İnsan, aslında kalbinde taşıdığı aşkı yaşar; akıl, dil, göz ve eller sadece o aşkı ilan eder. Beden bir ülke gibiyse, kalp onun başkentidir. Başkentte adalet ve huzur varsa, ülkenin her sokağına güven yayılır. Başkent karışınca, en uzak köy bile huzursuz olur. Yönetimi düzeltmek istiyorsan, önce kalbin ahlâkını onar. Çünkü bütün uzuvlar, kalbin emriyle hareket eder. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Hadis
Musa ve Ölüm Meleği أُرْسِلَ مَلَكُ الْمَوْتِ إِلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ، فَلَمَّا جَاءَهُ لَطَمَهُ فَفَقَأَ عَيْنَهُ، فَرَجَعَ إِلَى رَبِّهِ فَقَالَ: أَرْسَلْتَنِي إِلَى عَبْدٍ لاَ يُرِيدُ الْمَوْتَ. فَقَالَ اللَّهُ لَهُ: ارْجِعْ إِلَيْهِ، فَقُلْ لَهُ: يَضَعُ يَدَهُ عَلَى مَتْنِ ثَوْرٍ، فَلَهُ بِكُلِّ مَا غَطَّتْ يَدُهُ بِكُلِّ شَعْرَةٍ سَنَةٌ. قَالَ: أَيْ رَبِّ، ثُمَّ مَاهُ؟ قَالَ: ثُمَّ الْمَوْتُ. قَالَ: فَالآنَ. Ölüm meleği, Musa (a.s.)’a gönderildi. Melek yanına gelince Musa ona bir tokat attı ve gözünü çıkardı. Melek Rabbine dönerek: 'Beni ölmek istemeyen bir kula gönderdin' dedi. Allah, meleğin gözünü iade eder ve Musa (a.s.)'a şöyle demesini buyurur: "Elini bir öküzün sırtına koy. Elinin altındaki her bir kıl karşılığında sana bir yıl ömür verilecektir." Musa (a.s.) sordu: "Peki ya sonra ne olacak?" Allah buyurdu: "Sonra yine ölüm var." Bunun üzerine Musa (a.s.): "Öyleyse şimdi olsun (o zaman daha fazla beklemeye gerek yok)" dedi. Buhârî, Cenâiz 69; Müslim, Fezâil 157
Anton ÇehovAnton Çehov Rusya’nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı. Müfettiş: "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o
İlk ders ilk hayaller Zamanı bükerek avuçlarımda sessizce,
Duygu ve Düşünce
KIRIKLARIN BEREKETİ
Çıkarma can kırıklarını gömüldüğü yerden Sadece hafifçe bir sula, birkaç damla göz yaşıyla
Şiir
Her Gün Bir Özlü Söz
"Bir şeyi büyütmemek istediğinde, onu sadece kendine sakla ― ve o kendiliğinden ölür. Aynen ihmal edilmiş, sulanmamış bir bitki gibi o, durmadan solar ve ölür. Öyleyse ne zaman gözüne sahte bir şey çarparsa, sadece onu bir kenara koy..." Osho