Romantik peri masalı tadında bir uzun öykü. İlk kez 1811 yılında bir dergide ve sonrasında kitap olarak yayınlanmış. Eserin oluşumunda birçok mitolojik figür ile hikayeden etkilenilmiş. Bunlar Melusina, Tuna kızı gibi efsaneler. Ayrıca Fouqué, 16. yüzyılda ünlü bir doktor, simyacı ve doğa filozofu olan Paracelcus’un bir yazısından açıkça etkileniyor. Paracelcus’a göre doğadaki dört element birer ruha sahip ve su elementinden olanlara Undine deniliyor.
Undine, güzeller güzeli bir su perisi. Bir ruha sahip olabilmesinin tek yolu bir ölümlüyle evlenmesidir. Anlaşmaya göre sevgilisinin ona ömrü boyunca sadık kalması gerekli. Kurgu bir şövalyeyle bir su perisinin etrafında dönüyor. İki ana karakter doğaüstü güçlerin müdahalesiyle bir araya getiriliyor. Sonrasına dair neler olacağı kehanet dahi ediliyor. Yani bir noktada neler olacağını artık biliyorsunuz.
Anlatım sürükleyici, doğaüstülükleri okumak zevkli. İnsanın bilinmeyene korkusu fark ediliyor. Undine karakterinin değişimi epey fazla ama her zaman iyi huylu biri olduğu aşikar. Hikayenin dini bir boyutu da mevcut. Undine pagan ismi deniliyor, çocukken vaftiz edilip edilmediği sorusundan bahsediliyor. Yine de Undine tanrıya farklı şekillerde de olsa inandığını ve onu bildiğini belirtiyor.
Masalsı, hüzünlü ama yine de okuması zevkli bir hikayeydi. Yazarın anlatımı gerçekten etkileyici. Bu ikinci okuyuşumdu.
İncelememi daha önceden alttaki sitede yapmıştım.
forum.kayiprihtim.com/t/hangi-kitabi-...
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
Şövalye Huldbrand Von Rinstetten, dinlenmek için göl kenarındaki bir balıkçı kulübesine gider. "Issız orman" denilen ve lanetli kabul edilen bir ormanın hemen önünde olan kulübede yaşlı balıkçı yaşlı karısıyla ve Undine adında henüz 18'ine girmemiş çok güzel bir evlatlıkla yaşamaktadır. Undine çiftin kulübesine yoktan var olmuşçasına gelmiştir. Geldiği yer hakkında bilgi veremez. Ve yaşlı çift onu kızları gibi yetiştirir. Şövalye den ıssız ormanda ne yaşadığını anlatmasını isteyen undine, ailesinden itiraz yiyince ormana kaçar. Şövalye de onu bulduğunda öpücüklere boğar (neeee) wtf eski zamanlarda ne iyiymiş ya 5 dakika sonra aşk . Neyse çok geçmeden aynı adaya düşen bir rahip bu ikisini evlendirir. Adada mahsur kalan 5 kişi undine'ın onları hapsedip anakaradan ayıran amcası nehir ile konuşmasından sonra tekrar anakaraya gidecek hale gelir. Şövalye ile undine şövalyenin şatosuna giderler. Tabii eskinin gölgesi çok şaşırtıcı bir şekilde ortaya çıkacak ve iki sevgiliyi ayrılığa sürükleyecektir.
Yazım anlatım çok güzeldi adeta masal okur gibiydim. Başlarda undine aşırı sinir bozucuysa da daha sonra yaşadıklarına aşırı sinirlendim ve üzüldüm. Ayrıca aşırı salak bir kız şövalyen başka kızla gönül eğlendirecek sen seni korumak isteyen amcana her yolu tıkayacak bir de o kıza mücevher hediye edeceksin. Bu nasıl aptallıktır yaa. Ben olsam bırakırdım kocam sular altında kalsın. İntikam sonunda alındı mı alındı ama bu kadar hüzünlenmeye gerek yoktu valla bırakırdım amcam boğsun. Neyse güzel hikayeyedi. Sakın undine gibi saçma salak aşık olmayın
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
Kendi eliyle sevdiğini öldürdükten sonra "Onu hiç acı çekmeden, aşkla öperek öldürdüm." deyişini unutmam. Sevgili Undine, öyle etkilendim ki senden. Resmini çizmiştim geçenlerde.
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
Gotik romantik bir hikaye. Su perisi ve şövalyenin aşkı. Birbirlerine söz verirler ve evlenirler. Fakat şovalye bu söze sadik kalmazsa büyü bozulur. Devami icin kitabi okuyalim :)
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
Kitap çok hızlı bir şekilde ilerliyor ve bu durum insanın kitabı okuma isteğini arttırıyor. Undine o kadar asil bir karakter ki içinde bulunduğu ihanete rağmen hiçbir kötülük yapmıyor. Kitap herkes tarafından okunmalı. İnsanda değişik duygular meydana getiriyor.
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
İki asır önce yazılmış olan bu kitap içerisinde aşk, nefret ve ihaneti işleyen güzel bir peri masalıydı. Tek solukta bitirmek yerine iki güne yaymayı tercih ettim. Zira böyle güzel hikayeleri hemen bitirip kenara bırakmak insanın içine pek sinmiyor.
Masalın içeriğine kısa bir biçinde değinecek olursak:
İnsanlardan uzakta yaşayan dindar bir çift, kendinelerine verilmiş en büyük hediye olan kızlarını kaybederler. Kızlarının nehire düştüğünden şüphe ederler ve bütün uğraşları karşısında kızlarının ölü veya dirisine ulaşamazlar. Uzun zamanlar geçmesine rağmen yas tutan aile bir gün evlerinin kapısına küçük bir kız çocuğunun geldiğini görürler ve bu kızı evlatlık edinirler. Tabi küçük kızımız bir su perisidir. Kendisi su krallığındaki isminin Undine olduğunu söyler ve böylelikle kitabımızın ismine hayat verir. Kitabın yazılma zamanına bakıcak olursak doğaüstücülük ozamanlar yeni popüler olmaya başlayan bir akımdı. Undine bu akıma öncülük eden hikayelerden biridir.
Undine, ilk olarak 16. yüzyıl ortalarında simyacı Paracelsus tarafından su elementini temsil eden bir figür olarak Antik Yunan'ın nymphalarıyla birlikte kolektif hayal gücü mikrotarihimizde yerini alır. Suyun dişil addedilegelmiş doğasında hayat bulan superileri olarak Undine'lerin kurgusal çevrime katılması ise 19. yüzyılda Alman romantik Friedrich de la Motte Fouqué kalemiyle gerçekleşir. Suyun belirsizliklerden müteşekkil doğasına kenetli, kendilerine ait ruhları olmayan Undine'lerden biridir Fouqué'nin Undine'i. Parlak zırhlıları ve haşmetli atları ile ataerkinin kadim mirasçıları olan şövalyelerin cirit attığı topraklarda gizemin, bilinmeyenin, korkulanın ta kendisidir Undine. Eril zihnin tahakküm sınırlarının ötesinde hareket edebilen o tuhaf kadınlardan biri. Ancak ve ancak aşık olup evlenince bir "ruha" kavuşma dayatmasıyla kendi doğasında paryalaştırılan kendine ait bir kadın. Fouqué bize ateş başında dinlenecek o masallardan birini anlatır; gizemli ormanlar, söz dinlemez nehirler, korku dolu göller vardır dünyasında. Masalı dinledikçe ateşin sıcaklığı ruhunuzu kemirir, o ateştir bu, cadıların peşindeki o vahşi buyurgan ateş. Ve döner sayfalar, takvim yaprakları bir bir düşer, tarihler 1961'i gösterirken Ingeborg Bachmann, Undine'nin doğduğu topraklardaki o saldırgan kıvılcımları mürekkebi ile söndürüverir. Undine Gidiyor öyküsünü yaratır: Canavarlar diye haykırır ona ruh "bağışlayacak" tüm Hans'lara. Her harfle Undine'i koparır zincirlerinden, nesneleştirilen kadını özneye çevirir. Bachmann'ın yapısökümü yıllar sonra yönetmen Christian Petzold'un Undine'sine de hayat verir. Modern zamanların Undine'i, yine aynı topraklarda, Berlin'de bir tarihçi olarak reenkarne olmaktadır. Petzold bize doyasıya aşık olan, kendini gerçekleştirebilen ve nihayetinde
Undine superilerine verilen isimmiş. Ruhları olmayan , doğadaki elementlerden oluşmuş varlıklar . Öldükten sonra arkalarında iz bırakmadan kaybolurlar. Ruhu olan insanlar gibi değillerdir. Ona çok aşık olan bir erkek ile evlenince ruha kavuşturmuş undineler ...
Issız bir göl kenarında yaşayan yaşlı karı koca küçük bir kız çocuğu bulurlar ve onu kaybolan kızlarının yerine koyup büyütürler . Çok güzel ve ele avuca sığmayan bir kızdır Undine .
Şövalye Huldbrand dinlenmek için bu yaşlı karı kocanın evine gelir. Hızlı bir şekilde bu kıza aşık olur Hulbrand , yolu buraya düşen bir rahip tarafından da hızlıca evlendirilirler. Her şey peri masalı gibi ilerliyor görünüyor bu gotik ve fantastik öyküde. Ancak her şey göründüğü gibi değil maalesef. Tekinsiz orman , her zaman peşlerinde olan su soyundan bir amca , ruha kavuştuktan sonra daha naif hale gelen Undine , kıskanç bir kadın, davranışları değişen bir koca ... Okurken Undine 'ye hem kızdım hem de çok üzüldüm. Kitap boyunca kötü olarak bahsettiği amcası sonuna kadar haklıydı bence. Aşk tarafından gözleri kör olan Undine gerçekleri görmedi ya da görmek istemedi. Sonunda intikam alınmış olsa da o aşamaya gelmeden Undine önem alamaz mıydı?? Tabii ki alabilirdi ancak o almamayı, kocasına güvenmeyi seçti... Hak etmeyen insanlara hak etmedikleri değeri vermeyelim
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
Hüzünlü bir kitap. Ne kadar kısa olsa da o ağır hüznü iliklerinize kadar hissettiriyor. Bir insan, ruhuna onun sayesinde kavuştuğu kişinin ihaneti karşısında ne yapar ? Undine sadece sevdi, sonuna kadar...
Gotik edebiyatına oldukça fazla ilgim var ve doğaüstü hikayeleri fazlasıyla seviyorum...
Bu kitap muhteşem anlatımıyla elinizden bırakmadan okunacak bir hikaye barındırıyor. Bir masal diyebilirsinz belki okuduğunuzda ama sevginin yüceliği çok güzel işlenmiş...
Dönemin yazarlarının anlatımı bugünkü yazarlardan oldukça farklı ve şiirsel, nezaket ve ince düşüncelerle dolu konuşmalar gerçek edebiyatın bu dönemde yapıldığını gözler önüne seriyor...
Ormanların gölün suların güzelliği kasveti ve korku salışı apayrı bir güzellikle anlatılıyor ve gotiğin güzel örneklerinden birini oluşturuyor...
İçeriğinde çok fazla korku barındırmamakla beraber daha romantik bir kitap diyebilirim ama öyküsüne hayran kalacaksınız, sonu ise apayrı bir hüzün içeriyor ki beni gerçekten etkiledi...
Türü sevenlerin kesinlikle okumasını tavsiye ederim ve bu türe ait önerileriniz varsa seve seve alırım...
İyi okumalar.....
UndineFriedrich de la Motte Fouque · Can Yayınları · 2011191 okunma
1777’de Norman kökenli, Fransız Protestanı mülteci bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. 1794’te Weimar dükünün muhafız alayında sancaktar olarak görev yaptı; aynı yıl Fransa’ya karşı ilk ittifak içinde savaşa katıldı. 1797’de İngiliz dili öğrenimi görmeye başladı. Erken dönem romantik hareketle ilk kez bu dönemde karşılaştı. İzleyen yıllar, Fouqué’nin aralarında E.T.A. Hoffmann gibi ünlü isimlerin bulunduğu romantik çevreye eklemlendiği yıllardır. 1804’te Pellegrin takma adıyla yazdığı Dramatische Spiele (Oyunlar) yayımlandı. Bu tarihten sonra Fouqué, peş peşe eser vermeye başladı ve popülerlik kazandı. Eserlerinde Nordik mitoloji, Ortaçağ efsaneleri, şövalyelik ve kahramanlık gibi Romantik dönemin en sevdiği konuları işledi. 1809’da yazdığı Undine, 1812’de E.T.A. Hoffmann tarafından Undine Operası adıyla bestelendi. 1820’ den sonra Fouqué’nin popülerliği gitgide azaldı ve mistisizme yöneldi. 1843’te Berlin’de öldü.