Bir uçurtmaya tutunup gitmiştin buradan belki de ben gitmiştim kimsenin Fatiha bilmediği bir köyde ölmüştüm “benim var olmadığımı” söyleyen hasta bakıcıyı elindeki nehirle boğmaya çalışmıştın sen de.
Şerefsiz!!
Bana bak Memed! dedi. “Bu köyde yaşamak, ekmek yemek istiyorsan benim dediğimden ayrılma. Sen çocuksun. Sen bilmezsin. Sen beni bilmezsin. Ben adamın ocağına incir dikerim. Duydun mu ekmeksiz, nankör? Ben adamın ocağına incir dikerim.”
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Alıntı
"İnsanlar ânın tadını çıkarmak için önce özlemek zorundadır efendim. Mesela denizin kıymetini bilmek için zor bir kışı çalışarak geçirmeleri gerekir, köylerinin değerini bilmek için şehre gitmeleri, şehrin değerini anlamak için köyde kalmaları, sevdiklerini hatırlamak için onları kaybetmeleri gerekir... İçinde oldukları her anda, yarın neler yapacaklarını planlar ve dün neleri yapamadıklarını düşünürler!" ​"Ben insan olunca öyle olmayacak Poouli! Her ânı doya doya yaşayacağım. Canım ekşi bir erik de çekse, tatlı bir çilek de yesem lezzetine doyarak ellerimi göbeğimde kavuşturacağım. Ayaklarım öyle bir yere varmak için değil, yalnızca yolda olmak için yürüyecek... İşlek caddelerde bile her bir vitrine bakarak geçeceğim. Kollarım olunca gör sen beni! Karşıma çıkan herkese sarılacağım. Yaşlanıp tüylerim beyazlayıncaya kadar çocukları seveceğim. Ölürken arkama yaslanıp, 'Aferin! Güzel yaşadın!' diyeceğim kendime!"
Sayfa 19
Ah, Selinintius, ben de öleceğim. Bırak da seninle birlikte ben de öleyim. Bana güvenen tek kişi sendin. Yoksa bu da mı benim kendini beğenmişliğim? Ah, ah. Bundan sonra hayatım boyunca bir pisliğin teki olarak mı yaşasam acaba? Köyde evim var. Koyunlarım var, Kız kardeşim ve kocası beni köyden kovacak değiller ya? Adaletmiş, dürüstlükmüş, sevgiymiş... Düşününce hepsi çok saçma șeyler.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Bizim köyde deniz yoktu. Ben hiç deniz görmedim hayatımda. Annem de görmemiş.
Alıntı