Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 18:27
Şişeye tıkılan şeyler, Çavuşesku dönemi Romanya’sında geçen; anlatısını genç bir kadının sesinden kuran, parçalı bir roman. Hikâye kronolojik bir bütünlükten çok, gündelik hayattan koparılmış kısa sahneler, anekdotlar ve iç monologlar üzerinden ilerliyor. Kısa bölümler, parçalı anlatım, tekinsiz anlar… Bir “akıp giden roman”dan ziyade, rahatsız edici küçük anların birikimi gibi. Okur, büyük tarihsel olaylardan çok, sıradan hayatın içine sızmış baskıyla karşılaşıyor: evlilik, beden, komşuluk, iş, sessizlik ve korku. Roman başta rahatlatıcı, ironik bir mizahla açılıyor. Okuru gevşeten bu ton bilinçli bir tercih; ilerledikçe mizahın rengi kararıyor, alaycılık keskinleşiyor. Anlatı, hafiflik hissini geri çekmeden, altındaki ağırlığı yavaş yavaş görünür kılıyor. Bu tercihlerin beni yakaladığı yer tam da burası. Dünyanın ağırlığını hem hissettiren hem de onu dayanılabilir hâle getiren kitapları çok seviyorum. Kaleminin ucunu, dünyanın ağırlığının altında ezilmeden bakabilmek için mizaha bandıran yazarları da. Bu romanda bir de batıl inançlar, mistik teyzeler, küçültülmüş dedeler var ki — bayıldım. Gündelik olanla tuhaf olanın bu iç içeliği, anlatının yükünü daha da taşınabilir kılıyor. Burada alaycılık bir kaçış değil, bir hayatta kalma biçimi. Parçalı yapı da travmayı “tam ve düzgün” anlatmaya çalışmak yerine, onun zaten kırık doğasına sadık kalıyor. Bu yüzden metin ne vaaz veriyor ne de acıyı estetize ediyor; yalnızca onu taşınabilir kılıyor. Okuru ezmeden, ama yüzleşmekten de kaçmadan. Romanın arka planını oluşturan Çavuşesku dönemi ise bu estetik tercihleri daha da anlamlı kılıyor. Dönem epey tartışmalı. Kimilerinin “En azından başımızı sokacak bir evimiz vardı” nostaljisi yapması boşuna değil: kadınların kamusal hayata katılımı yüksekti, kreşler yaygınlaştırılmıştı;
Edebiyat
Şişeye Tıkılan ŞeylerSophie Van Llewyn · Dedalus Kitap · 202525 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 138. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 21:58
David Harvey okumalarına bu ay Asi Şehirler kitabıyla devam ediyorum. Kitabın konusunu birbiriyle bağlantılı pek çok konuya bağlayabiliyoruz. Konut piyasası, kent planlaması, kentsel dönüşüm, şehirlerdeki siyasi ve sosyal hareketler, kentlerdeki yoksulluk, 68 olayları, sermaye birikimi, finans sektörü ve rantın yaratılması ve bölüşülmesi gibi birçok konuya ucundan dokunuyor kitap. Ayrıca okumaları yaparken Türkiye penceresinden de bolca baktım. Kitabı okuyacaklar için rehber niteliğinde kısa bir özet geçmek isterim. Konut ve altyapı yatırımları uzun vadeli yatırım gerektirdiği ve finansal olarak geri dönüşünün uzun sürmesinden dolayı bu süre zarfında kredi verebilecek ve aradaki zamanı tolere edebilecek bir finans sermayeye ihtiyaç vardır. Finans sermayenin konut yatırımlarını fonlaması ise önemli bir yan etkiyi meydana getirir: Konut arzının talepten gitgide bağımsızlaşması. Arzın talebi aştığı ve konutların satılamamaya başladığı durumlarda ise yaşanan tıkanıklığı aşmak için finans sermayesi bu sefer de konut üretiminin talep yönünü manipüle etmeye girişir. (Türkiye'de ve birçok ülkede yaşanan süreç bu. 2008 Finansal krizinde de bunu gördük. 2013 yılından sonra Türkiye'de yatırımlar gerilemeye başladığında ve kâr oranları düşme eğilimi gösterince sermaye sahipleri ellerinde kalan atıl paraları değerlendirmek için toprak rantına başvurdu. Şehir merkezinde gösterişli konut projeleri, yabancılara satılan konut yatırımları hepsi aslında para kazanmaya devam etmek için yapılan yatırımlar. Bunun yan etkileri şu oluyor: Türkiye'de aslında konut arzı talepten fazla. İstanbul'da atıl 1 milyona yakın konut olduğu söyleniyor. Normalde arz talebi aştığı için konut fiyatlarının düşmesi gerekir. Fakat düşmüyor. Neden? Çünkü 2018 yılından beri artan enflasyon, borsa, faiz ve altının
Sosyoloji
Asi ŞehirlerDavid Harvey · Metis Yayınları · 201390 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 00:00
İskoçya, 80ler, toplu konutlar, herkesin birbiri üzerinde kurduğu tahakkümler ve bolca zorbalık. Shuggie Bain okumasından ziyade hazmetmesi zor kitaplardan oldu benim için. Akıcıydı, yer yer konu ve teknik bakımından tekrara düşüyordu, atmosferi oldukça karanlıktı. Ancak çok ilgi çekici karakterler vardı. Hatta Shuggie’den bile. Agnes, Leek gibi. . Kitabı okurken travmaların kuşaklar arası nasıl bir kısır döngü oluşturduğunu gördüm. ‘Mutlu aile=mutlu çocuk’ fikrine iyice yaklaştım. Shuggie’nin her şeye rağmen belki de kendini diğerlerinden farklı görme sebebiyle gidemeyişine üzüldüm. . Leek yaraladı beni. Agnes ise bir sürü duyguyu aynı anda hissettirdi bana. Ona kızdım, üstenci bir dille yaklaştım belki ama sonrasından koşullarını da anlamaya çalıştım. . Kitapta en etkilendiğim yerler ise anne odaklı noktalar oldu. . Dönemin arka planda çarpıcı bir gerçeklikte sunulduğunu da düşünüyorum. Sosyal adaletsizlikler, savaş sonrası bocalayış, alkol düşkünlüğü ve madenlerin/çalışma koşullarının acımasızlığı gibi. . Genel olarak karakterleri dolayısıyla sevdiğim ama yazara (ki kendi yaşamından beslenen bir roman bu) henüz ısınamadığım bir kitaptı. Genç Mungo da elimde mevcut, ona da bir şans vereceğim. . Duygu Akın çevirisi, Jez Coulson kapak görseliyle ~
Shuggie BainDouglas Stuart · Can Yayınları · 2022757 okunma
Mimarlara hitap etse de herkesin okuyabileceği bir kitap
8/10
·215 syf.··
2025 20. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 18:36
İmgelenebilirlik nedir?Herhangi bir gözlemcide güçlü bir imge yaratma olasılığı taşıyan fiziksel objenin niteliği.Yani insan beyninin gördüklerini hatırlayabilmesi, hatırlarken soyut kavramlarla somut kavramlar arasinda kurabildiği ilişki ve hafızasında oluşan şekiller.Çevre bazen düzenli,sınırlı,açık ve net olabilirken bazen karmaşık ve can sıkıcı olabilir.Kent formunun imgelenebilirliğini açıklayarak güzel bir çevrenin insanda bıraktığı anlam ,dokunaklıklık ve duyusal hazların imgelenebilirliğini de açıklar. Kitabın genel olarak üzerinde durduğu kavram aslında bu kadar ama bu kavramı analiz ettiği 3 şehir üzerinden,Bosron,new Jersey ve Los Angeles daha ileriki sayfalarda dünyadan verdiği örnekler üzerinden son 50 sayfaya eklediği detaylı Boston şehri analizi üzerinden açıklıyor.İlk 100 sayfa benim için baya sıkıcıydı ama tabiki bilgi dolu ve içerik olarak yetersiz olduğundan değil.Kevin Lynch analizi olarak bilinen bu kent analizi için gereken fiziksel unsurlar kenarlar sınırlar,bölgeler,yollar,düğüm odak noktaları,işaret öğeleri alt başlıklarıyla açıklar.Bazı kısımlarda dünyadaki örneklerden işaret öğelerini anlatıyor. 90 sayfa sonra öğelerin tek başına olduğu kadar birbirleriyle ilişkilerini de açıklıyor.Imgelerin bazen bulunduğu yerin ölceğine ve günün saatine göre anlamı değişebilir,değişken imgenin açıklandığı sayfalarda bunlara yer verilmiş.Ileriki sayfalarda yolların tasarımı kısmı biraz sıkıcı ve gereksiz uzatılmış gibiydi. Kitapta en sevdiğim kısımlar yön bulmaya dair bazı referanslar kısmıydı.Bunu çevrede ilkel kültürlerde yaşayan Santa Cruz Adalarındaki insanlar,kabileler,eskimolar üzerinden alıntılar yaparak ilkel kültürlerde çevreden kaynaklı insanların peyzaja adapte olması ve geldikleri yerleri hatırlayabilmelerini ,kaybolmamalarını ve nasil yön
Kent İmgesiKevin Lynch · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022321 okunma
Arşiv mi? Halkbilim mi? Tarih mi?
5/10
·336 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 18:28
Özellikle Mersin'in kozmopolitik yapısının nedenlerini merak ederek alıp okuduğum bu kitapta, mümkün olan her satırda konu dışına çıkmamak için bu kitapta Mersin'in sadece halkbilim yönünden incelendiği yazılmış. Yine de başlarda merak ettiğim bir konu olan Mersin'in Türklerden önceki tarihinin ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinin anlatılması kitaba karşı olumlu bir görüş seyretmeme neden oldu ve halkbilim sınırlandırmasını umursamadım. Bunun yanında, kitapta araştırılan bölgenin sadece Mezitli - Fındıkpınarı yolunun doğusu olması açıkçası beni üzdü. Kitabı alırken incelenen bölgenin günümüz Mersin sınırlarının içinin tamamı olduğunu ummuştum. İlerledikçe, yazarın çizmeye çalıştığı sınırlar konusunda kendinin de pek emin olmadığını gördüm. Başlarda tarih ve savaşlardan bahsederken, ortalarda halkbilim dışına çıkmıyor ve çoğu yeri araştırmamasının bahanesi olarak önüme koyuyor. Halkbilimin incelediği alanların sınırı zannımca bulanıktır. Köylerdeki adetlerden bahsederken elbette başka bilimlere başvurmak gerekir. Hele de Mersin gibi çeşitli birçok ırkın yaşadığı bir göç yolunun üzerine kitap yazılıyorsa, kitabın halkbilim bahanesiyle sınırlanmaması gerekir. Bunlara ek olarak, kitabın çoğu yerde Mersin ve çevresinden uzaklaşıp, tüm Türkiye'de yaygınlaşmış olan halk geleneklerini açıklamayı kendi mâl etmesini yanlış buldum. Dini ve milli bayramlar, ulaşım ve medya araçlarının gelişimi, delilik ve velilik gibi konuların bu kitap içinde anlatılmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Hele de bu konular genel olarak açıklanıp üstüne Mersin özelinde detay verilmeyince "Bu neden bu kitabın içinde yer alıyor" dedirtti. Mersin ve Tarsus halk kültüründen bilgiler edinmek için aldığım kitapta Ramazan ve Kurban bayramlarının ne olduğunu tekrar okudum. Kitapta elbette birçok köy adı
Mersin ve Tarsus Halk KültürüTuran Ali Çağlar · Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları · 20201 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2018 70. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2018 00:00
Belediyeye ait sosyal konutların olduğu bir apartmanda yangın çıkmıştır. Bu konutlar polise iyi gözle bakılmayan bir muhittedir. Bu yangın kazara mı çıkmıştır yoksa kundaklama mıdır? Kerrigan ve Derwent ölenlerin arasında aşırı sağcı bir milletvekili olduğu için soruşturmaya dahil olur. Milletvekilinin bu kenar mahallede ne işi var, Yangından kaçarken mi öldü yoksa öldürüldü mü? İkilimiz bu sorunun cevabını arıyor. Bu kitabımızda konutta oturan herkesin hikayesine değinilmiş, her kapının arkasında bir sır bir trajediye yer verilmiş. Kerrigan serisinin 6.kitabı
11. KatJane Casey · Olimpos Yayınları · 20171,604 okunma