Abdulkadir Geylani bir gün nefsinin ağzından köpek şeklinde çıktığını görür. Nefs yürür, orada duran yemeğe doğru gider. O zaman Abdulkadir Geylanî şöyle der: "Nihayet ağzımdan çıktın; bir daha seni içime almayacağım." Bu sırada bir hitap duyulur: "Nefsini içine al, biz seni onunla seviyoruz!" Dâva nefsi atmak değil, nefsi adam etmektir.
Dinde kibir en büyük günahtır, fakat zillet de kötü bir şey... Vakar ise güzel... Çünkü kibirle zillet arası muvazene hali... Daha böyle birbirine zıt neler var ki muvazenesini bulduğu zaman ruha büyük hakikat ufku açılıyor. Meselâ, ruhbaniyet bizde haram, bizde yok! Çünkü nefs o kadar korkunç bir köpek ki, kendisini sıktığınız zaman bu işkenceden hazzediyor ve bir nevi esaret şehvetine düşüyor, yine nefs meydana çıkıyor. Hıristiyanlardaki ruhbaniyet, nefsi kıra kıra gene nefsaniyeti ortaya çıkarmanın mektebidir. Bizde böyle değil... Bizde nefsin hakkını vererek onu ruhun emrine almak var...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dürtülerimizi kontrol etmeyi ve karar vermeyi etrafımızdaki kişilerden bazen gayet açık ve net derslerle öğreniriz.
Alıntı
Köpek beyninin ihtiyaç duyduğu tek şey, fırsattır. Motor sistemleri, gerisini çözümleyecektir.
Alıntı
"Sinsi sinsi girip çıkarsın, kimse de seni duymaz! Keşke yarım dakika önce köpeğin yerinde sen olsaydın Fagin!" Fagin zorlama bir gülümseyişle, "Nasıl!" diye sordu. "Çünkü hükümet senin gibi köpek kadar yüreği olmayan adamların canlarını korur ama köpeğini öldürenlere ses etmez."
Sayfa 145·Kitabı okudu
Aldatılmışsan, başını okşadığın köpek elini ısırmışsa, artık kime şikâyet edeceksin?
Alıntı