“Kurulacak”, “yıkılacak”, “değişecek” düzen yalnız insan toplumlarına has bir vakıadır. Her toplum, kendini devam ettirmek istiyorsa, bütünle parçalar arasında, kişiyle toplum arasında bir uygunluk kurmak ve sağlamak zorundadır. Doğan veya yeni katılan insanları o toplumdan yapmak, gerginlikleri çözmek, sosyal sistemi çevresine uydurmak, “insanın diğer insanlarla ve eşya ile münasebetlerini düzenlemek gereklidir” dediğimizde, siyasetin fonksiyonu ve amaçlara sevketme rolünü yerine getirecek merkezî bir otoritenin doğumunu, ihtiyaçların neticesi olarak görürüz.
Buradan doğan mânâ çerçevesinde siyasetin ifadesini “ağırlıkla” yönetim ve yönetimin mevzuu ayırımında bulmaktayız: İktidarı eline geçirerek toplumu idare edenler ve idare edilenler.
Siyasî fonksiyonun, uygulama ile yani “siyaset yapanla” gerçekleştirilmesi gibi, hayata hâkim kılınmak istenen sistemin uygulamaya geçirilebilmesi için de, iktidarın hedef alınması ve bunun da teori ve pratiği ile doğrudan siyaseti gerekli kıldığı kolayca anlaşılmaktadır.
3. Basım / Ekim 2017, 1. LEVHA, İÇTİMAİ SİSTEM ÇERÇEVESİNDE, SİYASİ FONKSİYON
- İDARE EDEN VE İDARE EDİLEN -, İBDA Yay.·Kitabı okudu
Medeniyetimizin orta yerinde, kenar mahallelerimizde ve işçilerin yaşadığı gettolarda barbar, vahşi bir tür yaratmıştık ve şimdi bu tür afet esnasında bize acımasız hayvanlar gibi saldırıyor, hepimizi kırıp geçiriyordu.
''Gecenin bu saatinde kibar adamlar yalılarda, köşklerde ve kasırlarda uyuyup rüyalarında cariyelerin peşinde koşarlarken sizler, uyanık olarak buradasınız. Çünkü kan dökülmesi gerekiyor. Dilerim ki, dökülen sizin kanınız olmaz. Biliyorum ki, döktüğünüz kanı siz değil, yalılarda yaşayan ve şiir yazıp sizi hakir gören nazik adamlar içecektir. Konstantiniye'nin kibar insanları kanla beslenir, ama siz değil. Bu yüzden siz onlardan temizsiniz. Ancak kan görünce bayılan ve vahşetten nefret eden bu beyzadeler, sizleri daima ayaktakımı olarak gördüler ve göreceklerdir. Onların ruhlarının ve vicdanlarının temiz olması için, bizzat sizler, ellerinizi çamura sokacaksınız. Getirdiğiniz ganimetin neredeyse hepsi, bu kibar efendilerin kesesine girecektir. Ocağımızın kanunun odur ki, onların içmesi için sadece kan dökmeyecek, ayrıca şu Konstantiniye'nin sokaklarında dönüp sizin suratınıza bile bakmadıkları zaman onlara tahammül de edeceksiniz!