Alfa - Elif
Fenikece alep : öküz.
Alfabeyi bundan 3000 küsur yıl önce Fenikeliler icat etmiş. Basit gibi gözüken, son derece zekice bir buluş bu. Daha önce her biri bir basit kavramı ifade eden binlerce simge-resim varken bunlardan 25 kadarını almışlar, her birini adının ilk sesini simgelemek için kullanmışlar. Öküz anlamına gelen alep a olmuş (küçük matbaa a’sına dikkatle bakarsanız öküz başını hala görebilirsiniz). Ev anlamına gelen bēt b, cirit sopası anlamına gelen gmel g, kapı anlamına gelen dalıt d olmuş.
Fenikelilerin icadını önce komşuları olan Suriyeli Aramiler ve İbraniler, MÖ 700’lerden itibaren de Yunanlılar taklit etmişler. Harflerin biçimleri bir hayli değişmiş, ama isimleri pek değişmemiş. Arami ve İbrani alfabesinin ilk dört harfi aleph, beth, gīmel, dāleth. Yunan alfabesinin ilk dört harfi ise alpha, bēta, gamma, delta. Yunan alfabesinin harfleri Batı geleneğinde öteden beri soyut sıra adları olarak kullanılıyor. Fizikteki alfa, beta, gamma ışınları öyle. Tansiyon hastalarının yakından tanıdığı alfa ve beta blokerler öyle. Bilgisayar yazılımında “piyasaya çıkarılan deneme versiyonu” anlamında kullanılan beta öyle. Sony’nin Betamax’ı da aynı zümreden. Alfabe sözcüğü (Fransızca alphabet yoluyla) Yunan harflerinin adından türemiş.
Hz Muhammed’den 300 yıl önce ortaya çıkan Arap alfabesi, bugünkü Süryanicenin atası olan Aramiceden esinlenmiş. Arapça harf isimlerinin elīf, bā, cīm, dāl olması bu yüzden. Aramice gīml’in Arapça cīm olması normal, çünkü başka dillerdeki g sesi Arapçada daima c’ye dönüşmüş.
Kelimeler zamanla bambaşka anlamlara bürünebiliyorlar. Fenikelilerin öküzünün, 3000 yıl sonra, Türkiye’de son zamanlarda doğan her on kızdan birine verilen güzel bir ada dönüşmesini başka nasıl açıklayabiliriz?