Millî Mücadele'nin İstiklâl Madalyası sahibi kahramanlarından bir kısmının toplu halde hâtıra fotoğrafı, Eski Muharipler Birliği binası, Harbiye, 1968. Mekânları cennet olsun.
"Günden Güne azalan Kuvay-ı Millîye mücahit ve gazileri bugün bir avuç kaldı. Kalanların en genci 67 yaşında. Çoğu orduda nefer olarak hizmet görmüş, rütbesiz kahramanlar",, bkz. Vural Sözer, "49 Yıl Önce Bu Ay Başlayan Millî Mücadele'nin Kahramanlarına Verilen İstiklâl Madalyası", Hayat Tarih Mecmûası, Yıl: 4, Cilt: 1, Sayı:4, Sıra: 40 (Mayıs 1968), s. 26-27.
Bu kuruluş hem içeriye yani saltanat idaresine, hem dışarıya yani bir yarı sömürge nizamına karşı yürütülmüş bir istiklâl mücadelesi sonunda kurulmuștu.
Kitabı ilk okuyacağım zaman, temin ettikten sonra 1000kitap'ta yapılan incelemelere göz attım. Birçok kişi kitabın sıkıcı olduğunu ve sürükleyici olmadığı öne sürmüş.
İçimde bir acaba oluşmuştu. Belki sıkılırım diye düşündüm. Ama inanın ki kitap Türk edebiyatının yapı taşlarından biri ve oldukça akıcı. Kitabın yüzde doksan beşi gayet sürükleyici.
Konusuna gelirsek İstiklal Mücadelesi zamanında Akşehir'de geçen olaylara değiniyor. Birçok kişinin saltanat ve halife yanlışı olduğu bu zamanada bir yandan da Kuvva-i Milliye çalışmaları yapıyor.
Kitap ilk başta cepheden memleketine gelen Çolak Salih'le başlasa da daha sonra Mehmed Reşid adındaki İstanbullu Hoca'ya (adı daha sonra Küçük Ağa oluyor) ve Doktor Gönülsüzlerin Haydar Bey, Ali Emmi, Reis Bey gibi Kuvva'cı ekibe ve bunların çalışmalarına odaklanıyor.
Dönemi anlamak için muhakkak okumamız gereken, insanı içine çeken bir kitap. Elbette içinde birçok eski kelime var ve kimi yerlerde cümlenin manâsını dahi anlayamıyorsunuz ama genelde okumanızı engellemiyor. Fakat okurken yanınızda bir sözlük taşımanızı öneririm. İyi okumalar.
Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
cahil,
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.