Hastane hekimliğini bir sanat olarak gören ve bu doğrultuda bir sanatçı gibi hastalarının hayatına da şekil veren Türkan Saylan sayesinde Lepra Hastanesi sadece bir hastane olmaktan çıkıp bir yaşam merkezine dönüşür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
‘’İçimizdeki bu olumsuz duyguları yenebilir, çocuklarımızı birazcık savaş karşıtı ve eşitliğe inanmış biri olarak yetiştirebilir miyiz acaba? Yoksa bu acımasız rekabet dünyasında, ayakta kalabilmeleri için acımasız olmalarını mı öğütleyeceğiz hala? Oysa, dünyada herkese yer var, paylaşmasını bilirsek ve yetinebilirsek barış içinde yaşayabiliriz!’’
Daha çok kız çocuğumuzun okutulması için fırsat yaratmaya ve olanaklar sunmaya ömrünü adamıştır, Türkan Saylan.
Biz de her zaman onun mücadeleci, Atatürkçü ve cesaretli duruşunu örnek alarak, ülkemizdeki kız çocuklarının eşit ve çağdaş eğitime ulaşmaları için elimizden geleni yapmalıyız…
İyi ki doğdun, iyi ki vardın, Türkan Saylan.
Dt: 13.12.1935 ∞
bize
kıyılara çıkmayan dalgalar,
---çocukları yutmayan sular borçlusun İstanbul
Boğaz’ı geçen balıkları sayan deli bir muhasebeci
balıkların peşine takılıp Haliç’e giren şaşkın bir yunus
yunusa yalanırken rakı bardağına düşen bir kedi
kediye kaftanlardan kefen diken bir terzi borçlusun
*
bize
dipsiz çöp kutuları borçlusun İstanbul
Kızkulesi’nin ağzına çatal bıçak sokanları
bahçeleri otopark yapanları içine atmak için
atmak için ayakkabı kutularında banka şubesi açanları
İstanbul sen bize
gökdelenlere çarpıp sakat kalan rüzgarın son nefesini
ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde işe devam eden
---bir Tanpınar borçlusun
*
bize
akasya dalına asılı bir dülgerbalığı borçlusun İstanbul
binlerce “Hişt.! Hişt.!”le Ada’da yürüyen bir Sait Faik
nice İstanbullu göz indirmemişken öykülerine
vapurlara, rıhtımlara
ve çapaların denizin dibini kazıya kazıya öpmesine âşık
öfkesi bile güzel bir adam borçlusun
*
bize
bir Mimar Sinan borçlusun İstanbul
İsteseydi bir cami sığdırırdı sarı bir lalenin içine
gök kubbeler kurardı boşluğuna yumurtaların