İkinci adam
Puan vermedi·568 syf.··
2026 10. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:35
İkinci Adam: İsmet İnönü Türkiye siyasi tarihinde gerek kendi döneminde ve gerek günümüzde belki de en az anlaşılmış siyasi figürüdür. Aynı zamanda en çok haksızlığa uğrayan kişidir. Hakaretlere uğramış, linç edilmeye çalışılmış, yolları kesilmiş, taşlanmış, başı kırılmış, yerlere serilmiş, partisinin mallarına el konulmuş, partisi kapatılmaya çalışılmış, suikaste uğramış, hatta ömrü savaş alanlarında geçtiği halde asker kaçağı olduğu bile söylenmiş... Kısacası gerek savaş meydanlarında gerek iktidardayken özellikle de muhalefetteyken baya mihnetler çekmiştir. Oysa ülkenin kurtarılmasında, kuruluşunda, modernleşmesinde ve ekonomisinde belki de en fazla harcı olan kişidir. Elbette ki kurtuluşta ve kuruluşta bir çok kişinin inkar edilemez payı vardır. Büyük emekleri vardır. Hele Mustafa Kemal Atatürk bu işin başlatıcısı, öncüsü ve lideridir. Ama kuruluştan sonra Atatürk artık liderdir. Fikirler üretir ve talimatlar verir. Ama İsmet İnönü ise bizzat icracı ve uygulayıcıdır. Sahanın ortasındadır. İnkılapların uygulanması ekonomi ve sanayinin oluşturulmasında büyük emekleri vardır. Hele demir yollarındadaki başarılarda en büyük pay onundur. Zaten kitapta da altı çizilmiştir. Üstelik Atatürk'ü eleştiremeyenler bütün okları ona yöneltmiştir. Hele Atatürk'ün ölümünden sonra bütün yük onun omuzlarındadır. O bir tarihi ve siyasi karakterdir. Ama her şeyden önce elbette ki o bir insandır. Ve bir insan olarak doğru ve yanlışları olmuştur. Başarıları ve başarısızlıkları olmuştur. Bu doğru ve yanlışlar teraziye konulur ve değerlendirilir. Ki bence terazinin doğrular ve başarılar kefesi yanlışlar ve hatalar kefesine büyük farkla ağır basar. Bizde ise tarihi ve siyasi kişiler ya göklere çıkarılır ya da yerin dibine batırılır. Ortası yoktur. Çünkü mantık ile değil, duygu ile hareket
İkinci Adam Cilt: 3Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi · 1988439 okunma
9/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Helllooorriiiiii 🩶 "Bazı hikâyeler bittiğinde geriye tek bir kelime kalır: Keşke..." Bu kitap yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda ideallerin, eğitimin, dostluğun ve zamanında verilemeyen kararların insan hayatında nasıl derin izler bıraktığını gözler önüne seriyor. Köy Enstitülerinin umut dolu yıllarından başlayarak değişen Türkiye'ye tanıklık ederken, karakterlerin yaşadığı her seçim okuyucuya şu soruyu sorduruyor: "Ben onların yerinde olsaydım ne yapardım?" Kitap boyunca en çok hissettiğim duygu, kaçırılan fırsatların ve söylenemeyen sözlerin ağırlığı oldu. Geçmişi değiştirmek mümkün değil ama bazen geçmişe dönüp bakmak, bugünü daha bilinçli yaşamayı öğretiyor. Bu kitap bana şunu hatırlattı: Hayatta en ağır yük, bazen yaptıklarımız değil; yapmaya cesaret edemediklerimizdir. Kimler okumalı? Tarihi kurgu sevenler Duygusal aile hikâyelerini sevenler Köy Enstitüleri dönemine ilgi duyanlar Karakter odaklı romanlardan hoşlananlar
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,029 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:05
Konusu bambaşka olmasına rağmen Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki zorluğu iliklerimize kadar hissettiren, insan ilişkileri, kibir, benlik, ego ve şehvet duygularını ve bunların sonuçlarını okuyucunun dimağına zımbalar gibi aktaran güzel bir eser. Köy hayatının güzelliği ve bir o kadar zorluklarını görüyorsunuz kitapta. Kibir ve egonun doğru yönlendirilmediğinde netice vereceği acı sonuçları da tespit ettirerek okuyucunun kalbinde yer açan okuması bir eser. Canistan Yusuf Atılgan
CanistanYusuf Atılgan · Can Yayınları · 20255,2bin okunma
Bir Dilek Yetmez – Bir Öğretmenin Hayatlara Dokunan Hikâyesi
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:03
Bir Dilek Yetmez Dilek Livaneli Bazı öğretmenler yalnızca ders anlatır, bazıları ise dokunduğu her hayatı değiştirir. Dilek Livaneli'nin Bir Dilek Yetmez adlı kitabı, ikinci grupta yer alan, öğretmenliği bir meslekten çok yaşam biçimi olarak benimsemiş bir eğitimcinin gerçek mücadelesini anlatıyor. Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapmak, öğretmenlik mesleğinin en zor alanlarından biridir. Kitapta Dilek Öğretmen'in, farklı sınıf düzeylerindeki öğrencilerin aynı ortamda eğitim aldığı bir okulda, o dönemde bu modele uygun ders kitapları bile bulunmazken her seviyeye uygun öğretim yöntem ve teknikleri geliştirerek öğrencilerine ulaşması hayranlık uyandırıyor. Her öğrencinin seviyesine göre bilgiyi uyarlayabilmesi, onu sadece başarılı bir öğretmen değil, aynı zamanda bütün öğretmenlerin örnek alması gereken bir eğitimci hâline getiriyor. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri ise, yokluklar karşısında umudunu hiç kaybetmemesi oldu. Hiçbir imkânın bulunmadığı bir köy okulunu, büyük bir özveriyle adım adım yeniden inşa etmesi; okulunu sadece eğitim verilen bir bina olmaktan çıkarıp çocukların umutla geldiği bir yuvaya dönüştürmesi, öğretmenliğin aslında ne kadar büyük bir fedakârlık gerektirdiğini gösteriyor. Günümüzde öğrenciler bilgiye kolayca ulaşabiliyor; hatta çoğu zaman bilgi bombardımanı içinde kalıyor. Oysa Dilek Öğretmen'in yıllarında bilgiye ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Buna rağmen o, öğrencilerine yalnızca bilgi aktarmayı değil, bilgiye nasıl ulaşacaklarını, araştırmayı ve öğrenmeyi öğretiyor. İşte gerçek eğitim de tam olarak budur. Çünkü ezberlenen bilgiler unutulabilir, ancak öğrenmeyi öğrenen birey hayatı boyunca gelişmeye devam eder. Dilek Öğretmen'in en önemli özelliklerinden biri de görevini yalnızca okulun duvarlarıyla
1000Kitap
Bir Dilek YetmezDilek Livaneli · Epsilon Yayınevi · 2021382 okunma
Küçük Emrah Modunda
Puan vermedi·210 syf.··
2024 10. kitabı
Bugün Yaşamak bitti. Başta basit bir köy hikâyesi sandım. Kumar, düşüş falan… tamam dedim sebep belli. Ama sonra öyle kalmadı. Her şey bir şeyden oluyor gibi ama aslında her şey birbirine eklenerek büyüyor sanki. Tek bir sebep yokmuş gibi. Fu Gui’yi başta yargıladım. “Bunu da yapmasaydı” dedim. Ama sonra o düşünce biraz dağıldı. Çünkü kitap ilerledikçe mesele o kumar olmaktan çıktı. Youqing’in ölümü falan… orası zaten ayrı bir yer. Bağıran bir sahne değil ama en çok orası oturdu içe. En garibi şu: İnsan bazı zamanlar mutlu olduğu için değil, mecbur olduğu için devam ediyor. Kitap bitince büyük bir şey anlatmıyor aslında. Ama içimde kalan şey şu oldu: Hayat dediğin şey büyük bir hikâye değil, arada yaşanan küçük dayanma halleri. Fu Gui’yi artık iyi ya da kötü diye ayıramıyorum. Sadece yaşamış biri gibi duruyor.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma
Cebinde üç hurma ile Halkı için ölüme gidenlere...
Puan vermedi·560 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:09
Yüreği güzel insan merhaba!!! Çoğumuz; Rus, Amerikan, Fransız edebiyatının klasik ve modern yazarları biliriz. Ancak İran, Suriye Filistin, Mısır benzeri, komşu coğrafyada yaşayan halkların hayatını yaşamını , edebiyatini bilmeyiz. Çünkü onlar Pis Arap, geri kafalı! İnsanlardır. Bugün sizlere ilk kez tanıştığım Filistinli harika bir yazarin eserinden söz etmek istiyorum. İbrahim Nasrallah ve dev eseri Beyaz Atlar Zamanı söz etmek istiyorum. Roman, Filistin'deki küçük bir köyün yaşamını merkeze alır. Hadiye ( Arapça, Hadiye yavaş, sakin,dingin anlamı taşır.) Hikâye, Osmanlı İmparatorluğu'nun Filistin'deki son dönemi ile başlar; ardından Britanya Mandası dönemini ve sonunda 1948 Arap-İsrail Savaşı (Filistinlilerin "Büyük Felaket" olarak adlandırdığı göç ve yıkım süreci) ile sona erer. Hep deriz yaaa Araplar bizi arkadan hançerledi. Peki acaba Osmanlı o topraklardan vergi aldı. Oraya ne götürdü, Devlet-i Âli Osman... Merkezde bir köy, o köyün aileleri ve özellikle beyaz atlarıyla gurur duyan insanlar vardır. Beyaz atlar, yalnızca ulaşım aracı değil; onurun, özgürlüğün ve toprağa bağlılığın simgesidir.Hamame, bembeyaz eşsiz güzel at resmen o atı gördüm, yolculuk ettim onunla... Son yıllarını yaşayan yorgun Osmanlı gelir vergi, asker ister gider, Hadiye köyüne, I.Dünya savaşını kaybeden Osmanlı ve artık Hadiye köyüne vergi toplamaya zulm etmeye gelen Osmanlı yerine Britanya imparatorluğuna sıra gelmiştir. İngiliz desteği ile gelmeye başlayan Yahudiler, Artık düğünlerin yapıldığı, Hamdan, dibekte döverek hazırladığı kahve zamanları geride kalır.Hadiye köyünde her gelen yeni yıl önceki yılı aratır. Ve halkı için, namusu için, beyaz atlı Barış günleri geri getirmek için ölümü göze alanlar... Mahmud, Halit, Naci.... Nice o güzel insanların hikayesine kalbimi
Beyaz Atlar Zamanıİbrahim Nasrallah · Bilgi Yayınevi · 202466 okunma