Akasya

Akasya
@kitapdunyalari
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
Merhabalar, Tolstoy’ un 6 öyküden oluşan “İnsan Neyle Yaşar?” kitabının incelemesini yapıyorum. Yazarımız insan ve sevgi arasındaki ilişkiyi kısa öykülerle çok güzel bir şekilde göstermiştir. Yazarım hayatına baktığımızda Tolstoy kendisini insanlığa adamış biridir. Biyografisinde de yazarın durumunun iyi olmasına rağmen çevresindeki yoksul insanlar gibi olup onları anlamaya çalıştığını görüyoruz. Yazarımızın söyledikleri o kadar doğru ve içten ki, sevginin içindeki Tanrı’ yı gerçekten görebiliyorsunuz. “İnsan neyle Yaşar?” diye soruyor yazarımız ve cevabını aslında siz bulmuş oluyorsunuz. Çünkü sevgi içimizdedir. Şu 2 alıntı ne kadar güzel anlatıyor: ->Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı’ yı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Tanrı içimizde yaşar ve sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur. ->Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim. Bir insanın, insanın içindeki sevgiyle ve merhametle karşılaşınca hayatta ilk kez gülümseyişlerine şahit oluyorsunuz, 4 kez. Nedir acaba insanın içindeki 4 şey? İnsanı var eden şeyler mi? İnsanı yaşatan şeyler mi? Yoksa Tanrı’ nın içindeki bir güç mü? Kesinlikle okuyup özümsenmesi, düşünülmesi gereken bir kitap. Kitapta yazarın tecrübelerini ve öğütlerini görebiliyorsunuz. Tolstoy’ un diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Okudukça sizlerle paylaşacağım. Keyifli okumalar.
Edebiyat
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,4bin okunma
Reklam
10/10
·141 syf.··
2022 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2022 12:05
Herkese merhabalar.Sabahattin Ali’nin okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitabı okurken aklıma sürekli “İçimizdeki Şeytan” kitabı geldi diyebilirim. Anlatılmak istenen çoğu şey ortak diyebilirim. Kitapta insana dair bir çok şey anlatılmakta. Okurken gerçekten çok duygulandığım sahneler oldu. Yazarın bütün bu anlattıklarına çok hak veriyorum ve üzülmemek elde değil. İnsana gerçekten bir şeylerin farkına vardırıyor ve insana bazı şeyleri hatırlatıyor. Bu kısacık öykülerden çıkarılacak o kadar çok şey var ki... Mutlaka okuyun derim. Bazı öykü ve masallar hakkında düşüncelerim: “Portakal”=> İnsanın çıkar için yaptıklarına ve bir gemide kasalarca portakal olduğu halde yoksun bçalışıyorum ve maalesef okusalar ya aslında gerçek sahipler değiller. Asıl üzücü olan da burası. “Beyaz Bir Gemi”=>Bu öyküde şöyle bir alıntı geçiyor: “ bugün bir resim yapmaya karar vermişti, bir şeyler bulmalıydı. Ama öyle rastgele bir şey değil . Aslında çirkin ve iğrenç de olsa, güzelleştirebileceği bir şey... Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu, sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar, her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı; sanatkarın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı, yoksa kömür kayığında yüzükoyun yatan yırtık zıpkalı Bartın uşağına değil. Ve daha sonra şöyle bir alıntı geçiyor: “. İstediğin kadar güzel resim yap... Anlayan, kıymetini bilen olmadıktan sonra...”. Yazar burada sanatın, sanatkarın nasıl bir durumun içinde olduğunu anlatmaktadır. Ve öykünün en sonunda da şu alıntı var: “ Ama çok düşündükleri ve aradan yıllar geçti halde, biçimsiz bir tahlisiye gemisini o gün kendilerine zarif, beyaz
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2022 13. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 20:35
Herkese merhabalar. Kitapta birbirinden farklı, ders niteliğinde hikayeler var. Güzel bir mola verip okunabilecek bir kitap. Keyifli, kahve tadında okumalar dilerim. Kitaptan alıntılar: Unutma, her gidiş bir ayrılık değildir. Çünkü bazen ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hep bıraktığın yerdedir. Sevmiş ve yitirmiş olmak hiç sevmemiş olmaktan daha iyidir. Yaşam, insanın gelecek için kendisini anılar hazırlaması demektir. Bir daha gelmeyen kesin anlar vardır insan hayatında ve öyle anlarda hemen evet ya da hayır demek gerekir. Günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız. Onun için sevdiklerimize, şimdiden seni seviyorum demekten çekinmeyin. Sen ve ben büyülü bir dünyada yaşayabiliriz ama bunun için önce ruhlarımızı beslememiz ve onlara dikkat etmemiz gerekir. Hayaller hayaller yaşatır. Onlardaki gerçekliği yakalayın. Hayalleri gerçekleştirmek için kararlı olmak gerekir. Ne kadar imkansız görünse de hayallerimize sıkıca tutunmalıyız. Tıpkı gerçek aşkı bulmak için aşk Çeşmesi’ne iki tane bozuk para atma fikri gibi. Bu dünyada mutluluğun üç büyük esası, yapacak bir şey, sevecek bir şey, ümit edecek bir şeydir. Değişiklik ortada olmaz, o sadece riskli kenara yaklaştığımızda ve bir küçük adımdan sonra ikincisini attığımızda meydana gelir. Bir yaşamın ızdırapların hafifletebilir, Ya da bir acıyı dindirebilir, Veya bayılmış bir ardıç kuşunu, Koyabilirsem yuvasına, Hayatım geçmemiştir boşuna Emily Dickinson Her güzel şey kalbimizde bir yeri açarak gider. Bir başkasını yapabileceğiniz en büyük iyilik, sahip olduklarınızı onunla paylaşmak değil, kendisinin bir şeylere sahip olması için ona yol göstermektir. Çok kişi iyi şans
Edebiyat
Kahve Kokulu HikayelerEnder Haluk Derince · Yakamoz Yayınları · 20161,851 okunma
7/10
·520 syf.··
2022 12. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2022 23:27
Merhabalar, Martin Eden’ ın yarı otobiyografik romanı “Martin Eden” ı inceliyorum. Martin’ in yaşamından bir kesit anlatıyor kitap. Martin, burjuva sınıfıyla karşılaşınca kendini o sınıfta yükseltmek istiyor, bunun için okuyor, çalışıyor, yazarlığa bile girişiyor. Ama Martin gittikçe bazı şeylerin ne kadar da göründüğünden farklı olduğunu; özendiği şeylerin, çoğu zaman istenilen şeylerin ne kadar sığ olduğunu görüyor maalesef. Sayfa 94’ ye şöyle diyor Martin: -> “ Bay Butler için üzülüyorum. Böylesine zor bi’ imtihanla karşılaşmak için çok gençti. Senede otuz bin dolar için de hayattan elini eteğini çekmiş; bütün yaşamını ziyan etmiş. Şimdi o otuz bin dolar, o çuvalla para, şeker ve yemiş isteyen, lunaparkta eğlenmek için yanıp tutuşan bir çocuğun kenara koyduğu on sentle ele edebileceği zevki satın alamaz.” Ve ne yazık ki bir süre sonra bunu kendinde fark ediyor ve tekrar, zamanı gelince, bu söylediklerini pişmanlıkla söylüyor. Ve kitapta bir karakter olan Brissendan’ ın Martin’ e söylediği birkaç haklı cümle: -> “ Güzelliği, dergiler krallığının arzularına takdim edip zamanını kaybediyor ve her gün kendi boğazını kendin kesiyorsun.” Syf 362 -> “Hizmet edilecek yegane efendi güzelliktir. Güzelliğe hizmet et.” Syf 362 -> “ Çok gençsin, Martin, çok gençsin. İnsan yükseklere uçacaksa, ama kanatları ince bir tülden yapılmışsa ve en güzel renklerle donatılmışsa, yakmamalı onları. Ama sen çoktan yakmışsın bile. Zaten şu ‘Aşk Döngüsü’ nün mükemmelliği, yüceltilen kadında saklı, çok yazık! “ Syf 363 Not: “Aşk Döngüsü” Martin’ in yazdığı bir kitabın adı. Ve sayfa 96’ da şöyle bir cümle geçiyor: -> Bay Butler’ ın hayatını cefa ve yoksunluk içinde geçirmesine değecek bir neden bulamamıştı.Eğer tüm bunları bir kadının aşkı için ya da bir güzelliğe erişmek için yapmış olsaydı,
Roman
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018135,2bin okunma
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2022 00:00
Herkese merhabalar. Satranç kitabını çok beğendim. Gerçekten Stefan Zweig’ın psikolojik birikimi ile ele aldığı harika bir eser. Psikolojik tahlilleri çok güzel.Kitapta öne çıkan iki karakterimiz var ve ben bu iki karakter üzerinden ve birbirleri üzerinden yapılan psikolojik analizleri çok sevdim. Kitapta her şey birbirini anımsatıyor aslında ve karakterler de birbirlerini yansıtıyor diyebiliriz.Kitapta özellikle fark ettiğim şeylerden birisi de -tam olarak açıklayamıyor olabilirim- farklı durumlardan, farklı yaşanmışlıklardan, farklı sebeplerden nasıl da ortak sonuçlar düşünceler ve ,zamansal olarak farklı olsa da, benzer kaderler ortaya çıkabiliyor. Benzer kadar derken tüm hayat anlamında değil kitapta gördüğümüz üzere yaşananlar. Ve tabii ki bazı şeylere sebep olan ortak düşünce yapısını da görüyoruz. Ve işte asıl farklılık burada ortaya çıkıyor. Farklı sebepler ortak sonuçları, benzer kaderleri doğursa da insanı asıl yönlendirecek, farklı düşünmesini sağlayacak şey bu farklı yaşanmışlıklardır, sebeplerdir. Karakterlere gelince kitapta üç ana karakterimiz var. Birisi birinci kişi anlatıcı olan, olayları anlatan; diğer ikisi de dünya santranç şampiyonu olan Mirko Czentovic ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu Olan ama uzun zamandır oynamayan Dr. B. dir. Czentovic babasının ölümüyle bir rahibe kalmış küçük yaşta ve hiç arkadaşlarıyla oynamayan, umursamayan biri. Ve santrançdaki dahiline rağmen bilgi birikiminin olmaması, entelektüel olmamız herkesi şaşırtıyor.Dr. B. hayatının bir döneminde hapsolmuş bir hapsolduğu yer bir otel odası. Hapsi boyunca o dört duvar arasında, tam da bir boşluğun içinde kalmış. Ve bir keresinde sorguya götürüldü bir zaman bir kitap çalmış, bir santranç kitabıydı. Ve hapsoldu bütün zamanda bu santranç bilgilerini
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
Reklam