Dünya edebiyatı için Big Bang etkisi yapan ve Modern edebiyata yeni yazım teknikeri getiren okunması en zor kitaplar listesinde hep en üst sıradaki kitabı bitirdim sonunda.Konusu zaten birçoğumuzun bildiği gibi Leapold Bloom ve
Stephan Dedalus isimli 2 arkadaşın Dublinde geçirdikleri sıradan bir gün.Durmadan batı medeniyetinin köklerine,yani Antik Yunana ve Hristiyanlığa göndermeler, taşlamalar, eleştiriler bulunuyor .Konusu oldukça önemsiz çünkü "neyi" anlattığıyla değil "Nasıl" anlattığıyla öne çıkan bir eser Ulysses. Bildiğim kadarıyla bilinç akışı tekniğinin romandaki ilk kullanımlarından birisi bu kitapta, yine kitabın içinde oldukça fazla esere, gerçek hayatta yaşamış yazarlara, yazarın arkadaslarına, kurumlara doğrudan ve dolaylı olarak göndermeler var.Sonradan JJ den ilhamla Oğuz Atay'ın da (bence çok daha güzel olarak) kullandığı meşhur noktalama işaretsiz bilinç akışı bölümü'de ilk olarak bu romanda ortaya çıkıyor.Bütün bunlar aslında son okuyucu için gereksiz bilgiler, önemli olan kitabın bize verdiği zevk. İşte bu noktada maalesef 2024 yılında Türkiye'de yaşayan birisi için anlamsız bir kitap olduğunu söylemeliyim.Kitap kültürel göndermelerde kelime oyunlarıyla dolu ve siz bunları dipnotlardan okusanız bile bir "Dublinli" gibi hissedemiyorsunuz doğal olarak.Okuyacak başka kitapalriniz varsa onları okuyun, ortamlarda hava atmak için sırf okudum denebilmek için abartilan bir eser.Karaterleri fazla çocuksu ve cıvık(belki de trajediyi eleştirmek içindir)Özelliile bir diğer Modern klasik olan Kayıp Zamanın İzinde serisiyle karşılaştırılması bile abes bence.Zaten okuduklarimdan öğrendiğim birşey var eğer bir yazar, bir eser herkes tarafından aynı, kalıp, kopya cümlelerle örülüyor veya yeriliyorsa o eserden uzak durmak gerek çünkü sürü psikolojisiyle yorumlanan
UlyssesJames Joyce · Kafka Kitap · 20191,462 okunma
Muhteşem bir kitap...fakat okuması gerçekten emek istiyor. Aslında zor değil fakat genel olarak alışılmışın dışında. Daha anlaşılır olması ve yarıda bırakılmaması için nacizane tavsiyem yavaş okunması (hiç acele etmeden belki günde 2 3 sayfa) ve zorlanılan yerlerde yüksek sesle okunması. Yardımcı kitaplara ve makalelere de başvurmak bu zorluğu epey azaltır diye düşünüyorum
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
Bu kitabı okuyana karşı ayrı bir hayranlığım olduğunu belirtmek isterim okuyacaklarım arasında ilk 5 te okumak istiyenlere önerim kitabın yky çıkan ulysses sözlüğünüde almaları..
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine karakter incelemesinden bölümlerin tek tek incelemesine kadar dinlemek istiyorum diyenlere gelsin:
youtube.com/...H7zx6Tmq0UwH...
Çeviri Notu: Bu kitabın dilimizdeki üç çevirisinin de karşılaştırması için:
#65736771#43529206 Başlattığım etkinlik vasıtasıyla yeniden okumaya başladığım bu güzelim romanı kendi kendime bayram hediyesi olarak verip tam 44 günde bitirdim. YKY Baskısının Nevzat Erkmen çevirisinden çıktıktan sonra Norgunk baskısının Armağan Ekici çevirisiyle adeta oh be dünya varmış diyorsunuz.
Gelelim güzeller güzeli kitabımıza. Romanı, ikinci kez okuyuşla bir kez daha hayran kaldım. Fuat Sevimay çevirisi de basılsın, onu da ilk fırsatta alır ve okurum bana mısın demeden. Bu kitabı okumayanlar ve okumayı düşünenler için söylüyorum; Joyce'un şaheserinin bir eşi benzeri daha yok. Kitap 3 ana bölümden ve 18 alt bölümden oluşur. Okur, her bir bölümde farklı bir anlatım biçimiyle karşılaşır. Joyce, kitabında anlatacaklarından çok nasıl anlatacağına odaklanmış ve başka hiçbir kitapta yapılmadığı kadar çeşitli biçim denemelerinde bulunmuştur. Biçim denemeleri diyorum çünkü gerçekten bu kitabın bölümleri, okuru yorma, zorlama, aklıyla alay etme ve yazarın da kendiyle alay etme deneylerinin yapıldığı bir tür laboratuvar sahası. (Ne demek istediğimi anlamak için #46203648 ileti çeviri karşılaştırmalarına bakabilirsiniz)
Tamam anladık, anlatım biçimlerine odaklanmış da bu adam hiç mi bir şey anlatmamış deyişinizi duyabiliyor kulaklarım. Anlatmış, anlatmış ama hep satır aralarında. Hem de çok şey anlatmış fakat anlattıklarına odaklanmaya kalkarsanız kitap sizi çiğ çiğ yer, kemiğinizi sıyırır atar. Çünkü o kadar
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine karakter incelemesinden bölümlerin tek tek incelemesine kadar dinlemek istiyorum diyenlere gelsin:
youtube.com/playlist?list=P...
Çeviri Notu: Bu kitabın dilimizdeki üç çevirisinin de karşılaştırması için:
#65736771
Benim için 72 gün süren okuma macerasının adıdır Ulysses. Bu kitabı okuyacaklar diğer tüm okudukları kitapları hafızasından silsin çünkü karşılaşacakları şey bir roman, bir edebiyat eseri değil sadece bir macera. Peki ben bunları yazarak ne demek istiyorum, hadi başlayalım şu incelemeye.
Ulysses, daha ilk başlangıçtan son noktaya kadar okuru bir maceradan başka bir maceraya sürükleyen, kimi zaman dalgadan dalgaya savuran, kimi zaman çölleri geçirtip susuz bırakan, kimi zaman karşına Çin Seddi çıkaran ve kimi zamanda zifri karanlık dehlizlerde okuru tek başına bırakan roman, destan, efsane, türüne artık her ne derseniz o olan kitap.
Siz bir yazarın kendini ölümsüz kılmak için anlaşılmaz kıldığına şahit oldunuz mu? Joyce kitabı için "İçine o kadar çok bilmece-bulmaca ve zekâ oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar, insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur” der. Bu kitap, ölümsüzlüğün destanıdır, taklit edilmesi imkansız, ne anlattığından çok nasıl anlattığına odaklı bir şaheser.
Peki Ulysses ne anlatıyor? El cevap: Hiçbir şey. Hiçbir şey anlatmayan kitap mı olur sorunuzu anlayabiliyorum. Ama cidden hiçbir şey anlatmıyor Ulysses, daha doğrusu yazarının böyle bir derdi yok. Anlatılan sadece Dublin'de geçen 18 saatlik zaman dilimidir. Ana karakterleri Stephan Dedalus, Leopold Bloom ve daha bir sürü yan karakter. Joyce, 22 yaşında yazdığı ilk kitabı olan Dublinliler'de yer alan
İkinci okuyuşum ama bir İrlanda edebiyatı uzmanı ya da Joyce uzmanı olmadan kaç defa okursak okuyalım her zaman bir şeyler eksik kalacak. Bu kitabı okuyanlar ve okumayanlar diye dünya ikiye ayrılıyor diye bir yazı okuyunca tarafımı seçmeye karar vermiştim. Bir de Türkçe ye ilk çevrildiğinde Yaşar Kemal’in Ulysses çevrilsin bütün işimi gücümü bırakıp bu kitabı okuyacağım söylemi beni etkilemişti. Hayranı olduğum bir diğer yazar Henry Miller’da bu kitabın bazı bölümlerinin sadece tuvalette okunması gerekiyor demesi de bana Ulysses’i okumam gerektiğini hissettirdi. Bu kitap için en önemli tespit Joyce’un bu eseri ile eleştirmen ve yorumculardan intikam aldığıdır. Durun siz bu kitabı yazayım da yıllarca birbirinize düşün demiştir sanki. Peki kitabı tavsiye ediyor muyum ? Bilmiyorum. Harika bir Hint yemeğinden sonra ağır bir zehirlenme geçirmek gibi bu kitap. Hem lezzetli hem de çok ızdırap verici. Canınız tatlıysa okumayın.
UlyssesJames Joyce · Yapı Kredi Yayınları · 20251,462 okunma