İyi son yoktur, iyi yaşanmış hayat vardır.
10/10
·1128 syf.··
2026 26. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 11:53
1. kitabı 8 gün gibi bir kısa sürede okurken, 2. kitap için biraz bekleyip öyle devam ettim. Bunu bitirmem de 18 gün sürdü. Kitap fazlasıyla sorgulayıcı hatta kimileri içinde rahatsız edici düşüncelerin olduğu bir eser. Sade'ı eleştirmek için düşünmeden konuşan insanların doğada ahlak denen insan tabusunun olmadığını hatırlatırım. Fillerde ahlak var mıdır? Bir maymun yavrusunu öldürürken ahlaki bulmayan akrabaları tarafından yargılanmaz. Madem bu kadar hayvan sever bir canlılarız tavuk yemeyi keser misiniz lütfen milletin annesini yiyorsunuz da. :D Bu kadar alay yeter. Sade'ı bu kadar dram dolu bir hikaye yazacağını düşündüğümü söyleyemem. Kitabın ilk kısmı Aline ve Valcour'un mektuplarıyla geçiyor. Aline (kadın) Valcour'a (erkek) kavuşmak istiyor ve birbirlerine aşıklar. Aline'in babası kızını satmak istiyor, onu görmeye gelen adamlar oluyor. Kızın bakıcısı düzgün biri çıkıyor da durumu Valcour'a bildiriyor. Engel olmaya çalışıyorlar. Araya papaz giriyor. 3 tane küçük kızın hikayesi de bunlarla beraber işleniyor. Öldü sanılan bir kız -adı Sophie- aslında dadısı tarafından para karşılığı büyütülen birisi. Yanında adları değiştirilen 2 kız daha var. Pis işlere kullanmak isteniyor. Çok detaylı okunması gerekiyor. İkinci kısım ise Sainville ve Leonore'un mektubuyla geçiyor. Sainville bu kızı aşık. Bunlar evlenmek istiyor ama aradaki olayları anlatmaya ne zihnim ne de ellerim yeter. Her bölümünde bir olay olup diğerlerini unutturan diziler gibiydi. Leonore bir gün kaçırılıyor ve Sainville'de bunu aramaya Akdeniz sularına kadar inerken kendini daha aşağılarda Afrika yamyamlarının arasında buluyor. Orada Portekizli bir adamla tanışıyor. Bu halkın kralı zalim ve kadınları köleden beter tutuyor. Buradan kurtulması biraz uzun sürse de ikinci gittiği kral daha adil ve herkesi
Edebiyat
Aline ve Valcour: Felsefi Roman (2 Cilt Takım)Marquis de Sade · İthaki Yayınları · 202344 okunma
Puan vermedi·265 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2023 00:56
Mavi Sürgün, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın (Halikarnas Balıkçısı) hayatının en önemli kitabıdır ve Türk edebiyatının başyapıtlarından biri kabul edilir. İlk baskısı 1961’de yapılmış, bugün 100’ün üzerinde baskısı vardır. 1925’te “Hüseyin Kenan” takma adıyla yazdığı bir öykü yüzünden İstiklal Mahkemesi tarafından “orduyu isyana teşvik” suçundan 3 yıl kodes + 3 yıl Bodrum’a sürgün cezası alır. Cezasının yarısını İstanbul’da yattıktan sonra 1933’te Bodrum’a gönderilir. Aslında cezası 3 yıl olmasına rağmen, Bodrum’u o kadar sever ki bir daha İstanbul’a dönmez. 1947’de resmen affedilip İstanbul’a dönüş hakkı kazanınca bile dönmek istemez. İşte bu “kendi isteğiyle devam eden sürgün” halini “Mavi Sürgün” diye adlandırır. Kitabın en çarpıcı özellikleri Dil: Şiir gibi akar, coşkuludur. Türkçenin en güzel kullanıldığı kitaplardan biridir. Doğa sevgisi: Ege’nin denizi, sümbülü, kekik kokusu, yunusları, balıkları adeta koklarsınız. İnsan sevgisi: Bodrum’un yoksul ama gururlu insanları, süngercilerin trajik kaderi, “Kaptan” lakaplı dostları… Mizah: Sürgüne rağmen asla ağlamaz, hep güler, dalga geçer. Kitap neden hâlâ çok okunuyor? Bodrum’un 1930’lardaki “gerçek” halini görmenin tek yolu. Mavi Yolculuk kültürünün doğuş belgesi. “İstemediğin bir yere sürgün gidip orayı cennete çevirme” hikâyesinin en güzel örneği. Türkiye’de “slow life”, doğayla barışık yaşam, yerel kültüre saygı gibi kavramların öncüsü. Eğer bir tek Bodrum kitabı okuyacaksanız, o kesinlikle Mavi Sürgün olmalıdır. Okuduktan sonra insan ya Bodrum’a taşınmak ya da en azından bir tekne kiralayıp Mavi Yolculuk yapmak istiyor.
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,112 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·110 syf.··
2025 9. kitabı
“ Önce ekmek. Sonra başkası. Okumak, bir meslek sahibi olmak, evet ama neyle? Önce ekmek, sonra her şey.” “ Atacaklar mı kodese? Atsınlar be. Soba mayıs ortalarına kadar yanarmış, kayıntı bol, barbut. Hava bugün sıcaksa bile yarın bozabilir. Apartmanların kaloriferleri de söndü. Barınılmaz hâle geldi ızgaralar. Ohh, kodes be, kodes!” “ Beni düşündüler mi? Benim istikbalimi düşündüler mi? On beşimde yoktum boynuma işporta takılıp sokaklara salıverildiğimde. Benim canım yok muydu? Ben insan değil miydim? Okuyan, birer meslek sahibi olan arkadaşlarıma hâlâ içim yanarak bakmam mı? #önceekmek kitabı, 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu hem de Sait Faik Hikâye Ödüllerini kazanmış. Toplamda on yedi hikâyenin yer aldığı eser, insanların yaşama tutunma çabalarını, kavgalarını ele alıyor. Karakterler bizden birileri, yanı başımızdalar sanki. Daha iyi yaşayabilme adına verdikleri mücadeleler ile bizlere umut olurken zorluklara karşı direnme gücü ile ışık olmaya devam ediyorlar. Kimi zaman hüzünlendiren kimi zaman tebessüm ettiren ama en çok düşündüren eserin her okurun kitaplığında bulunması gerekir diye düşünüyorum. En sevdiğim hikâye “ İncir Çekirdeği” oldu.
1000Kitap
Önce EkmekOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20242,044 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 67. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 22:23
Eugène Ionesco (1909-1994), Rumen- Fransız oyun yazarı. Beckett gibi absürt tiyatronun önemli isimlerinden. ‘’Yalnız Adam’’ da yazarın tek romanı. Kitap, 35 yaşında, bir ofiste çalışmakta olan kahramanımıza dayısından miras kalması ile başlıyor. Sonrasında işinden ayrılan kahramanımız daha lüks bir eve taşınır, temizlikçi tutar ve artık bolca düşünecek boş zamana da kavuşur. Tabi bu arada kendisi ve çevresinde de değişimler olmakta, zaman ilerlemektedir. ‘’Büyük evrensel zindanın içinde, kendime göre, ufacık bir kodes yapmıştım. Yaşayabileceğim bir köşe yapmıştım. Ufacıktı, biliyordum öyle olduğunu. Ama hiç değilse bana göreydi. ‘’ ‘’Her anı gerektiği gibi doldurmayı bilseydim, güzel olacaktı yaşamım. Yaşamın güçlü dalgalarını çarçur etmiştim. ‘’
Yalnız AdamEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 1973689 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2025 117. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 21:03
Merhaba. Bu ayın okuduğum son kitabı Jack London'dan Yıldız Gezgini oldu. Uzun zamandır London eseri okumamıştım. Yıldız Gezgini imgelemimden çok farklı bir düzeyde ilerleyen, içine girdikçe olaylar bağlamından apayrı bir yönde seyreder. Yazarın zengin dağarcında gezindiğimiz hikâyeciklerle bezenen herbir anlatımda başka başka dünyalara daldığımız hayli akıcı bir eserdi. Üniversite profesörü, Darrell Standing işlediği bir cinayet sonrası San Quentin hapishanesine müebbete mahkûm edilir. Kurnaz ve sinsi bir mahkûmun oyunu üzere de türlü türlü işkencelere maruz kalır. Ya sözü edilen şeyin yerini söylemeli ya da on günlük gömlek cezasına çarptırılacaktır. Hiçbir şekilde doğru söylediğine inanılmaz bu yüzden gömlek cezasını alır. Hem de sadece 10 gün değil bundan çok daha fazla günler gömleğin içinde geçirecektir. Kendi gibi katiller hücresinde kalan arkadaşının önerdiği şeyi yaparak ölümü bertaraf edebileceğini öğrenir. Denemeye karar verir. Bedeni acı ile kıvranırken bunu susturabilmeyi başarmasıyla devre dışı bırakır. Zihnini açık tutarak transa girer. Antik uygarlıklara, tarihî savaşlara, geçmişe yolculuğu başlar. #bkmkitap #kitapalıntıları kodes veya mahkûm argosundaki adıyla kümes, felsefi bir eğitim okuludur. Burada hiçbir mahkûm en aşırı yanılsamalarını ve en safiyane metafizik hayallerini açığa vurmadan yıllarca hayatta kalamaz. Gerçeğin sonsuza kadar yaşadığı öğretildi bize; suçunsa eninde sonunda ortaya çıkacağı. Ne var ki, bu da suçun her zaman ortaya çıkmayacağının bir kanıtı işte. Ne tuhaf; yaşam ve insanların usulleri, kanunları ve onların karmakarışık yolları... Sana anlattığım her şey sen yaşadığın müddetçe zihninde kalacak. Zihin mi? Zihinden başka süreklilik sahibi olan hiçbir şey yoktur. Madde değişir, kriatalize olur, sonra yeniden değişir ve
Roman-Edebiyat
Yıldız GezginiJack London · İthaki Yayınları · 202510,3bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2025 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 18:13
Kodes – Alain Guyard Çok farklı bir kitap okudum. Lazare Vilain bir gün reddedemeyeceği bir teklif alır: Hapishanedeki suçlulara felsefe eğitimi vermek. Bir hapishanedeki bu sıra dışı eğitim süreci, hem suçluların işlediği suçlar hem de karakterleriyle harmanlanarak anlatılıyor. Her bir karakterin temel felsefi problemlerle yüzleşmesini okumak oldukça ilgi çekiciydi. Lazare, klasik bir öğretmenden çok uzakta; o da tıpkı öğrencileri gibi kendi iç sorgulamalarını yapıyor, gelgitler yaşıyor. Kullanılan argo dil ve toplumsal normlara aykırı anlatım Emrah Serbes tarzını andırıyor. Fakat suçluların geçmişine dair çok fazla isim ve detay verilmesi zaman zaman dikkatimi dağıttı. Felsefi tartışmalar daha baskın olsaydı daha çok keyif alırdım. Yine de sıradan olmayan, düşündüren bir kitaptı. Keyifli okumalar!
KodesAlain Guyard · Kolektif Kitap yayınları · 201779 okunma