Kitabin icerigi yasanmislar olunca insanin Iyi yada kötü bir hikaye deme sansi olmuyor. Alcakca planlanmis icimize sizmislarin kirli oyununun süreci anlatilmis. Cok yerlerini atladim netlik bulamadim. Ama bastada yazdimya hikaye hikaye olmaktan cikip gercekleri anlatinca bitirmek farz olmustu.
Kitabin nerdeyse her satırında alaycılık var. 154.sayfaya kadar kafa sallayarak geldim. Herkes yanlış, ama Soner Yalçın pek doğru. Herkes doğru, ama bir RTE yanlış. Türkiye siyasetinde, genel olarak dünya siyasetinde bana lekesiz birini gösterin. Yazar bey kitabın aynısını aynı şevk aynı uğraşıyla ailesinin soyuna kadar nezaman bir Kemal K., bir Bülent E., bir Deniz B. hakkında yazarsa ozaman samimiyetine, araştırmali gazeteciliğine inanmak mümkün olur. Böylesi çamur at izi kalsından ibaret. Çok gördük yaşadık biz bunları çünkü. Keşke bende yazar hakkında bir kitap yazabilsem.. Seviyoruz arkadaşım, binlerce Soner Yalçın pervasızca yalan yanlış yazsın, sevmekten vazgeçmeyeceğiz.
Ben bu ifâdeyi George Orwell'in "Hayvan Çiftliği" eserini özetleyen güzîde bir tespit olarak görüyorum:
"Komünist toplum düzenine sahip ilkel kabilelerin başında da sınırsız güçte bir reis vardır. Komünist devlet, yurttaşların değil, yalnızca serflerin olduğu mutlak bir monarşiden başka bir şey değildir."
Bir millet nasılsa, devlet adam-ları da onlar gibidir. İşte bu nedenledir ki, eskiden beri ‘Her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur’ denilmiştir.