Bütün bunlar tuhaf ve şaşırtıcı; çünkü aşk, bir insanın başına gelebilecek en iyi ve en güzel şey, en yüce ve en önemli şeyleri başarmasını sağlayabilecek bir durum olarak görülür. Bu açmazdan nasıl çıkılır? Bizi aptallaştıran ve kabalaştırma potansiyeli olan şey nasıl olur da en büyük mutluluk olarak hissedilip tanımlanır? Aşk nihayetinde bir hastalık mıdır, en güzel hastalık değil de en korkunç hastalık mıdır? Yoksa etkisinin yararlı mı zararlı mı olacağı, dozajına göre değişen bir zehir midir aşk? Sokrates, koş yardımımıza!
Sayfa 30·Kitabı okudu
Bu acı, sevgiden geliyor. Sevgi güneş gibidir, keder ise onun gölgesidir. Sevgi bir operaysa keder onun yankısıdır. Biri olmadan diğerine sahip olamazsın. Ancak bu kederin peşinden gidersen yolunun sevgiye çıkacağını göreceksin. Ağla, bağır, koş, uyu, dua et ya da sevgini kuma yaz. Fakat üzüntünü de yaşa ki sevgiye geri dönebil çünkü sevgi olunması gereken en güzel yerdir.
Sayfa 331·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Söyle Alyoşka!
"..General, “Kovalayın şunu!” emrini verince, avcılar, “Koş, koş!” diye bağırmaya başlıyor, çocuk koşuyor. General, “Tut, tut!..” diye haykırarak tazıları sürü halinde çocuğun peşine saldırtıyor. Anasının gözü önünde parçalatıyor yavrusunu. Generali galiba vesayet altına almışlar. Peki… ne etmeli onu? Kurşuna mı dizmeli? İç huzurumuz adına kurşuna dizmeli herifi, ne dersin?"
Sayfa 455 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Alıntı
Ey inanmış insan! Sen, Allah'ın birliğini ve kudretini ilân eden sancaklarla donanmış gemiye koş ve sığın, Tufan gelmeden önce.
Off Ares off keşke en başından...
"Biliyordum", dedi Ares. "Hiçbir zaman seçilen olmadım". "Koş hadi, Kızıl. Ben de seni seçiyorum".
Bir delinin hatıra defterinden…
Kurtarın beni! Alın götürün beni buradan! Bana rüzgar gibi üç atlı araba verin! Arabacı, geç yerine! Zilleri çalıp dört nala koş ve beni bu dünyadan çek götür. Uzağa, öyle uzağa götür ki dönüp baktığımda hiçbir şey görmeyeyim!
Sayfa 98 - Marsis Yayınları
Alıntı
Reklam
Reklam