10/10
·344 syf.··
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:04
Ölümsüz ve Bir Kış Gecesi Masalı ile birlikte kalbimin tam orta yerine koyuyorum bu kitabı. Mitolojiye de bayılıyorum ya insanoğlunun yarattığı en güzel şey olabilir. Vallahi Silvia'yı ağzından yüzünden öpecem şimdi. K'up Kaal sahnesini yazdığın için yoluna köpek olurum be kadın! Bayıldım!
Yeşimin ve Gölgenin TanrılarıSilvia Moreno-Garcia · İthaki Yayınları · 2021377 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:45
Bir burjuva beyefendisinin eşine son anda Noel hediyesi olarak cins bir köpek aldığını sanırken sıradan bir çoban köpeği edinmesiyle başlıyor. Ancak bu köpek, sahibini memnun etmeye çalışan bir evcil hayvan gibi davranmıyo fıtratı gereği kendi kuralları ve karakteriyle hareket ediyor. Sándor Márai, derin gözlem yeteneği üzerinden insanlığın karmaşık ve çoğu zaman iki yüzlü dünyasını köpeğin gözünden anlatıyor. Aslında boyun eğen karakterleri mi yoksa kendi kişiliğini ortaya koyabilen bireyleri mi sevebildiğimizi sorgulatıyor.Eğilmez karakterini çoğu zaman hayranlıkla aktarırken, onun ehlileştirilemeyen yanları aracılığıyla insan doğasını da inceliyor. Köpeğin gözünden insanlığın karmaşık ve iki yüzlü dünyasını anlatıyor. Üstelik bunu hayvanı insanlaştırmadan başarıyor. Ancak romanın sonlarına doğru olanlar oluyor. İnsan, kendine benzemeyen ve itaatkâr bir ilişki kuramadığı kişileri içten içe sevmekte zorlanmasını bizim aslında boyun eğen bir karakteri mi yoksa tam zıttı kendi karakterini ortaya koyanı mı sevebildiğimizi sorgulatıyor. Márai'nin diğer romanlarını ne kadar sevmiş olsam da bu kitap bana aynı ölçüde keyif vermedi. Belki de daha sakin ve sindirilerek okunması gereken bir roman. #sandormarai #şahsiyetlibirköpeğinhikayesi
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025474 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·312 syf.··
2026 22. kitabı
novellaneokuyor Prgifts HİKAYE KOLEKSİYONCUSU “Herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır ama herkesin dinleyecek bir kalbi yoktur.” Janice ile tanışana kadar, başkalarının hikayelerini dinlemenin ne kadar iyileştirici bir gücü olabileceğini hiç düşünmemiştim. Janice bir temizlikçi; ancak o eşyaları değil, insanların ruhlarında sakladığı, anlatılmamış hikayeleri topluyor. Kendi hikayesi olmadığını, hayatının sıradan olduğunu düşünürken, karşısına çıkan eksantrik ve keskin zekalı Bayan B ona o can alıcı soruyu soruyor: “Peki ya senin hikâyen Janice?” Neden Okumalısın? Sıradanlığın Büyüsü: Kitap, en sıradan görünen insanların bile aslında ne kadar sıra dışı derinliklere sahip olduğunu gösteriyor. İyileştiren Bir Anlatım: Eğer hayatın karmaşasından yorulduysanız ve ruhunuza iyi gelecek bir “iyileşme” hikayesine ihtiyacınız varsa, bu kitap tam size göre. Unutulmaz Karakterler: Sadece Janice değil, huysuz ama bilge Bayan B ve sadık dost köpek Decius gibi yan karakterler kurguya muazzam bir renk katıyor. Sally Page, yalnızlık, dostluk ve aidiyet üzerine çok zarif bir anlatım sunmuş. Okurken sanki Janice ile karşılıklı çay içiyormuşuz gibi bir samimiyet hissettim. Karakterlerin gerçekçiliği ve o huzurlu atmosferiyle, bittiğinde yüzünüzde tebessüm bırakacak bir eser. Sizin de biriktirdiğiniz, anlatmak için doğru insanı beklediğiniz bir hikayeniz var mı? The Kitap Yayınları İLKNUR moderatörlüğünde okudum #hikayekoleksiyoncusu #sallypage #thekitapyayınları #ruhumunaynasiileokuyoruz
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023124 okunma
Kinyas ve Kayra
Puan vermedi·536 syf.··
2026 1. kitabı
Düşünceler hiç olmadığı kadar bastırıyor bu iki bedene; anlamsızlığın içinde kıvranan zihinleri bir çıkış yolu arıyor kendilerine. Kitabın iki baş karakteri Kinyas ve Kayra... Sonunun ölümle kesişeceğinden mutlak emin oldukları bu yaşamı boylamasına deşerlerken ne aldıkları canlardan pişmanlık duyuyorlar ne de tecavüz ettikleri bedenlerden. Sığamadıkları bu dünyanın dört bir köşesine kötülük götürürlerken beraberlerinde; diğerlerinin görmemek için gözleri kapalı gezdikleri kısacık ömürlerine sığdırıyorlar tüm bunları. “Kurtardığın hayatlar da ölür. Aldığın nobeller de paslanır. Doğduğun evler de yıkılır. Bin yıl yaşa, görürsün.” Bin yıl yaşamaya niyetleri yok; tuval olarak kullandıkları bedenlerinden fışkırırken tüm nefretleri dünyaya, cevabı almak için böylesi bir oyuna gerek duymadılar. Her şey ortadaydı; tüm o çıkar ilişkilerini görürken gözleri, maskeli dedikleri bu baloda kendi yüzleriyle dolanırlarken yapabilecekleri tek şey hazlarının peşinden koşmaktı. Doğrulttukları namluyu yüzlerine çevirecek güçleri yoktu. Cevap diye peşinden koştukları şey bir ölüm kadar yakınken kendilerine, onlar da bu gerçeği görmezden geliyordu. O kadar korktular ki her şeyi, herkesi yazmaya karar verdiler. Anlam yok dedikleri bu dünyadan silinip gitme korkusunu kalplerinde duyumsadıklarında, dönen namlu başkalarına değil kendilerineydi. Tek bir harf yazmaya cesaretleri yoktu; yumak yumak yaptıkları sözlerini her ikisi de yutmak istemiyordu. Yok olacağını bildikleri bedenlerini yazarak ölümsüzleştirmek istediklerinde, geldikleri tüm bu yolun manasızlığı bıçak gibi saplanacaktı her ikisine. Hiçlikten köpek gibi korkan iki insan, isimlerini bilen son kişi de öldüğünde yok olacaklarını bildiklerinden karar verdiler yazmaya; ne sözlerinin bir anlamı kaldı ne de eylemlerinin. Laçin
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
10/10
·288 syf.··
2026 98. kitabı
Birkaç ay önce görüp merak ettiğim kitaplardan biriydi. Herkesin beğendiği ve elimdeki 5nci baskıyı gören kitabın, söyledikleri kadar iyi olup olmadığını öğrenelim dedim. Aslında bu hikaye bana hepimizin bildiği Beyaz Diş'i hatırlattı. Çocukken çok sevmiştim ama yetişkin olunca okuma fırsatı bulamadım. Şimdi yetişkin gözüyle bu hikayeyi yorumlayacağım. Elbette çocukken okusaydım yine beğenirdim hikayeyi. Tehlikeli bir canlı ve o canlıya yakın olmak, maceralara yelken açmak, tehlikenin içinden defalarca geçmek... Bence çocuk aklım severdi. Ana karakter Feo Rusya'nın kırsal bölgesinde annesi ile birlikte kurt vahşileştiriciliği yapmaktadır. Tarihte böyle bir şey var mı bilmiyorum ama mantıksız da gelmiyor. Çünkü eski dönemlerde soylu kesim kendini eğlendirmek için saçma sapan şeyler yapıyordu. Yani Feo'ya gelen kurtlar önceden vahşi ortamlarından alınıp soylular için terbiye ediliyormuş. Sonra kurtlar sorun çıkarınca Feo'ya doğal yaşamlarını dönmeleri için gönderiliyor. Saçma, köpek terbiye edilir ancak kurt no no. Neyse hikaye Rusya'nın delirmiş Çarlarından birinin yaşadığı dönemde geçiyor ama Çarla alakası yok. Burada sorun General Rakof, o bir kurt düşmanı. Aile işi dolayısıyla Feo'ya kafayı takıyor. Annesini hapse atıyor, küçücük bir kız olan Feo'nun ve kurtlarının peşine düşüyor. Ancak sadece Feo'ya değil, sorumlu olduğu bölgenin tamamına akla gelmeyen zulümler ediyor. İşte burada Feo halkın ayaklanmasının başlangıcı oluyor. Bu hikayeye sadece çocuk hikayesi olarak bakabilir miyiz? Çok güzel bir hikayeydi benden tam not aldı
Feo ve KurtKatherine Rundell · Domingo Yayınevi · 2017428 okunma
Sarılmak iyileştirir
8/10
·456 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:56
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, çocukluk döneminde yaşanan travmaların insanlar üzerindeki etkilerini anlatan oldukça etkileyici bir kitap. Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz tarafından yazılan bu kitapta, gerçek hayattan alınmış olaylar ve çocukların yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Kitabı okurken bazı bölümlerde çok üzüldüm, bazı bölümlerde ise insanların yaşadıkları tüm zorluklara rağmen iyileşebildiğini görmek beni etkiledi. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, psikolojiyle ilgili bilgileri sıkıcı ve ağır bir şekilde anlatmaması oldu. Yazarlar, yaşanmış hikâyeler üzerinden konuyu anlattıkları için kitabı okumak daha kolay ve ilgi çekici hale geliyor. Özellikle sarılmanın ne kadar önemli olduğunu bilsem de, bunun psikolojik etkisini bu kitapta okumak beni ayrıca sevindirdi. Hatta oğlum olduktan sonra sarılmayı gerçekten öğrendim desem yeridir. Önceden sarılmayı biraz zayıflık gibi görürdüm. Hâlâ diğer insanlara karşı bu konuda tamamen değişmiş değilim ama oğlumla bu sorunu çözdük. Bu da bana sevginin ve fiziksel yakınlığın sandığımdan çok daha önemli olduğunu gösterdi. Özellikle çocuklukta yaşanan olayların bir insanın karakterini ve hayatını ne kadar etkileyebileceğini görmek beni düşündürdü. Kitap sadece psikolojiye ilgi duyan kişiler için değil, çocuklarla vakit geçiren herkes için faydalı olabilir. Çünkü çocukların bazı davranışlarının altında aslında çok farklı nedenler olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden kitabın insanlara daha anlayışlı ve empati kurabilen bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum. Genel olarak bu kitabı beğendim. Hem düşündüren hem de insana yeni şeyler öğreten bir eser. Çocuk psikolojisi ve insan davranışlarıyla ilgilenen herkese tavsiye ederim.
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma