Kitap aynı ismi taşıyan iki çocuğun hayatlarının esrarengiz kesişmelerini anlatıyor. Birisi henüz kimliğini bulamamış homoseksüel bir genç; diğeri ise ailesi, arkadaşları ile sürekli çıkmazlara giren bir genç. Kitabı yazarına güvenerek almıştım ki John Green kalemini sevdiğim bir yazardı erken ergenlik yıllarımda. Karantina döneminde biraz rahatlamak için okudum ama sanırım artık edebi olarak tatmine ulaştırmıyor.
hakkında yazılan olumsuz yorumlar beni çok şaşırtıyor. Bir çırpıda yarıladım. hiç sıkılmadım okurken. dünyada herkesin mutlu olmadığı ama mutluluğu ve sevgiyi sürekli aradığını gençlerin dilinden anlatıyor.
Evet yine giriş cümlesi bulamadığım bir kitap yorumu.
İlk öncelikle bu kadar alıntı yaptığım ve çok sevdiğimi söylediğim bir kitaba incelemeyi böyle geç yazmamın nedeni sanırım çok değil de sadece sevdiğime karar vermiş oluşum.
Peki neden öyle oldu diye soracak olursanız basit. Son sayfalarda Tıfıl’ın yaptığı şeyler ve Tıfıl ve Öteki Will Grayson’ın ilişkisi.
Bu kitabı gerçekten uzun zamandır almak istiyordum çünkü Kitapyurdun da iç sayfalara göz at butonuna tıklayarak birkaç sayfasını en az 78974945 kez okumuşumdur ve ne kadar okursam okuyayım hep gülmüşümdür. Ve sonunda aldım işte.
Başlarda gerçekten aşırı eğleniyordum, kahkaha atıyordum. Bazı yerlerde anırıyordum falan hatta. Ama her şey İki Will karşılaştıktan sonrasına kadardı. Şimdi size oraya kadar yaşananları ve genel olarak kitabı anlatacağım.
Şimdi bizim en başında Will Grayson adında bir karakterimiz var. Ve bu karakterinde hayatına koyduğu iki önemli ve tek kuralı var. 1. Çok umursama. 2. Sus. Ve birde bu karakterin arkadaşı olarak gösterilebilecek Tıfıl adında bu iki kuralına uymamaya dair sanki yemin etmiş gibi davranan tek ve en yakın arkadaşı birde EHB’den (EHB = Eşcinsel Hetero Birliği) Jane ve Gary var.
Ayrıca o aralar Tıfıl, konusunun kendi hayatı olduğu ve başrolünde oynadığı bir müzikal için para toplamaya çalışıyor ve bulduğunda da müzikalin şarkılarını falan yapmaya başlıyor.
Neyse bu Will bi yana dursun, Şikago da yaşayan bir Will Grayson daha var. Bu Will depresif bir ruh hali içerisinde ve sanal arkadaşı Isaac dışında konuşmak istediği çok bir insan yok. Isaac aynı zamanda aşık olduğu kişi ve zamanının çoğunu onun aktif olmasını bekleyerek ve onunla yazışarak geçiriyor. Gel zaman git zaman bir gün Isaac ‘buluşmalıyız’ diyor ve Will heyecanlanıyor ve sonra buluşmak için bir gün
John Green'in diğer kitapları kadar sevmedim. Daha basit buldum. Özellikle eşcinsel olan Will'in olduğu bölümlerin dilini pek sevmedim. Ama bol bol güldüm. Bir solukta bitti ve eğlenceliydi. Pek gerçekçi bulmasam da eşcinsellik dünyasına böyle eğlenceli ve farklı bir bakış okuduğum için mutluyum.
Bir türlü kitaba dahil olamadım. Çok sıkıldım. Bu kitapta yazarın dilini beğenmedim. Çok fazla argo kullanılmış. Zaten yaşadığımız dünyada çok fazla karşılaşıyorken kitaplarda argo görmek istemiyorum. Okunması gerekli mi? Hiç sanmıyorum.
İlk başta hangisinin hangi Will Grayson olduğunu karıştırdım ama olaylar ilerledikçe alıştım. Daha önceden kitap hakkında tanıştıklarında biribirlerinin hayatlarını değiştirecekler gibi cümleler duyuyordum ama karşılaşma anı çok sade yazılmıştı ve biribirlerinin hayatlarını okadar da değiştirmediler. Kitabın yabancı adı Will Grayson & Will Grayson ama bazen baş karakteri Tıfıl gibi hissettim. Bir da bana göre karakterler cok siradandı ve ben çoğunu hiç sevmedim.
İlk başta yorumları ciddiye alıp okumak istemedim. Olumsuz yorumları çok ciddiye alırım çünkü. Ama başladım ve oldukça beğendim başlarda o kadar güzeldi ki. Çok soft, dert yok, tasa yok tek derdimiz böyle şeyler olsun cinsinden. Klasik amerikan genci dert dedin mi pireyi deve yaparlar. Çok güldüğüm yerlerde oldu derken.... Bi noktadan sonra bozmaya başladı. Hem de nasıl bozmak. Olaylar gitgide mantıksızlaşmaya başladı. Hele o sonu. İnanılır gibi değil. O kadar saçma ve cringe bitti ki anlatamam. Ortam o kadar duygusal ki herkes salya sümük ağlıyor. Ya bi gidin ya. Tam palavra olmuş. İlk başta 10 10luk bir kitaptı ama artık değil.
Kitap karakterleri hakkında will grayson ve jane favorim. Çok abartı bir senaryo yok. Melankolik will grayson başlarda sevsem de sonra pek ısınamadım. Bu ne kardeşim ya dertsiz başın var gökyüzü mavi diye ağlıyacak nerdeyse. Bu depresifliği beni baydı. Tıfıl baştan sona abartı bence. Maura diye arkadaş da olmaz olsun valla.
Tavsiye eder miyim? Eh. Kafa dağıtıyor orası kesin.
Bir solukta bitirdiğim bir kitap oldu. Üslup olarak çok güzel ve eğlenceli. Bol bol kahkaha attığım yerler oldu. Özellikle eşcinsel olan Will’in diyaloglarına bayıldım.
İnsanın modunu yükselten bir kitaptı bana kalırsa. Willleri ayıramayanlar olmuş sadece harflerle ilgiliydi :) Konusu herkesin ilgisini çekmeyebilir ama John Green ne hakkında yazarsa yazsın mutlaka kendini okutturuyor..
Güzeldi.. film tadında bir gençlik kurgusu. Aşırı tavsiye etmem ama kafa dağıtmak için hoş. Ama rahatsız olabilecekler için söylüyorum; heteroseksüelleri içeriyor.
Will Grayson'ın (en azından bir Will Grayson'ın) iki kuralı vardı: 1)Çok umursama, 2)Sus. Bu kuralların sahibi olan Will Grayson'ın en yakın arkadaşı Tıfıl Cooper idi. Aslında tek arkadaşı Tıfıl'dı.
Yazının devamı için: kitapmagarasi.blogspot.com/2019/09/tek-isi...
John Green New York Times bestseller'ı olmuş dört kitabın yazarıdır. Michael L. Printz Ödülü, Michael L. Printz Onur Ödülü ile Edgar Ödülü kazanmış, iki kez L.A Times Kitap Ödülü finalisti olmuştur. Ayrıca kardeşi Hank'le birlikte tüm dünyada üç yüz milyondan fazla izlenmiş bir video serisi olan Vlogbrothers'ın yaratıcısıdır. John eşi ve iki çocuğuyla birlikte Indianapolis'te yaşamaktadır.