Kafama göre hareket etmek istiyordum. Hiçbir zorunluluğa maruz kalmadan dilediğimi gerçekleştirebilme hürriyetine sahip olmak istiyordum. Kullanmasam bile öyle bir imkana sahip olmak beni rahatlatıyordu. Mesela istediğim zaman dışarı çıkabilme ehliyetine sahip olduğumu bilsem bütün ömrümü hapishanede bile geçirebilirdim. Fakat bu özgürlükten mahrum olarak beş dakika bile bir yerde duramazdım. Kuşatılmış olma düşüncesine tahammül edemiyordum.
Ama insanın kendine söylediği yalanların da bir miadı var. Katı olan her şey buharlaşıyor, hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam ediyoruz.
Hiçbir şey mutlu etmiyordu insanı hayatta aşktan başka ne yazdığı romanlar ne gördüğü şehirler çok yalnızım hayatta burada bu şehirde sizin yakınınızda hayatımın sonuna kadar yaşamak istiyorum desem ne dersiniz bana?