*Metin içeriğine dair olaylardan bahsederek okuma zevkini kaçırabilecek unsur uyarısı *
Léa, 50 yaşında hedonist, görmüş geçirmiş, usülleri ve kültürü olan soylu bir kadındır. Kendini diğerlerinden ayırdığı benzer özellikler taşıyan anasının gözü kadınlarla gündem ve gösteriş alışverişi yaparlar. Bu kadınlardan birinin oğlu olan 25 yaşındaki Chéri’yle altı yıl birliktelik yaşarlar. Bu birliktelik sırasındaki iletişimleri ego savaşları gibidir. Léa hep Chéri’sini öğütleri ve öğretileriyle; neyi nasıl yapması gerektiğini deneyim farkını kullanarak üstünlük taslayarak çiğner. Léa her zaman çok anlayışlı ve kibardır da. Güzelliğinin farkında olan Chéri ise buna karşılık hayata dair üstün öğretiler kazandığına inanmaktayken gençliğini yakmaktadır. 19 yaşından 25’ine kadar Léa ile geçirmiş olduğu zamanı güzel bir genç kadınla evlenerek sonlandırdığını düşünürler. Fakat o sırada yavru ceylanıyla tanışan tazı kendini üç aylık bir depresyona sürükleyecektir. Hikayenin sonunda Léa müthiş acısına rağmen Chéri’yi çılgın bir anne tarafından değil de bir sevgili tarafından gençliği gençlikte öğrenmesi üzere itekler.1 İçerisinde iken değil sonrasında anlamış olduğumuz sonuçların trajik kabülüyle sonlanır.
1. “Ben de Lili kadar bitiğim… Çabuk, çabuk, küçüğüm, git gençliğini ara. Kocakarılar senin gençliğini ancak kemirdiler, ama o hala var, seni bekleyen genç kadında ara gençliğini. Gençliği onda tattın. Gençliğin doyurmadığını, fakat her zaman ona dönüldüğünü bilirsin. Hem karşılaştırma yapmaya dün geceden başlamadın… Ama ne diye öğüt verip duruyorum, ruhumun soyluluğunu göstermek mi istiyorum? Sizin ikinizle ilgili ne biliyorum ki! O seni seviyor muhakkak. Senin üzerine titremek sırası onda şimdi. O seni sapık bir anne gibi değil, bir sevgili gibi sevecektir. Sen ona şımarık