Ankaram da Ankaram

3 üye
Takip
Ankara
Kaldırımlarda sağımdan solumdan geçip duran, telaşla koşturan, her zaman aceleci, asık suratlı, endişeli insanlara katlanamıyordum. Neden hep üzgün, hep endişeli, telaşlıydılar? Her zamanki hüzünlü öfkeleri nedendi? Mutsuzluklarının suçlusu kimdi?
Ankaram da Ankaram
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Ankara’da zaman sanki durmuştur ya da çok yavaş akar. Yeni binalar ve geniş caddeler bir düzen vaat eder ama ruhu eksiktir. Tarihin derinliği ve kültürel zenginlik yoktur. Bu şehir, geçmişle bağını koparmış, geleceğe doğru adımlarını bilinçli fakat huzursuz atmaya çalışan bir mekândır.”
Ankaram da Ankaram
Geriye dönerek kenarları çamurlu asfalt üzerinde Keçi­ören istikametinde yürüdüm. Yolun iki tarafında evvelâ otomobil tamir atelyeleri, basık salaş kahveleri vardı. Sonra sağ tarafta, tepeye doğru tırmanan evler, solda, bi­raz çukurda, yapraklarını dökmüş ağaçlariyle bahçeler başladı. Yakamı kaldırdım. Hızlı ve rutubetli bir rüzgâr esiyordu. İçimde, ancak sarhoş olduğum zamanlar hisset­tiğim, müthiş bir yürümek ve koşmak arzusu vardı. Saatlerce, günlerce gidebileceğimi zannediyordum. Etrafı­ma bakmayı unutmuş, bir hayli ilerlemiştim. Rüzgâr ço­ğaldığı için âdeta göğsümden biri iter gibi oluyor, bu kuv­vetle mücadele ederek ilerlemek bana zevk veriyordu.
Ankaram da Ankaram
İstanbul yıkım ve esirlik, Ankara ümit ve özgürlüktü.
Sayfa 282·Kitabı okuyor
Ankaram da Ankaram