Rezan Farqîn

Rezan Farqîn
@kitapsizadam
Yasaklanmış bir ülkedir gözlerin, Geçit vermez yerleşik sevdalara
Ağlayan yüreğim
Allah’ım… İçimde susturamadığım bir sızı var. Geceleri omuzlarıma çöken ağırlığı, kalbimdeki korkuyu, kemiklerime işleyen acıyı yalnız Sen biliyorsun. Ben bazen ağlamak istiyorum ama gözyaşım bile çıkmıyor. İçimde biriken keder dilime gelmiyor, nefesim daralıyor, yüreğim yoruluyor. Ey merhameti sonsuz Rabbim… Beni sensiz bırakma. Kalbime şifa ver Allah’ım. Damarlarıma huzur indir. Göğsümdeki sıkışmayı ferahlığa çevir. Acılarımı hafiflet, uykularımı huzurlu eyle. Kemiklerimde dolaşan ağrıyı rahmetinle dindir. Ben güçsüzüm Allah’ım… Sen ise her şeye kadirsin. Yorgun kalbime sabır ver. Kırılmış ruhuma umut ver. Kimsenin görmediği iç yaralarımı Sen görüyorsun Allah’ım. İnsanlara anlatamadığım her şeyi Sana bırakıyorum. Çünkü Sen kulunu en iyi bilensin. Ben bazen kendi içimde kayboluyorum… Ama Sen beni karanlıkta bile unutmazsın. Allah’ım… Beni korkularımla baş başa bırakma. Kalbime kötü düşünceler değil, huzur doldur. Geceleri başımı yastığa koyduğumda içime sakinlik ver. Sabaha umutla uyanmayı nasip et. Yaralı ruhumu kendi nurunla sar.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Silahı yoktu ama beni nerden vuracağını biliyordu..
Ölüm gibiydi aşk… Sessiz geldi, derin kaldı, İnsanın içindeki bütün şehirleri bir gecede yakan o görünmez savaş gibiydi. Ne kaçabildik ondan, ne de tam anlamıyla yaşayabildik. Birini sevmek bazen bir kurşunu göğsünde taşımaktır; her nefeste biraz daha kanamak ama yine de “iyiyim” diyebilmektir. Çünkü aşk, herkesin sandığı gibi bir kavuşma değil; çoğu zaman insanın kendi içindeki enkazla tanışmasıdır. Biz aşkı yanlış öğrendik… Bir çift gözde cenneti ararken, cehennemin tam ortasına düştük. Bir ses uğruna geceleri sabahlara bağladık, bir dokunuş uğruna gururumuzu toprağa gömdük. Ve sonunda anladık ki; en büyük yalnızlık, yanında herkes varken eksik hissetmektir. Aşk dediğin şey bazen bir mezardır; insan diri diri gömülür içine. Gülüşlerin üstüne toprak atılır, umutların üstüne taş dizilir. Ama yine de insan sevdiğinin adını içinden silmeye kıyamaz. Çünkü bazı insanlar ölmez içimizde… Sadece susar. Ve o sessizlik, bir tabut kadar ağır olur geceleri. Ben aşkı bir çiçek gibi değil, bir isyan gibi yaşadım.
Sayfa 21 - rezan yayınevi·Kitabı okuyor

Rezan Farqîn

, bir kitabı okumaya başladı
Mehmed Uzun
9.2/10 · 10,9bin okunma
Yitik bir aşkın ardında uzanan eller, aslında bir insana değil; yarım bırakılmış bir ömre dokunmaya çalışır. Çünkü bazı gidişler yalnızca bir bedeni götürmez… Bir şehrin ışığını, bir adamın suskunluğunu, bir kadının aynada kendine bakışını da beraberinde sürükler. Ve insan en çok, geri dönmeyeceğini bildiği bir sesi özler. Bir zamanlar aynı göğe bakıp aynı geceyi paylaşan iki ruh, şimdi birbirinin yokluğunda büyüyen iki ayrı mezar gibidir. Biri konuşur ama sesi duyulmaz, diğeri yaşar ama içinden hayat geçmez. Aşk bazen bir devrimdir; insanı kendine karşı ayaklandırır. Bütün gururları yıkar, bütün duvarları indirir, sonra en savunmasız yerinden vurup gider. İşte bu yüzden yitik bir aşkın ardından uzanan eller, yalnızca kavuşmak istemez… Kaybettiği kendini de arar. Çünkü insan bazı insanlarda kalır.
Sayfa 21 - rezan yayınevi·Kitabı okuyor