'Ama ben akıllı bir adam değilim. İradem iğrenç bir şekilde zayıf. Beni heyecanlandıran çok az şey var. Küçücük zevkler gözümde öyle büyüyor ki. Mesela sizinle burada yarım saat kalabilmek için çok şey veririm.' 'Sevgili Albay Mason, bana kalsa bütün akşamı burada geçirmemizi isterim. Böyle anlar hoyratça harcanmayacak kadar güzel. Ben sadece sağduyunuza hitap ediyorum
"Sağduyulu bir insan bir odaya girerken şapkasını çıkarıp bırakmaz veya odadan çıkarken almaz, ama yine de onu keşfetmemizi sağlayan bir şeyleri ele vermiş olur."
Sağduyunuzu...
Huzurun içine gizlediği için yıllarca onu bulamadınız ve ne yazık ki kullanamadınız.
Çünkü sağduyu, huzuru olmayan bir organizmada beslenemiyor. Onu kullandığınız anda mutlaka huzur içinde olmanız gerekmiyor ama huzurlu olduğunuz anlarda sağduyunuzu besleyebildiğiniz için o, huzurun yokluğunda da kendini gösterebilecek güce erişiyor.
Adete bir harita gibi size yolunuzu gösteriyor. Kullanmazsanız yolunuzu şaşırabileceğinizi biliyorsunuz.