Antik Çağ

TAKİP ET
koseli-arti
Speusippos
Platon 347’de öldü ve Akademia’nın yönetici makamı boşaldı. Platon’un en çalışkan öğrencilerinden yarım düzine kadarı bu saygıdeğer makamın ancak tek bir adam tarafından doldurulabileceği inancındaydı. Ne var ki, hepsi de birbirinden farklı bir kişiyi düşünüyorlardı (genelde kendilerini). Aristoteles de bu noktada bir istisna değildi. Platon’un dayısı olan Speusippos’un bu makama getirilmesini nefretle kabullendi. Speusippos’un morali hep bozuk biri olduğu söylenir; hatta bir keresinde, ders sırasında havladı diye bir köpeği kuyuya attığı anlatılır. Söylentiye göre, en belirgin hizmetlerinden biri, fırınlara atılacak odunların taşınmasını kolaylaştıran bir aygıtın icadıdır. O dönemde akademinin saygınlığını sağlayacak kişinin Speusippos olması bir talihsizlikti. Speusippos’un sonu da hüzünlü oldu. Kinik Diogenes’le Atina’nın agorasında giriştiği bir tartışma sonunda tüm insanların gözü önünde rezil olunca, utancından intihar etti. Speusippos, öğretileri iki bin yıl boyunca düşün dünyasının temelini oluşturan Aristoteles’le tinsel olarak yarışabilecek düzeyde değildi. Akademinin başına onun getirilmiş olması ise, Platon’la olan akrabalığından kaynaklanıyordu. Atama kararı açıklandığında haksızlığa uğradığı hissine kapılan Aristoteles, Atina’yı terk etti ve kendisi gibi haksızlığa uğradığını düşünen arkadaşı Ksenokrates de peşinden gitti.
kamera
Sayfa 18 - Gendaş Yayıncılık
Platon’un Aristoteles’i “ayaklı akıl” ve evini “sahaf dükkanı” olarak nitelendirdiğini biliyoruz. Bu nitelendirmeler Aristoteles’in meşhur koleksiyonuna taş atmak içindi. Her şeye karşı doyumsuz bir merak duyan geleceğin yıldız adayı, sahip olabileceği tüm nadir yazıları satın alıyordu ve böylece dünyada kendi özel kütüphanesine sahip olan ilk kişi oldu.
kamera
Sayfa 11 - Gendaş Yayıncılık
Aristoteles’in Vasiyeti
Aristoteles’in vasiyeti şu ölümsüz sözlerle başlar: “Umarım her şey yolunda gider, ancak olur da bir aksilik çıkarsa…” Devamında çocuklarının nasıl bakılacağını anlatır ve kölelerinin serbest bırakılmasını ister. Ardından vasiyetini uygulayacak kişiye, eğer Herpyllis tekrar evlenmek isterse, onun layık olan bir adama verilmesini buyurur. Vasiyetnamesi Aristoteles’in, karakteri, bir deha olmuş olması dolayısıyla bozulmayan, yavan, ama namuslu ve terbiyeli bir adam olduğu izlenimini veriyor. Vasiyetnamesini, parasının bir bölümüyle Stagira’da gerçek boyutlarında bir Zeus bir de Athena heykelinin yapılmasını isteyerek bitirir. Terk edilmiş kalıntılar arasında bu heykellerin tek bir izine dahi rastlanmıyor artık.
kamera
Sayfa 53 - Gendaş Yayıncılık
Sokrates'in hayatı hakkındaki belgeler kısmen çok çelişkilidir ancak herkes tek bir noktada hemfikirdir: Görünüş olarak Sokrates Atina'nın en çirkin erkeklerinden biriydi. Cılız ve çarpık bacakları, top gibi göbeği kıllı bir ensesi, aynı durumda omuzları ve kel bir kafası vardı (Söylentiye göre kafatası yığınla küçük şişliklerle doluydu). Geniş ve kalkık burnu herkes tarafından bilinirdi, gözleri hafif öne eğimliydi ve dudakları şişikti.
MÖ 450’de yükselen demokrasi akımı Magna Graecia’da devrim dalgasına neden oldu. Yunan koloni kentlerinde isyanlar ve toplumsal kargaşa görüldü. Pisagorcular herkesin hedefiydi ve topluluk evlerinin çoğu yakılarak yerle bir edildi. Kroton’daki “Milo evinin” yağmalanışı sırasında 50’den fazla Pisagorcunun öldüğü söylenir. Bu, Pisagorcu topluluk evlerinin, belki ortasında bir avlu da bulunan, birçok ailenin barındığı, oldukça büyük evler olduğunu gösteriyor. Bu evler, Milo gibi, zengin taraftarlar tarafından harekete bağışlanmış olabilir.
kamera
Sayfa 64 - Gendaş Yayınları
Günümüze aktarılan bilgilere göre Aristoteles peltek peltek konuşan, cılız bacaklı, çelimsiz biriydi. Süslü şeyler giymiş olması belki de cılız görünüşünü telafi etmek içindi. Sandaletleri ve giysileri daima son modaya uygundu ve parmakları değerli taşlarla kaplı yüzüklerle süslüydü. Yoksul biri sayılamayacak Platon bile Aristoteles’i kütüphanesi nedeniyle kıskanıyordu. Yaşadığı rahat hayata rağmen Aristoteles’in erken dönem eserleri (kaybolanlar) genelde varoluşun anlamsızlığını ve ölümden sonraki yaşamın sevinçlerini irdeleyen diyaloglardan oluşuyordu.
kamera
Sayfa 12 - Gendaş Yayıncılık
48 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;