KİTAPBUCH

KİTAPBUCH
@kitapbuch

KİTAPBUCH

, bir kitap okudu
8/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
Kemal Tahir
8.4/10 · 8,9bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2018 00:00
Kitabın Yorumu 1930’lu yılların genç ve kabiliyetli yazar ve yayımcısı Sabahattin ALİ’nin; eşi ve kızına yazdığı mektupların yıllar sonra derlenmesi ile oluşan “Canım Aliye Ruhum Filiz” kitabı; duygusal içeriğiyle ilgi çeken bir eser. Kitabın konusu; zor ve ayrılıkla geçen yıllarda, ailesini mektuplarla ayakta tutmaya çalışan dürüst bir adamın, gerçek hayat hikâyesi. Kitabın içeriği; Sabahattin ALİ’nin eşi ALİYE’yle nişanlılık döneminden, Edirne sınırında ölü bulunmasına kadar olan süreçteki mektuplarından oluşuyor. Ana teması “sevgi” olan bu mektuplar; ailesinin üzerine titreyen dirayetli bir babanın zorlu yıllarını bize açar ve okutur. Bu mektuplarda, ALİ’nin; nişanlılık sürecindeki sevdalı halleri, evlilik hazırlıklarındaki heyecanı, eşine ve kızına duyduğu büyük sevgi, evlilik hayatında yaşadığı maddi zorluklar, geçim uğruna ailesinden ayrı kalması, sonrasında yaşadığı cezaevi sürecindeki ruh hali açıklanıyor. Yaşananlar ise, maceraya açık bir hayata ve zor bir evliliğe işaret ediyor. Yazarın, sadece evlilik hayatıyla değil; fikri mücadelesi ve mesleki çabalarıyla da bir aydın olduğunu, yine mektuplardan anlıyoruz. Yazar’ın; duygularının coşkunluğu, karakterinin dürüstlüğü ve davranışlarının olgunluğu göze çarpıyor. Bu nedenle; kitabı okuyanda Sabahattin ALİ’ye karşı bir saygı hissi beliriyor. Mektuplara gelen cevaplar kitapta yer almasa da, Aliye’nin zarafet sahibi bir eş olduğu, zorlukları kabullenişi ve asaleti mektup içeriklerinden hissediliyor. Yazarın eşine olan coşkun sevgisi ve mektuplardaki özlem cümleleri, bazılarımızca tuhaf, abartılı, hatta hayalî bulunabilir. Bu durumda şu soru akla geliyor. Acaba, kullandığımız sözcükler mi, yoksa sevgiye bakışımız mı değişti? Yine; aradan geçen 80 senede
Edebiyat
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
9/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Kitabın Yorumu Dünyanın en çok okunan ikinci yazarı olan Lev Nikoloviç Tolstoy’un, olgunluk yıllarında (68-76 yaşları arasında) yazdığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan ünlü romanı, ismini; Kafkasya’da uzun yıllar Ruslara karşı savaşmayı müteakip teslim olma kararı alan ünlü direnişçi “Hacı Murat”tan almıştır. Tolstoy, trajik sonla bu romanını yazma gerekçesini, kitabın başında; “Bir kır gezintisinde gördüğü ezilmiş haldeki bir devedikeninin topraktaki inatçı duruşunun, bu Kafkas hikâyesini aklına getirmesi” olarak açıklamıştır. Basit gözüken bu çağrışımdan dünya klasiği bir romanın çıkması, beklenmeyen güzel bir sonuç olsa gerek. Hacı Murat’ın varlığı ve Ruslarla ilişkileri, tarihi bir olgudur. Her ne kadar Tolstoy’un bu romanda; Kafkas anlatımından ziyade Rus resmi tarih anlayışını yansıttığı söylense de, Hacı Murat’ı ve mücadelesini (hatta Şeyh Şamil’i) dünyaya tanıtan da yine bu roman olmuştur. Yani; “Roman Hacı Murat”ın ünü, gerçek “Hacı Murat”ı geride bırakmıştır. Roman; Hacı Murat’ın 1850-1952 yıllarında Ruslara teslim oluşundan, kaçarken öldürülmesine kadar olan olaylar konu edilir. Romanda okura; o dönemin Rus bürokrasisi, askeri teşkilatı ve yönetim mantığı da, olaylar ve canlı tasvirler üzerinden detaylı anlatılır. Romandan çıkartılacak ana düşünceyi; “İnsan yaptığından eminse ve vicdanen de rahatsa, artık endişe etmemeli, mert ve kararlı olmalı” şeklinde yorumladım. Roman; olay kurgusu, samimi cümleleri ve akıcı anlatımı ile sürükleyici bir eser. Okurken; “İşte büyük bir yazar” dedirten, sade ama etkili bir anlatım şekli var. Yine okura, zamanını doğru değerlendirdiği hissini de veriyor. Sonuç olarak, “Hacı Murat”; hiç Tolstoy okumamışlar için iyi bir fırsat, hâlâ okumamış müptelaları için bir eksiklik olabilir.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
6/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2018 00:00
TOPRAK ANA Orijinal Adı: Материнское поле Yazarı : Cengiz AYTMATOV Yayınevi : ÖTÜKEN Neşriyat Çeviren : Refik ÖZDEK Basım : 25. Basım, Eylül 2012 (1.Basım, 1995) / 138 Sayfa Türü : Roman Kategori : Ortaöğretim / Yetişkin Kitabın Yorumu Ülkemizde de tanınan ünlü yazar Cengiz “Toprak Ana” Romanı; Kırgız köylüsünün hayatını, kocası ve çocuklarını savaşta kaybeden bir kadının yaşadıkları üzerinden anlatmaktadır. Romanın kahramanı TOLGANAY; yaşadıkları sevinçleri ve çektiği acıları tarlasıyla yani toprakla dertleşerek paylaşmaya, azaltmaya çalışan dirayetli bir köylü kadınıdır. Roman iki ananın, yani toprak ana ile TOLGANAY’ın diyaloğuyla başlar, devam eder ve sonlanır. Romanın en önemli vurgusu; “sabır”. Yaşanan büyük acılara dayanmak, hayattan kopmamak ve umudu yitirmemek için ihtiyaç duyulan sabır. Bu nedenle; “kocasını, üç oğlunu ve gelinini kaybeden (hayatta kaybedecek fazla da bir şeyi kalmayan) dertli bir kadının güçlü duruşu”nu düşününce, küçük kayıplar karşısında sabrı tüketmenin ve umudu yitirmenin anlamsızlığı da okurun karşısına çıkıveriyor. Romanın cümleleri kısa, dili anlaşılır. Anlatımın gücü ve okuru etkilemesi ise bizce orta seviyede. Bunun sebebi; olayların gereksiz detaylarının da verilmesiyle konunun dağılması ve yoğun duyguların okura güçlü olarak yansıtılamaması olabilir. Bir klasikten bahsettiğimizi kabul edersek; bu yorumu ya benim değerlendirmemin acımasızlığına verelim, olmadı kusuru romanı orijinal dilinden okuyamadığıma yükleyip konuyu kapatalım. Yine de; köy hayatının bakirliği, az şeyle yetinmeyi bilen dingin insanların ruh hali okura tesir ediyor. Bir de sayfalara serpiştirilen ve yazarın bilgeliğine işaret eden
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma