“Bana söylemediğin başka ne var?” Benim ya da Andarna’ nın bu bilgiye vereceği tepkiden endişe duymasaydı onu konuşmanın dışında bırakması mümkün değildi.
“Kendisinin bile fark etmediği şey.” Başını eğip büyük altın gözlerime dikti. “Uçacak ama asla bir binici taşımayacak.”
“Bana bunun ne kadar parlak bir fikir olduğunu söylemeyecek misin?”
Tairn homurdandı. “Geçen yıl seni zekan için seçmiştim, şimdi yeni bir şeymiş gibi tebrik edilmek mi istiyorsun? Ne tuhaf!.”
“Seni etkilemek imkansız.”
“Ben bir ejderhayım, Siyah Gürzkuyruk’ um. Soyundan geldiğim…”
“Evet, evet.” Bana tüm soyunu saymadan önce sözünü kestim
“Andarna nasıl?” diye sordum. “Ona seslendiğimde cevap vermiyor.
“Yaşlılar tarafından sorgulandı ve yaptıkları haklı bulundu,” diye cevap verdi Tairn. “Ama kendini ya da binicini savunurken de olsa başka bir ejderhayı öldürmek, ruhunda ağır bir iz bırakır.”
“Bu yüzden sen onu öldürmek yerine gözünü almıştın.”
“Onun işini o zaman bitirmeliydim. Gelecekte benzer bir durumla karşılaştığımda tereddüt etmeyeceğim. Andarna şu an benim omuzlamış olmam gereken bir yükün acısını çekiyor.”
“Onunla gurur duyuyorum.”
“Ben de öyle.”