1000Kitap Logosu

Bilim Felsefesi

TAKİP ET
Popper bilimsel bilginin üretilmesi sürecinde üç dünya kavramından bahseder: Birinci dünya fiziksel nesnelerden ve olaylardan oluşur (mesela spin). İkinci dünya, bunu algılama biçimimizdir (açısal momentum vs.). Üçüncü dünya ise bu kavrayışımızın sonucu olarak ortaya çıkan nes nel eleştiriye, belki de daha doğru bir ifadeyle yanlışlamaya açık bilimsel kuramlardır.
1
6
Yanlışlamacılık
Çoğunun bilimsel kabul ettiği varsayımların, yakından incelendiklerinde sınanamaz oldukları ortaya çıkar: Onları yanlışlayabilecek hiçbir olası gözlem yoktur. Bu düşünceye ilişkin tartışmalı bir örnek psikanaliz söz konusu olduğunda belirir. Bazı yanlışlamacılar, psikanalistlerin ortaya attığı iddiaların pek çoğunun mantıksal olarak yanlışlanabilir olmadığını ve dolayısıyla psikanalizin bilimsel olmadığını düşünür. Buna göre bir psikanalist belli bir hastanın rüyasının aslında çözüme kavuşturulmasımış cinsel çatışmalarının dışavurumu olduğunu söylüyorsa, onun bu iddiasının yanlışlayabilecek olası hiçbir gözlem yoktur. Devamında hasta bu tür cinsel çatışmalarının olmadığını söylese dahi, psikanalist hastanın bir şeyleri bastırdığını ifade ederek iddiasını sürdürecektir. Hasta, psikanalistin yorumunun doğru olduğunu kabul ederse, o zaman bu durumda da iddianın doğruluğunun onaylanmasından bahsetmiş oluruz. Dolayısıyla yanlışlamacılara göre bu, hiçbir şekilde gerçek bir bilimsel varsayım olmayıp, sözde-bilimsel bir varsayımdır. Gelgelelim bir kuram, salt bu bağlamda bilimsel olmadığı için tamamıyla değersiz sayılmaz. Popper, psikanalizin iddialarından pek çoğunun en nihayetinde sınanabilir hale geleceğini fakat bilimsellik-öncesi biçimlerinin bilimsel varsayımlar olarak görülmemesi gerektiğini düşünür.
1
YANLIŞLAMACILIK: Kestirme ve Çürütme
Bilim, kuramların doğruluğunu ispatlama girişimleri ile değil, onları yanlışlama girişimiyle iş görür. Yanlışlığı gösterilen her kuram dışarıda bırakılır ya da en azından yeniden düzenlenir. Böylece bilim, kestirim ve çürütme yoluyla ilerler. Herhangi bir kuramın mutlak doğru olduğundan emin olamayız; Dolayısıyla her kuram ilkece yanlışlanabilirdir. Bu görüş, bilim tarihinde tanıklık edilen gelişmeye uygun düşer görünmektedir. Ptolemaiosçu evren görüşü, Eş değişle Dünya’yı evrenin merkezine alan görüş tarafından; Newton Fiziği de Einstein’ınki tarafından aşılır.