GÜLÜNÇ BİR ADAMIN DÜŞÜ
(Novella)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ
Şüphe 1821–1881 yılları arasında yaşamış, Rus ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin olgunluk döneminde kaleme aldığı Gülünç Bir Adamın Düşü, yazarın insanın ahlaki doğası, özgür iradesi ve sorumluluğu üzerine yoğunlaştığı, fantastik ve felsefi yönü ağır basan bir öyküdür.
KONU ve OLAY ÖRGÜSÜ
Ruhsal bir bunalım içinde olan öykü kahramanı, yaşamla bağını koparmış ve intiharın eşiğine gelmiştir. Her şeyin anlamsız olduğuna inanır. Bu ruh hâliyle uykuya dalar ve bir rüya görür.
Rüyasında, insan ile doğa arasındaki ilişkinin kusursuz olduğu bir dünyaya gider. Bu dünyada:
• insanlar,
• hayvanlar,
• bitkiler
birbirleriyle uyum içindedir. Kimse kimseye zarar vermez; yalan, kıskançlık, mülkiyet ve sömürü yoktur. Başlangıçta her şey temiz, günahsız ve ahenklidir.
Ancak anlatıcının bu dünyaya gelişiyle birlikte düzen bozulmaya başlar. Zamanla:
• kin,
• kıskançlık,
• paylaşamama,
• sömürü,
• şiddet ve kan davaları
ortaya çıkar. İnsanlar masumiyetlerini yitirir.
Bu bozulmayı fark eden insanlar, düzeni yeniden kurmak için ideal sistemler tasarlamaya başlarlar. Başlangıçtaki saf ve uyumlu dönemi “mükemmel zaman” olarak kabul eder, onu bir cennet imgesine dönüştürürler ve yeniden oraya ulaşmayı hedeflerler. Ancak kurulan sistemler, ahlaki özü kaybettikleri için başarısız olur.
Bu noktada adam uyanır.
ÇÖZÜMLEMEM
Uyanışla birlikte anlatıcı, çok önemli bir gerçeği kavrar: İyilik de kötülük de kaderin değil, insanın kendi seçimlerinin ürünüdür.