s

Sonsöz

2 üye
Takip
Sonsözden
Boşnaklar'ın varlığını Balkanlar'dan, adını ansiklopedilerden silmek için dört yıl boyunca tüm dünyanın gözleri önünde bir soykırımı yaşanmış, müzeler, kütüphaneler, arşivler bombalanmıştır. Ama tarihin ve gerçeğin asla değişemeyeceğinin bir kanıtı olarak, Boşnaklar, amansız bir soykırımından sonra bile, Bosna'daki sekiz yüz yıllık varlıklarını hala sürdürüyorlar.
Sonsöz
Başarılı insanların, belli başlı ortak özellikleri.. Bu insanların her biri, zorlukları aşmış, imkansıza meydan okumuş, önlerine çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmiş. Kendilerine her zaman inanmış olan bu insanlar, etraftan gelen tüm olumsuzluklara kulaklarını tıkamış ve kendi bildikleri doğrudan ilerleyerek başarıya ulaşmışlar. Şimdi artık sıra sizde. İmkansıza meydan okumak için, sahip olduğunuz güç içinizde. Size inanıyorum. Artık değişim zamanı. Artık kendiniz için yaşama ve hayallerinize ulaşma zamanı. Oturup ağlamak yerine, artık silkinip ayağa kalkma zamanı. Onlar bu günlere gelirken, hayallerini hiçbir zaman çöpe atmamış ve tutkularını asla kaybetmemişlerdi. Onlardan öğrendim ki, hayatta hiçbir şey için geç değil ve hiçbir bitiş son değil. İnanıyorum ki, siz de gerçekten isterseniz ve (gerekli adımları atarsanız, hazırsınız) hayal ettiğiniz her şeyi başarabilirsiniz.
Sonsöz
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir roman, muhakkak ki, sadece "roman"dır. Ama bazı romanlar, yazarlarını "fazla" tanır.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Sonsöz
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını ise sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanırız. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı verilmemiştir. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Ayrıca mektupta, adın belirtilmemiş olmasına rağmen, yazanı mektubun alıcısına "onu hep delicesine sevmiş bir kadın" olarak tanıtabilecek en ufak bir ipucu da bulunmamaktadır. Oysa kadın ile erkek -onun kimliği, en azından "roman yazarı R." olarak bellidir- karşılaşmışlardır; hatta kadının genç kızlık döneminde çok kısa bir süre, birkaç gün ve gece, birlikte olmuşlardır ve bu birliktelikten bir çocuk da dünyaya gelmiştir. Ama buna rağmen mektup boyunca kadının dile getirdiği şu söylemle hep karşılaşırız: "Sen, beni asla tanımadın!" Buradaki "ben", erkeğe delice aşık olan "ben"dir ve erkek, onu bu niteliği ile hiç tanımamıştır. Onun için bu "ben", hayatına giren öteki kadınlardan -ki, bunların sayısı hayli kalabalıktır!- hiçbir farkı bulunmayan bir bendir. Kadın, kısa beraberliklerinde ona yıllardır aşık olduğunu hiçbir zaman söylemez. Söylediği takdirde, erkeğe paylaşılmamış bir derin duygudan ötürü sorumluluk yükleyebileceğinden korkar. Zaten ondan bir çocuğu olduğunu da aynı nedenle gizler. Çünkü kadına göre yaşadığı aşk, ancak karşısındaki erkek tarafından bu boyutta anlaşılabildiği takdirde bir "karşılıklı aşk" olabilecektir. Bu olmadığı takdirde kadın, büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır. Görüldüğü gibi, bu olayda dekor olarak bir kraliyet sarayının ihtişamı ve bir çağ değişiminin büyük dalgalanmaları yoktur. Sadece 1920'lerin Viyana'sında sessiz sedasız ve tek taraflı yaşanan bir aşkın hüznü vardır. Başka deyişle Zweig, bu metninde
Sayfa 60 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sonsöz
Gerçek alim yanılma hali hariç günah işlemez ve günahların da asla ısrar etmez. Çünkü hakiki ilim, günahın öldürücü bir zehir olduğunu ve ahiretin dünyadan daha hayırlı olduğunu öğretir. Bu gerçeği bilen kimse de hayırlı olan ahireti ondan daha değersiz olan dünya karşılığında satmaz. Ancak bu ilim,İnsanların çoğunun meşgul olduğu farklı türdeki ilimlerle elde edilmez. Zira böyle bir ilim sadece onların yüce Allah’a karşı günah işlemelerindeki cüretlerine arttırır. Hakiki ilim ise, kişinin Allah’a karşı saygısını, korkusunu ve ümidini arttırır. Böylece onunla günahları arasında engel oluşturur. Ancak insanoğlunun zaman zaman işlemekten kurtulamadıkları hatalar bunun dışındadır. Bu durum imanın zayıflığına delalet etmez. Mümin elbette ama sürekli tövbe halindedir. Günahta ısrar etmekten ve ayak diremekten uzak durun.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Sonsöz
Kendini tehlikeye atarak bana çok az zarar ve çok fazla saadet verebileceğine göre, önüne ne kadar engel çıksa da, bunu yapmaktan kaçınma; çünkü dediğim gibi, başlaman, konuyu kapatmam için yeterli olacak.
Sayfa 290·Kitabı okudu
Sonsöz