Yakın Bakış (Resim Okumaları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
363
Gösterim
Adı:
Yakın Bakış
Alt başlık:
Resim Okumaları
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160182
Kitabın türü:
Orijinal adı:
On n’y voit rien Descriptions
Çeviri:
Orçun Türkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Bir resme nasıl bakılır? Baktığımızda neleri görür, neleri gözden kaçırırız? Görmemizi belirleyen şeyler var mıdır, varsa neler olabilir bunlar? Gördüklerimizi nasıl anlamlandırırız? Sanat tarihçileri nasıl anlamlandırır? Peki ya onlar neleri gözden kaçırırlar? Bakmak, görmek ve anlamlandırmak arasındaki ilişkileri sanat tarihçisi Daniel Arasse birbirinden güzel altı örnekle ele alıyor. Mektup, söyleşi, deneme tarzlarında kaleme aldığı metinlerde Tintoretto, Cossa, Bruegel, Tiziano, Velázquez gibi ressamların tabloları konu ediliyor. Bakıp da göremediklerimiz, görüp de anlamlandıramadıklarımız üzerine gerek günümüz sanatseverlerinin gerekse sanat tarihi uzmanlarının bakışını sorgulayan zengin tartışmalar gerçekleştiriliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
152 syf.
·9/10
Avrupa rönenansının kimi baş yapıt resimlerini ele alıp onu çağın politik ahlaki koşullarıyla birlikte değerlendiren başarılı bir çalışma.
152 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Arasse yedi farklı tablo üzerinden, biraz da edebiyatı kullanarak resim okuması yapıyor. Edebiyatı kullanmasıyla şunu kastediyorum: Kitaptaki yedi okuma farklı edebi yazım türüyle yapılmış. Birinde, birine mektup olarak, bir diğerinde, iki kişinin diyalogları üzerinden bir diğerinde ise sanki resim hakkında yorum yapmış birinin göremediği detayları inceleyerek. Arasse'nin tarzı biraz "şımarıkça". Elbette bunda çevirinin de katkısı var. "Şımarıkça" ifadesini burada olumsuz anlamda kullanmıyorum. Oldukça serbest bir tarzda yazmış satırlarını, kastettiğim bu. Bana en ilginç gelen okuma, "Sandıktaki Kadın" başlığı altında incelenen Tiziano'nun 1538'de yaptığı Urbino Venüsü isimli tablosu oldu. Tüm okumalarda kilise etkisini görmek mümkün. Bu etki, sinema, resim ve heykel sanatlarında oldukça yüksek düzeyde. Okunan resimlerin siyah-beyaz örnekleri kitapta mevcut. Bunun dışında, incelenen resim dışında pek çok resme de atıf var. Haliyle, kitabı okurken bol bol başka tablolardan da haberdar olunuyor ve okumaya açık bir google sayfası da eşlik ediyor. Resim ve sinema sanatıyla ilgileniyorsanız bu kitap hoşunuza gidebilir.
Yapıtların tek bir anlamı olduğunu, dolayısıyla da tek bir "doğru" yorumun olabileceğini ileri sürecek değilim.
Öylesi ciddi olmazmış gibi. Se­rio ludere, "oyunu ciddi oynamak", oysa Rönesans'ın bu deyimini de, ondaki kahkaha ve çelişki merakını da bilirsin. Anlaşılan, ciddi olmak için kendini ciddiye almalı, İtalyancada dediğiniz gibi seria değil seriosa olmalı, bilim dallarının sözde saygınlığına bürünüp iç karartıcı bir bilgi adına resmin karşısında asla gülünmemesini is­teyen o mezar bekçilerine kendini kabul ettirmelisin. Sen mi seriosa olacaksın, Giulia? Yapma gözünü seveyim!
Sanatın bir tarihi varsa, hâlâ böyle bir tarihi varsa, bunu sanatçıların çalışmalarına, örneğin onların geçmiş yapıtlara bakışlarına, o yapıtları kendilerine mal etme tarzlarına borçlu. Bu bakışı anlamaya, öyle eski bir resimde sonraki dönemlerden öyle bir sanatçının bakışını çelebilecek şeyi keşfetmeye çalışmazsanız, sanat tarihinin koskoca bir bölümünü, en sanatsal bölümünü gözden çıkarmış olursunuz.
Hiç kuşku yok ki ikonografi uzmanları sanat tarihinin itfaiyecileridir: Ortalığı yatıştırmak, herhangi bir aykırılığı tutuşturabilecek yangını söndürmek için görevlerinin başındadırlar, çünkü aykırılıklar sizleri daha yakından bakmak ve her şeyin sizin gönlünüzden geçirdiğiniz kadar basit, kesin olmadığını düşünmek zorunda bırakacaktır.
İnsanın resimlerde siyahileri pek görememesi ne garipti; çoğunlukla, ten renkleri çevrelerindeki renkler yararına algının içinde yitip gittiği bir "kara delik" oluşturuyordu. Gerçekten de, bir siyahinin resimde görünmesini sağlamak için, onu açık renk bir zemin üstünde öne çıkarmak gerekiyordu, ama Bruegel öyle yapmamıştı..
Siyahiye düşen rolün önemi örneğin Epifani'nin, ilahiyatçılar arasında yerleşmiş, "yeryüzünün tüm halkları" na seslenen, evrensel bir vahiy oluşturduğu yönündeki düşünceye uyuyordu. Bu bağlamda, üç Müneccim tüm yeryüzünü insanla dolduran üç Nuh oğlunu temsil ediyor, siyahi kral da - mantığa çok uygun olarak - kötü oğul Ham'ın soyundan geliyordu: Sarhoş Nuh yarı çıplak uykuya daldığında, babasının cinsel organını alay etmek için kardeşlerine (Sam ve Yafet) göstermek isteyen oydu, Nuh da uyanınca onu kardeşlerinin kölesi yapmıştı. Bu düşünce hoşuna gitti: Bruegel tüm insanların babasının cinsel organına gülmüş olanın uzaktan akrabası Gaspar'ı Oğul İsa'nın cinsel organını görmeye çalışmayan krala dönüştürmüş olabilirdi...Varsayım saçma olmasa da fazla aceleci davranıyordu, çünkü tenin karalığı Ham'ın lanetinin sonuçlarından biri olarak görünse de, bu düşüncenin kesinlikle XVI. yüzyılda yaygın olmadığını öğrendi.
"Urbino Venüsü'nün sahne düzeniyle bize dayattığı şey tam da bu yer değiştirme, dokunmanın görmek için geri çekilmesi. Diz çökmüş hizmetçi dokunuyor ama hiçbir şey görmüyor, biz görüyoruz ama dokunamıyoruz, buna karşın figür bizi görüyor ve kendine dokunuyor."
Daniel Arasse
Sayfa 117 - Metis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakın Bakış
Alt başlık:
Resim Okumaları
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160182
Kitabın türü:
Orijinal adı:
On n’y voit rien Descriptions
Çeviri:
Orçun Türkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Bir resme nasıl bakılır? Baktığımızda neleri görür, neleri gözden kaçırırız? Görmemizi belirleyen şeyler var mıdır, varsa neler olabilir bunlar? Gördüklerimizi nasıl anlamlandırırız? Sanat tarihçileri nasıl anlamlandırır? Peki ya onlar neleri gözden kaçırırlar? Bakmak, görmek ve anlamlandırmak arasındaki ilişkileri sanat tarihçisi Daniel Arasse birbirinden güzel altı örnekle ele alıyor. Mektup, söyleşi, deneme tarzlarında kaleme aldığı metinlerde Tintoretto, Cossa, Bruegel, Tiziano, Velázquez gibi ressamların tabloları konu ediliyor. Bakıp da göremediklerimiz, görüp de anlamlandıramadıklarımız üzerine gerek günümüz sanatseverlerinin gerekse sanat tarihi uzmanlarının bakışını sorgulayan zengin tartışmalar gerçekleştiriliyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Ezgi
  • Mir'at-ı Cünun
  • Saudade
  • Ülkünur ÜNAL
  • Nesrin A.
  • Ferdi Bişkin
  • birdozpassiflora
  • nilsevim
  • Küb
  • Özlem Ay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%12.5 (1)
8
%37.5 (3)
7
%25 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0