İbrahim...
İbrahim… İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin, Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesinde, Rüzgâr dokunuyorsa tenin hangi pembedir, Avuçlarında akan pembe kuşkular gördüm, Hünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmiş sürgün bir ah ve çile, İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin, Mevlana’dır gözbebeklerinde ay döner gün boyu dalgın… 21/06/2026 …🖋️biR’ münZ’evî üstâd biR’ münZ’evî üstâd… Nurullah Genç Nurullah Genç (pembe ve duru)
Şiir
İbrahim...
İbrahim… İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin, Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesinde, Rüzgâr dokunuyorsa tenin hangi pembedir, Avuçlarında akan pembe kuşkular gördüm, Hünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmiş sürgün bir ah ve çile, İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin, Mevlana’dır gözbebeklerinde ay döner gün boyu dalgın… 21/06/2026 …🖋️biR’ münZ’evî üstâd biR’ münZ’evî üstâd… Nurullah Genç Nurullah Genç (pembe ve duru)
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Genç Bir Doktorun Anıları
Kitapta Genç Bir Doktorun Anıları hoşuma giden bir kısımdan bahsedeceğim. Doktorumuz mesleğinin ilk zamanlarında ne zaman önemli bir iş üstünde olsa bunun üstünden gelemeyeceğini düşünmekte ve derin bir utanç duymaktadır. İçindeki çatışmalarına rağmen dışarıdan soğukkanlı görünür. Bu durumun psikolojide bir adı var: İmposter Sendromu veya tam Türkçe karşılığı ile Sahtekarlık sendromu. Bu dışarıdan son derecede soğukkanlı ve yeterli görünmene rağmen "Aslında ben yetersizim. Bunu anlayacaklar,rezil olacağım" gibi düşüncelerle boğuşmaktır. Derin bir endişe ve utanç halidir bu. Bunu yaşayanlarınız vardır mutlaka. Belki sınıfın başarılısısınız,sınava sakince giriyorsunuz ama içten sınavı batıracağınızı ve gerçeğin açığa çıkacağıyla ilgili kaygılanıyorsunuz.Ya da resim çiziyorsunuz ve her çizgiyi şüpheyle atıyor kendinizden emin olamıyor,buna rağmen yine de profesyonel gözükmeye çalışıyorsunuz. Böyle onlarca örnek verilebilir. Şunu bilin ki aptal insanlar kendini sorgulamaz. Sorumluluk bilinci olan işini önemseyen insanlar kendiyle ilgili kuşkular duyar. Buda kaygıyla birleşince bu kaygı ve utancı maskeleme ihtiyacı duyulur. Yakalanmaktan korkarlar.Yani sanki sorunlusunuz da bunu rol yaparak örtbas etmeşe çalışıyorsunuz. Bu bir savunma mekanizması. Unutmayın ki sandığınızın aksine fazlasıyla yeterlisiniz. Ve çok değerli bir insansınız. Endişeleriniz hep olacak ama elinizden gelenin en iyisini yaptığınız sürece zamanla bunun bir rol değil sizin gerçek beceriniz olduğunu anlayacaksınız. Kendinize çok iyi bakın ^^
Psikoloji
uzanmışım sırtüstü vefasına çimlerin demir atmış bakışım kimsesiz bir buluta, zaman bir cani gibi tüyüyor sanki tin tin mekâna veda edip bu derin durgunlukta. rüzgârgülü mıhlanmış geçmişin kör ininde, kabuk bağlamak üzre yaraları mazinin. bir çocuk gülüşü var göğün maviliğinde ağrısı buharlaşmış sanki huysuz dizimin. ışınların nefesinde, sessizliğin sesinde esintisi tozuyor huzurun ılık ılık. yorgun ruhum esniyor miladın öncesinde bir müze köşesinde vicdan gibi satılık. durgunlaşmış enginler, durgunlaşmış tüm doğa, sanki yeni bir şeye işaret bu durgunluk. kuşkular umut olup sarılmış bir yumağa bir güven sahilinde güneşliyor yorgunluk. ben de zincirlerini kırıp zor anıların ilk defa uzanmışım huzurun kuytusunda ve ilk defa ardından bunca kirli yılların durulmuş duygularım duruluğun suyunda.
Farkında mısın?
Yoksa gözlerin midir gökyüzünde yıldızlar Kalbinde gizlediğin masallarda her mevsim Gül kokan karanfiller, lâle renkli yaldızlar Yağmura başkaldıran gözyaşı, aşk ırmağı Ya senin yollarında biriktirir kışlar Ya da benim yurdumda sonbahardır genç kızlar Kuşkular bizi bekler yolların ayrımında Bulsak da bahçemizde unutulan kuşları Aldılar bulutları yorgun düşlerimizden Farkında mısın, hayat gidiyor elimizden... Nurullah Genç Rüveyda
Şiir
Bugün 13 Mayıs 2026 Dahvu'l-Arz günüdür. DAHVU'L-ARZ NEDİR? Dahvu’l-Arz (Arapça: دحو الأرض), bazı rivayetlere göre yeryüzünün (yerkürenin) yayılıp döşendiği gündür. Zilkade Ayının 25. Günü olan Dahvu’l-Arz günü, dini açıdan faziletli ve önemli günlerden sayılmaktadır. Bugünde dua, zikir ve oruç gibi bazı ibadetlerin yapılmasına vurgu yapılarak tekit edilmiştir. Etimoloji Dahvu’l-Arz, Kur’an ve hadis bilimi terimlerindendir. “Dahv” kelimesi, sermek, yaymak, ve bir şeyi kökünden kazımak ve sökmek anlamına gelir. “Dahvu’l-Arz” bileşimi ise yeryüzünün (yerkürenin) yayılıp döşenmesi anlamındadır. Dahvu’l-Arz’dan maksat, yayılıp döşenmiş kuru zeminin sudan dışarı çıkmasıdır. Bazı rivayetlere ve eski İslami kaynaklara göre, yeryüzü ve zemin ilk önce sularla kaplıydı, sonra (sulardan) kurumuş zemin sudan dışarı çıkmıştır. Sulardan arınmış ve kurumuş yeryüzünün ortaya çıktığı güne (veya başladığı gün) Dahvu’l-Arz günü denmektedir. Nakledilen bazı tarihi rivayetlere göre, yeryüzünde kendini ilk gösteren ve dışarı çıkan yer Mekke ve Kâbe’dir. Dahvu’l-Arz gününün gerçek anlamı ve bu rivayetlerin senetlerinin sıhhati hakkında bazı anlaşmazlıklar ve kuşkular bulunmaktadır. Dahvu’l-Arz’ın Tarihi ve Olaylar Tıpkı rivayetlere ve fıkıh kitaplarına göre Dahvu’l-Arz günü, Zilkade ayının yirmi beşinci günüdür ve o gün oruç tutmak müstahaptır. Bazı eski kaynaklara göre, Dahvu’l-Arz günü İran aylarından Mehr’de (23 Eylül - 22 Ekim tarihleri arasında) gerçekleşmiştir. Rivayetlerde bugünde bazı büyük peygamberler hakkında bazı tarihi olaylar nakledilmiştir. Örneğin ilk semavi rahmetin Hz. Âdem (a.s)için nazil olması, Hz. Nuh’un (a.s) gemisinin Cudi dağına oturması, Hz. İbrahim ve Hz. İsa’nın (a.s) Zilkade ayının yirmi beşinci gecesi dünyaya gelmesi gibi. Kur’an’da Dahvu’l-Arz Kur’an-ı