Sonra, Niño Valles'in kafesindeki işçiler neşelendiğinde, spiker kendilerinin ve ölmekte olan İspanya Cumhuriyeti'nin düsturu haline gelecek, meydan okuyan sözleri ilk kez söyledi: "No pasarán! - Geçit yok!”
Uzun süredir okumayı planladığım fakat bir türlü başlayamadığım bir kitaptı şimdi bitirdim ve neden daha önceden okumadım diye kendime kızıyorum.
Bir matadorun hayatı üzerinden İspanya’yı okuyoruz, İspanya İç Savaşını kurşuna dizilen binlerce insanı, açlığı, toprak ağalarının sömürdüğü insanları, adaletsizliği, hukuksuzluğu ve İspanya adına dair diğer herşeyi son zamanlarda okuduğum anlatımı en etkileyici kitaplardan birisiydi ve bu iki yazarın diğer tüm kutaplarını okumam için bana çok büyük bir ön ayak oldu.
“Feminist eleştiriyi, partiyarşiyi yerinden edemedi diye yok sayamayız. Aksine feminist eleştiriyi benimsememizin tüm nedeni tam da partiyarşinin hayatta olmasıdır.”