoğlu, 1986'da kurulan İnsan Hakları Derneği'nin kurucuları arasında yer almış ancak Temmuz 2005'de İHD'nin tek yanlı ırkçı-milliyetçi bir tutum takındığını belirterek ve "PKK yanlısı politika izliyorlar" diyerek istifa etti. Son olarak Ermenilerden özür dileme kampanyasına katılmıştır. Eserleri Tiyatro ve Radyo Oyunları Yaşamak - 1955 Evcilik Oyunu - 1964 Sınırlarda Aşk - 1965 Çatıdaki Çatlak - 1965 Tombala - 1967 Çatıdaki Çatlak 1967 Sınırlarda Aşk-Kış-Barış 1970 Üç Oyun: Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar 1973 Kendini Yazan Şarkı 1976 Çok Uzak - Fazla Yakın 1991 Duvar Öyküsü - Çocuklar ve Büyükler için Müzikli Danslı Oyun 1992 Çağımızın Tellalı 2011 Roman Ölmeye Yatmak 1973 Fikrimin İnce Gülü 1976 Bir Düğün Gecesi 1979 Yazsonu 1980 Üç Beş Kişi 1984 Hayır... 1987 Ruh Üşümesi 1991 Romantik Bir Viyana Yazı 1993 Öykü Yüksek Gerilim (1974) Sessizliğin İlk Sesi 1978 Hadi Gidelim 1982 Hayatı Savunma Biçimleri 1997 Deneme Geçerken 1986 Karşılaşmalar 1993 Başka Karşılaşmalar 1996 Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar 2002 Yeni Karşılaşmalar 2011 Mektup [değiştir] Mektuplaşmalar (Mehmet Baydur ile birlikte) 2005 Anı Göç Temizliği 1985 Gece Hayatım 1991 Günlük - Günce [değiştir] Damla Damla Günler 2004 Damla Damla Günler I-II-III 2007 Ödülleri 1974- TDK Tiyatro Ödülü 1975- Sait Faik Hikaye Armağanı, Yüksek Gerilim ile 1979- Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile 1980- Orhan Kemal Roman Armağanı Bir Düğün Gecesi ile 1980- Madaralı Roman Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile 1991- Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü, Çok Uzak Çok Yakın ile 1997- Aydın Doğan Roman Ödülü, Romantik Bir Viyana Yazı ile