Sevgileri öyle çılgın, öyle olağanüstü, öylesine esrik, utanmasız bir yanıştı, vicdanları öylesine rahattı, dünyadan o denli korkusuzdular, köylü sokakta onlarla karşılaşmaktan çekinir oldu.
Öyle hemşeriler ki, tarlasını sürerken, nasılsa elinden çıkmamış tek öküzünün yanına, ya karısını koşar, ya kendi koşulurdu. Ve, belki de bundan olacak, oralarda bugün bile parası öküz almağa çıkışmıyan köylü, karı alırdı. İki üç karılı erkek sayısızdı. Öküz parayla, karı ise bedavaydı. Daha mühimmi, karının yiyeceği, öküzün yiyeceğinden ne fazla, ne de farklıydı orada!..
Anadolu'nun, büyük bir mera ve çiftlik olan Anadolu'nun bugünkü haline, toprağı işleyen ve hayvan yetiştiren köylü sınıfının fakirlik derecesine bakınız!
Efendiler, izah ettiğimiz üzere sanattan, esnaflıktan, ticaretten, yerden yurttan mahrum kalan ahalimiz ne oluyor? Ne olacak, gündelikçi... yani aldığı gündelikle, aylıkla geçinen memur, asker, işçi, amele, hademe, hamal, ırgat... Kısacası yeni gün, yeni rızk diye günü gününe kazanıp yaşayan, yeni tabirle proleter...
L. ANDREYEVNA
Nasıl da yaşlandın Firs!
FİRS
Ne buyurdunuz?
LOPAHİN
Çok yaşlandın diyorlar.
FİRS
Çok oldu, yaşıyorum... Beni evlendirmek istediklerinde daha babacığınız dünyaya gelmemişti...
(Güler.)
Bizi serbest bırakan yasa çıktığındaysa, ben artık oda hizmetçilerinin başındaydım. O zaman serbest olmak istemedim, efendilerin yanında kaldım.
(Kısa bir sessizlik.)
Çok sevinçliydi herkes, gözümün önüne geliyor da şimdi, ama neye sevindiklerini kendileri de bilmiyordu.
LOPAHİN
Yasa çıkmadan önceki zamanlar çok iyiydi. Ne de olsa kamçılıyorlardı sizi.
FİRS
(Duymaz.)
Tabii. Köylü efendisini, efendi köylüsünü bilirdi o zaman; şimdi her şey karmakarışık oldu, hiçbir şey anlaşılmıyor.
Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde, Anadolu köylü kadının üstünde bir kadın çalışmasından bahsetmek mümkün değildir. Ve dünyada hiçbir milletin kadını, “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmede Anadolu kadını kadar çaba gösterdim,” diyemez.
…eskisi gibi köylü kızı olmaya can atarken; eski Havva'yı, zor beğenir Miss ya da daha doğrusu Madam'ı büsbütün yok etmeye uğraşırken daha ilk hamlesinde o zor kılı kırk yarma huyunun beklenmedik direnci yüzünden yenilgiye uğramıştı.