Kitap, Cemal Süreya tarafından Elif Sorgun’a (Zühal Tekkanat) ithaf edilmiştir. Çoğu şiir daha önce Papirüs dergisinde (Süreya’nın kendi dergisi) ve diğer dergilerde yayımlanmıştı; 1965-1971 arası yazılan şiirleri kapsar.
Kitap, İkinci Yeni şiirinin önemli örneklerinden biridir. Aşk, erotizm, anne özlemi, sürgün, kimlik, toplumsal/siyasal eleştiri gibi temaları yoğun imgelerle işler. Süreya’nın sürgün deneyimi (Dersim olayları sonrası ailesinin Bilecik’e sürgün edilmesi), doğduğu coğrafya ve kültürel kökenler şiirlere yansır. Kitaba adını veren ünlü şiirde (“Beni Öp Sonra Doğur Beni”) şair, annesini küçük yaşta kaybetmesinin yarattığı boşluğu sevgiliye yansıtır: “Annem çok küçükken öldü / beni öp, sonra doğur beni.” Bu dize, aşkı hem tutkulu hem de annelik şefkatiyle birleştiren ikonik bir ifadeye dönüşmüştür. Şiir, aynı zamanda toplumsal travmalara (Dersim olayları gibi) dolaylı göndermeler içerir.
Süreya, bu kitabı “toplumsal yönü sebebiyle” en sevdiği şiirlerini barındırdığını belirtmiş ve şiirinde tarihsel bir çizgi, Anadolu’yu dolanış, Yunus Emre, Pir Sultan gibi gelenekten besleniş gördüğünü söylemiştir. Eleştirmenler (Enis Batur, Vecihi Timuroğlu, Selim İleri gibi) kitabı övmüş; “dolu dolu”, ustalıklı, cinsellik temasıyla evrenselleşen, imgeleri yoğun ve disiplinli bir eser olarak değerlendirmiştir.
Yayın ve Etki
İlk baskı: 1973, E Yayınları.
Sonraki baskılar: Yapı Kredi, Can Yayınları gibi yayınevlerinden devam etti (günümüzde Can veya YKY baskıları bulunur).
Cemal Süreya’nın Üvercinka, Sevda Sözleri gibi diğer eserleriyle birlikte modern Türk şiirinin doruklarından sayılır. Birçok okur ve eleştirmen için “başyapıt”lar arasındadır.
Kitap, erotizmle toplumsal acıları, kişisel travmayla kolektif hafızayı ustaca harmanlayan, her okunuşta yeni katmanlar açan