Biz ağlıyoruz aslında geceleri. Sessiz bir ağlayış. Bazı şeyler bekliyorum ve olmayacak biliyorum. Küçüğüm ama büyük şeyler biliyorum. O bedene sığmıyorum. Koşuyorum ta direğin oraya kadar. Değişmiyor bu. Çok sevinince veya çok kızınca, içime bir şey oturunca hâlâ koşuyorum. Nereye gidersem gideyim hep o bahçeye, o avluya dönüyorum ve gülüyorum.
"Küçüğüm benim, hadi doğruyu söyle. Bak, başını yaslayıp ağlayacağın bir omuz var burada. En iyi arkadaşın değil miyim senin, güvenebileceğin biri değil miyim? Biliyorum, sen hep kendinden emin bir çocuktun ama bak şu geldiğin hale, kolun kanadın kırılmış sanki. Hiç merak etme küçüğüm, biz bunun üstesinden birlikte geliriz."