hayatı mantığa göre yaşamak imkansız. zeka, hiçbir şekilde yol gösterici kural sunmuyor. bu farkına varış, benim için belki de "cennet kovuluş efsanesi"nin içinde saklı olanı ortaya çıkarır. sanki fiziki bakışın yıldırımla çarpılması gibi, ruhumun görüşü Adem'in sözde Bilgelik Ağacı'dan yemesine yol açan baştan çıkarılışın gerçek anlamıyla çarpıldı. zekanın var olduğu yerde hayat imkansızdır.
Dinsel olmayan insan dini bilinçli olarak yaşama, dolayısıyla onu anlama ve özümseme yetisini yitirmiştir; ama varlığının en derin bölgelerinde bunun anısını hala saklamaktadır, tıpkı atası olan Adem'in cennetten kovulduktan ve tinsel olarak körleştirildikten sonra bile Tanrı'nın Dünyada gözüken izlerini yeniden bulmasına yetecek kadar aklı korumuş olması gibi..
İlk "kovuluş"tan sonra dinsellik parçalanmış bilinç düzeyine inmişti; ikincisinden sonra ise, daha da aşağı inerek, bilinçaltı derinliklerine gömülmüş: "Unutulmuştur."
İbrani mitlerine göre ise Adem'in iki karısı vardır. Bunlardan biri Lilith, diğeri de Havva'dır. Lilith bir ifrittir, Havva ise tıpkı Adem gibi bir insan. Elindeki yasak meyveyi insana ikram eden, yarı yılan şeklinde tasvir edilen Lilith, Adem ile Havva'nın cennetten kovuluş sebebi olarak gösterilir.
“Cennet'ten Kovuluş esas olarak ebedidir: Yani Cennet'ten kovuluş kesin ve yeryüzünde yaşamak kaçınılmazdır; ama yine de olayın ebediliği bize sonsuza dek Cennet'te kalabilme olasılığını vermekle kalmaz, aynı zamanda belki de gerçekte hep orada olduğumuz anlamına da gelir, biz ister bilelim, ister bilmeyelim.”
İbrani mitlerine göre ise Adem'in iki karısı vardır. Bunlardan biri Lilith, diğeri
de Havva'dır. Lilith bir ifrittir, Havva ise tıpkı Adem gibi bir insan. Elindeki
yasak meyveyi insana ikram eden, yarı yılan şeklinde tasvir edilen Lilith,
Adem ile Havva'nın cennetten kovuluş sebebi olarak gösterilir.
İkimizi sen yarattın, eşit yarattın ama şimdi sana değil Adem’e hizmet etmemi istiyorsun. Onun benden hiçbir üstün yanı yok. Bunu asla kabul etmeyeceğim. Beni cennetinizden kovabilirsin