KiTaPHaNe

40 üye · 10 yeni gönderi
Takip
Kitapların kokusunu, dostluğun sıcaklığını aynı hanede buluşturan yer; “Kitaphane”
9/10
·576 syf.··
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Sevdiğin insanlardır aslında renklerini çalan, içindeki çocuğu susturan ... Böyle bir cümle geçiyor kitap da , böyle bir cümle kuruyor oyuncak katilimiz ... Serinin 3. kitabı yine soluksuz okuttu kendini, katilin kim olduğunu öğrendikten sonra heyecanı azalır, çok olay olmaz demiştim ama yanılmışım. İnanılmaz olay örgüsüyle her zaman ki gibi kendine bağladı. Bir kitap düşünün çoğu şeyi katilin ağzından okuyorsunuz ama yine de heyecanınız hiç bitmiyor hep bir sonra ki sayfayı çevirme isteği duyuyorsunuz. Ayrıca beni kınamayın ama katile sempati duyuyorum üzgünüm Kitabın devamını bir an önce çıkarır mısın artık acaba ?? Emre Gül
KiTaPHaNe
Oyuncak MahşeriEmre Gül · Guardian Yayınları · 2025419 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 26. kitabı
Umarım bu kitabı okuyup da demek her şey böyle başlamış, ensestin özü buraya dayanıyormuş inancına kapılma kimse. Zira değişen toplumun değişme özelliği üzerinden birçok şeye verilen ad, kutsallık...konularının aslında toplumsal yapının zamana, teknolojiye, politikaya göre şekillendiğini belirten bu ve benzeri araştırmacıların en büyük hatası bu olurdu. Evrensele ulaşmak. Arkeoloji-Antropoloji-Sosyoloji alanında çalışma yürüten nam salmış birçok yazar, çalışmalarını Avustralya, Polinezya gibi yerlerde yürüttüler. Onlara göre buralarda yaşayan toplumlar, kabileler, klanlar on dokuzuncu yüzyıla kadar yaşam biçimlerini değiştirme işleri. Yine bu araştırmacı yazarlara göre insanlık tarihi; İlkel, barbar ve uygar olarak tek bir çizgide ilerlemiştir ve Avustralya, Polinezya yerlileri günümüze yakın bir tarihe kadar henüz İlkel veya barbar olma özelliklerinden sıyrılamamışlardır. İşte ilk ve en büyük hataları burada başlıyor. Bu kitabın yazarı Emile Durkheim, benzeri çalışmalar yürüten ve yine Durkheim gibi masa başı teorisyenleri olan Freud ve Frazer için elde edilen raporlar kutsal derecesinde hatasız olan raporlardır ve bu raporlara göre teoriler üretmek onlar için kesinlikle olanı, doğruyu anlatmak veya yazmaktır. İkinci büyük hata da burada kendini gösteriyor. Elde ettikleri raporlar neye kıyasla kesin yargılardır bilinmez. Freud ve Frazer bir başka konu. Bizim derdimiz şu an Durkheim. Sosyoloji alanında büyük çalışmaları olan bir düşünür olduğu inkar edilmese de bu çalışmasında ismini yerlerde gezdirecek teorilere sahip. Ensest yasağının Kökenleri i anlatırken aynı toteme mensup olmakla evlenmemek yani bu toteme mensup olmakla bu Totemdeki karşı cins bir başka bireyle Cinsel ilişkiye girmemek ensest yasağının kökenini oluşturur ama Durkheim zamanında dahi ensest
KiTaPHaNe
Ensest Yasağı ve KökenleriEmile Durkheim · Pinhan Yayıncılık · 2019152 okunma
Reklam
Cehenneme Övgü
8/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:24
Gündüz Vassaf'ın, Cehenneme Övgü kitabını daha evvel 1k'da ki, okurların alıntı ve incelemelerinden okuma listeme almıştım. Mayıs ayı için KiTaPHaNe grubumuzda Ayın okuma kitapları arasına alınınca okumuş oldum. Severek okuduğum nadir kitaplardan biri oldu. Kitabı gruba öneren okur arkadaşım Saygıdeğer, Pınar hocamıza teşekkürlerimi iletiyorum. Kitaba gelince, Gündelik Hayatta Totalitarizm adlı eseri, modern toplumdaki aile, okul, devlet ve diğer kurumların bireyi fark ettirmeden baskı altına aldığını savunmakta. Kitapta totalitarizmin yalnızca otoriter rejimlerde değil, günlük yaşamın içinde de var olduğu anlatılıyor. Vassaf; özgürlük adı altında sunulan seçeneklerin aslında bireyi sınırladığını, dilin ve toplumsal kuralların insanı kalıplara hapsettiğini ileri sürmekte. Gece-gündüz, cehennem-cennet, delilik-akıl gibi kavramları tersyüz ederek özgürlüğün sıradan kabul edilen düzenin dışında aranması gerektiğini savunuyor. Ayrıca kahramanlık, iletişim ve günlük alışkanlıkları eleştirerek insanların farkında olmadan sisteme boyun eğdiğini vurguluyor. Sonuçta kitap, okuru kendi yaşamını, özgürlük anlayışını ve toplumsal kabullerini sorgulamaya çağıran düşündürücü bir deneme eseri. Akıcı ve hiç sıkılmadan okunacak kitaplardan. Iyi okumalar...
KiTaPHaNe
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Ehh
Puan vermedi·192 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 19:33
Son günlerin popüler kitabını elime kolay geçtiği için okudum, en son okuduğum Kardeşimin Hikayesi sonrasında bir daha Livaneli okumam demiştim ama reklamlara dayanamadım. Kitap akıcı bir lisan ile yazılmış, olay örgüsünde kopma var, ya da ben kaçırdım. 1971 muhtırası sonrasında tutuklanan kahraman 80 darbesinin ortamına geçiyor, 70-80ler olarak düşündüm diktatör, general diyerek Kenan Evren'den bahsediyor sanırım. Eşiyle olan mektuplaşmaları Sabahattin Ali'nin hikâyesinden kopyalanmışa benziyor. Yazar kısmen kendini Sabahattin Ali'ye benzetiyor. Sabahattin Ali'nin yurtdışına kaçma girişimi başarısız oluyor (hatta canına mal oluyor) ama kendisi soluğu Stockholm'de alıyor. Tutuklanmasını fazla detaylandırmıyor, sadece kitap okuduğu için tutuklandığını iddia ediyor. Sırf kitap okudu diye hiç kimsenin tutuklanacağını düşünmüyorum. Günümüzde de geçerli olduğunu düşündüğüm için birçok alıntı paylaştım. Kendi adıma konuşursam bana farklı bir bakış açısı, farklı bir pencere açacak bir cümle için bin sayfa kitap okumaya razıyım. Bu yüzden bu okumayı kayıp olarak görmüyorum. Herhalde Livaneli'den okuduğum son kıtap olacaktır:) Dipnot: Ben hapishane temalı kitapları sevmiyorum.
KiTaPHaNe
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bir solukta kitap okumak istiyorum, elinden düşürmeyeceğim bir kitap arıyorum diyen kim varsa alsın bu kitabı okusun. Ahmet Ümit tadında, tarih kokan, sıcak dostluk barındıran, heyecanı ve temposu hiç düşmeyen muhteşem bir kitap. Yerli edebiyatın polisiye türünde hiç bu kadar güzel bir eser okumamıştım. Herkese tavsiye ederim.
KiTaPHaNe
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun PeşindeMehmet Işık · Yaka Yayınları · 2023337 okunma
Kapitalizm Faşizme Dönüşürken Umut Nereye Sığınır?
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 18:10
Roman, Avis Everhard’ın el yazmalarının yüzyıllar sonra bir tarihçi tarafından dipnotlarla yayımlanması şeklinde kurgulanır. Demir Ökçe, şaşırtıcı derecede akıcı bir roman. Okuru içine alıyor; yalnızca dipnot bölümleri ritmi yer yer yavaşlatıyor. O dipnotlar aslında başlı başına başka bir roman potansiyeli taşıyor. Oldukça önemli tarihsel açıklamalar içeriyorlar; fakat hikâyeden kopup o bölüme geçmek ve tekrar ana metne dönmek zaman zaman uğraş gerektiren bir deneyime dönüşüyor. Yorucu olmaktan çok, dikkat isteyen bir yapı. Romanı Avis’in notlarından okumamız kurgu açısından güçlü bir tercih. Ancak tek bir bakış açısından ilerlemek, diğer karakterlerin iç dünyasına tam anlamıyla nüfuz etmeyi zorlaştırıyor. Ernest’i düşünceleri üzerinden tanıyoruz ama zihinsel katmanlarına derinlemesine giremiyoruz. Bu durum onu yer yer kusursuza yakın, neredeyse hep haklı çıkan bir figüre dönüştürüyor. Güçlü, kararlı ve etkileyici; fakat insani kırılganlığı sınırlı. Romanın başındaki uzun ve felsefi konuşmalar ilk etapta beni tedirgin etti. Ernest’in odadakilerle yaptığı tartışmalar sayfalarca sürünce akışın tamamen teorik bir zeminde ilerleyeceğini düşündüm. Bu sorun değil; romanın hep bu yoğunlukta devam edip etmeyeceği yönünde bir endişeydi. Neyse ki ilerleyen bölümlerde anlatı daha dramatik bir ivme kazanıyor. Özellikle ikinci bölümde ayaklanma süreci hızlanıyor ve metin sertleşiyor. Yine de ilk bölüm ile ikinci bölüm arasında bir dengesizlik hissi uyandırdı; direniş kısmı biraz daha genişletilebilirdi. Psikopos ile olan bölüm romanın en çarpıcı ve en insani yerlerinden biri. Ernest’in anlattıklarına önce itiraz eden, sistemin yanında duran din adamının gerçeklerle yüzleştikçe aydınlanması ve tarafını bilinçli şekilde seçmesi romanda umut veren nadir anlardan biri. Belki hayatta
KiTaPHaNe
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Reklam
Reklam