Merhabalar, Martin Eden’ ın yarı otobiyografik romanı “Martin Eden” ı inceliyorum. Martin’ in yaşamından bir kesit anlatıyor kitap. Martin, burjuva sınıfıyla karşılaşınca kendini o sınıfta yükseltmek istiyor, bunun için okuyor, çalışıyor, yazarlığa bile girişiyor. Ama Martin gittikçe bazı şeylerin ne kadar da göründüğünden farklı olduğunu; özendiği şeylerin, çoğu zaman istenilen şeylerin ne kadar sığ olduğunu görüyor maalesef. Sayfa 94’ ye şöyle diyor Martin:
-> “ Bay Butler için üzülüyorum. Böylesine zor bi’ imtihanla karşılaşmak için çok gençti. Senede otuz bin dolar için de hayattan elini eteğini çekmiş; bütün yaşamını ziyan etmiş. Şimdi o otuz bin dolar, o çuvalla para, şeker ve yemiş isteyen, lunaparkta eğlenmek için yanıp tutuşan bir çocuğun kenara koyduğu on sentle ele edebileceği zevki satın alamaz.”
Ve ne yazık ki bir süre sonra bunu kendinde fark ediyor ve tekrar, zamanı gelince, bu söylediklerini pişmanlıkla söylüyor. Ve kitapta bir karakter olan Brissendan’ ın Martin’ e söylediği birkaç haklı cümle:
-> “ Güzelliği, dergiler krallığının arzularına takdim edip zamanını kaybediyor ve her gün kendi boğazını kendin kesiyorsun.” Syf 362
-> “Hizmet edilecek yegane efendi güzelliktir. Güzelliğe hizmet et.” Syf 362
-> “ Çok gençsin, Martin, çok gençsin. İnsan yükseklere uçacaksa, ama kanatları ince bir tülden yapılmışsa ve en güzel renklerle donatılmışsa, yakmamalı onları. Ama sen çoktan yakmışsın bile. Zaten şu ‘Aşk Döngüsü’ nün mükemmelliği, yüceltilen kadında saklı, çok yazık! “ Syf 363
Not: “Aşk Döngüsü” Martin’ in yazdığı bir kitabın adı.
Ve sayfa 96’ da şöyle bir cümle geçiyor:
-> Bay Butler’ ın hayatını cefa ve yoksunluk içinde geçirmesine değecek bir neden bulamamıştı.Eğer tüm bunları bir kadının aşkı için ya da bir güzelliğe erişmek için yapmış olsaydı,