Önce saygı duymayı öğrenin, sonra muhatabım olursunuz. Sevdiklerine duyulan hisse saygı denmiyor, o zaten mevcut bir duygudur. Saygı, sevmediğin birine bile adabını korumaktır. Duşmanıma duyduğum gazab, insaniyyetimi elimden almayacak kadar erdemlidir!
Kitabsever
"19. yüzyıl boyunca birçok cerrah, bir hayvan üzerinde operasyon yapmadan önce alışılmış bir biçimde ses tellerini kestiler. Bunu, deney sırasında hayvanlar ses çıkarmasın diye yaptılar. Deneyi yapanlar ses tellerini keserek aynı zamanda gerçeği yadsıdılar-sessiz bir hayvanın acı çekmediğini varsaydılar- ve bunu kendileri doğruluğunu kabul ettikleri bilgileriyle doğruladılar. Hayvanın çığlıkları onlara zaten bildikleri bir şeyi, karşılarındaki yaratığın bilinçli, hisseden ve operasyon sırasında eziyet edilmiş bir varlık olduğunu anlatacaktı."
”O yumuşak gençlik yıllarından acımasız yetişkinliğe geçerken, bütün insaniyetinizi almayı unutmayın yanınıza, yol üstünde bırakmayın onu sakın, koyduğunuz yerde bulamayabilirsiniz! Yaşlılık sert ve korkunç, hiçbir şeyi geri vermiyor insana! Mezar bile daha merhametlidir ondan, ne de olsa mezar taşınıza şöyle yazarlar ‘Burada insan yatıyor!’ Oysa ki insanlığını terk etmiş yaşlılığın soğuk, duygusuz çizgilerinde hiçbir şey okuyamazsınız.”