Maksim Gorki ile tanıştık dün. Tabi ki Ana isimli kitabını biliyorum fakat henüz okumadım. İthaki Yayınları’nda indirim görünce de bu kitabı dikkatimi çekti ve aldım. Rus Edebiyatını çok sevdiğim için kitabı sevme ihtimalimin yüksek olduğunu biliyordum, düşündüğüm gibi de oldu. Ben Yaz’ı çok beğendim.
Kitapta Rus-Japon Savaşı’ndan sonra halkın yorgunluğundan, köylü ve işçi sınıfın ezilmiş-bastırılmış duygularının dışa vurumundan ve zengin sınıfın riyakarsızlığından bahsediliyor. Bir parti çalışanı olan Tromifov, gittiği bir köyde gençlerle ve köylülerle bir araya gelerek onları bilinçlendirip, ayaklanmaya karşı örgütlemek için çalışıyor.
Kitabı okurken normal bir roman okuyor gibi okumamak lazım. Ben Rus tarihi konusunda bilgisiz olduğum için arkaplanı hiç bilmiyordum, bu yüzden biraz eksiklik hissettim. Sonrasında okuduğum makalelerle durumu biraz daha iyi anladım fakat daha araştırılması gereken çok şey var. Bu kitabı kendime bir ders olarak bıraktım, eğer Gorki’den bir kitap daha okuyacak olursam önce yazdığı dönemi araştıracağım.
Bu arada söylemeden edemeyeceğim: Rus halkı neyle beslendi, neler yaşadı ki büyük yazarların çoğu onlardan çıktı? Her okuduğum yazar beni çok etkiliyor, her hikayede yeni bir şey buluyorum.