Anadolu
Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun ? Utanırım, Utanırım fıkaralıktan, Ele, güne karşı çıplak... Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun ? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı, seher-sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme. Ne İskender takmışım, Ne şah ne sultan Göçüp gitmişler, gölgesiz! Selam etmişim dostuma Ve dayatmışım... Görüyor musun ?
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Alıntı
Nasıl severim bir bilsen. Köroğlu'yu, Karayılanı, Meçhul Askeri... Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini. Sonra kalem yazmaz, Bir nice sevda... Bir bilsen, Onlar beni nasıl severdi. Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı Minareden, barikattan, Selvi dalından, Ölüme nasıl gülerdi. Bilmeni mutlak isterim, Duyuyor musun ?
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu arada fırsat düştükçe, edebî sanatlar denen mecaz, istiâre falan filan gibi ıvır zıvırı bir yana bırakıp, nazım, roman, hikâye, piyes, deneme gibi edebî türler ve bunların tarihi hakkında kısaca bilgiler verir, bu konularda büyük sanat teoricilerinin düşüncelerinden örnekler bulup onlara okurdum. Gene fırsat düştükçe yerli ve yabancı edebiyatçıların hayatları ve sanat anlayışları hakkında gücümün yettiği kadar açıklamalarda bulunur, zaman zaman, eski şiirimizin en anlaşılır parçalarını okuyarak eski sanat zevki ile bugünkü arasındaki büyük farkı görmelerine, bununla beraber eski şiirimizde gerçekten merak edilip sevilecek büyük taraflar bulunduğunu sezmelerine çalışırdım. Bu arada Halk edebiyatımız üzerinde de önemle durur, bir Yunus Emre'nin, bir Karacaoğlan'ın, bir Köroğlu'nun, halkın ruhundan kopma şiirlerinin, sanat bakımından daha az ustalıklı olsalar da, yine Fuzuli'ler, Bâki'ler, Nedim'ler yanında yer almaya lâyık bir değerleri olduğunu ve bu değerlerin nereden geldiğini göstermeye çalışırdım.
Sayfa 168
Bu da doğru.
Ferhat Hoca hep ne der, bu köylü milletine güven olmaz. Pek iyi, çok güzel, Ferhat Hoca köylü değil mi? Topal Ali, Sarı Ümmet, Koçyiğit Köroğlu, sazı güzel, sözü güzel Dadaloğlu da, Genç Osman, Gizik Duran, zenginden alıp fıkaraya veren Çötdelek, Müslüm çocuk da köylü değil mi?
Sayfa 24 - YKY
Bir Türk için halıdan, kilimden, yoğurttan, şiş kebaptan, Süleymaniye Camii'nden, Yunus'tan, Mevlevî ayininden, Erzurum barlarından, Köroğlu'ndan, Kerem ile Aslı'dan, misafirperverlikten, iyilikten dah tabii ne olabilir? Bir balık için deniz ne ise, bir Türk için de asırlar boyunca içinde yaşadığı kültür odur.
Başkalarının sizi mutlu etmesini beklerseniz, çoğu zaman büyük bir düş kırıklığı yaşarsınız.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
Psikoloji